Köklendirme hormonu

Köklendirilecek bitkiler için kullanılan hormonlar, tozlar her zaman gerekli değildir. Köklenmesi çok zor bitkiler için tavsiye edilirler. Fakat doğru kullanabilmek zor. Üstelik her hormon her bitkiye aynı faydayı sağlamaz.

rss

Köklendirme hormonu nedir?

Oksinler (auxins) denen bitki hormonları organ şekillenmelerinde, yapılanmalarında rol oynar. Bunları içeren maddelere köklendirme hormonu denir. Farklı farklı oksin türleri var, bunlardan oluşan özel karışım maddeler köklendirme hormonu olarak satılır ve kullanılır. En sık kullanılanı IBA’dır:

Indole-3-butyric acid (1H-Indole-3-butanoic acid)

Kimyasal formülü: C12H13NO2 olup oksin hormonlarından biridir. Direkt kullanılamaz. Suda erimediği için önce alkolde çözülür. Sonra saf su ile ya da başka maddelerle karıştırılarak kullanıma hazır hale getirilir.

IBA’dan yapılan köklendirme hormonu sıvı, jel ve toz hallerde farklı kullanım amaçlarına göre satılır.

Köklendirme hormonlarının kullanım şekilleri

1- En sık kullanım kesik yerin hormona bulanmasıdır.
2- Köklendirme toprağına karıştırılır.
3- Hormonlar bazen yapraklara hafifçe püskürtülerek uygulanır. Belki daha iyi etki sağlar.

Yanlış anlamalar

Dış kaynaklı bilgilerde her köklendirme işi için köklendirme hormonu tavsiye edilir. Oysa amaçları sadece köklendirme hormonu satışlarını arttırmaktır. Ama herkes sanıyor ki köklendirme hormonu kesin şart. İşte böyle bir yanıltmaca, yanılma olayı zincirleme olarak dünyada yayıldı gitti.

Hangi şartlarda, kimlere lazım?

Seri üretim yapan büyük firmalar toptan almak yerine kendi üretecekleri bitkilere uygun çeşitte köklendirme hormonlarını özel sipariş verip yaptırırlar. Seri üretimde önemli. Amaç ticaret olunca yüzde yüz verim hedefleniyor. Zaten günümüzde seri üretim metotları da git gide değişiyor. Şimdi birçok tür doku kültürü ile çoğaltılır. Doku kültüründe hormonların kullanılması kesin gerekli.

Bonsai üreticileri için köklendirme hormonu büyük önem taşır. Zira genelde ağaçların üzerinde havai daldırma yapmaları gerekiyor. Ama görsel açıdan en elverişli kısımların köklenmeleri çok zor. O ağaç türüne uyabilecek iyi bir köklendirme hormonu bulamazlarsa havai daldırmada başarılı olamazlar. Uygun olmayan dallardan çelikle çoğaltarak veya tohumdan yetiştirerek çok uzun vadeli çalışmak zorunda kalırlar.

Dolayısıyla köklendirme hormonu çiçek yetiştirme ve bahçecilik meraklılarına kesinlikle gerekmiyor. Boş yere masraf etmeyin. Köklenebilmesi mümkün dallar köklenir. Yeter ki zamanı ve şartları iyi tespit edin gerekenleri yapın. Köklenmesi mümkün olmayan dalları ise zaten hiçbir hormon köklendiremez.

Dünyada sık kullanılan ev yapımı köklendirme hormonu

Salkım söğüt ağacının sarı uçlu dip sürgünleri (piçleri) ya da dallarının dış kabukları küçük parçalara bölünür, 24 saat suda bekletilir. Köklendirme hormonu olarak kullanılır.

Çocukluğumdan hatırladığıma göre ağaçtan kopmuş bir söğüt dalı çöplükte köklenip büyümeye başlamıştı. Annem de söğüt dallarının çabucak köklendiğini söylerdi. Hatta ilkbaharda bahçeye diktiği birkaç kalın söğüt dalı gerçekten tutmuştu.

Salkım söğütün köklendirme hormonu olarak kullanılmasında temel özellik dallarının çok kolay köklenebilme özelliğine sahip olmasıdır. Dolayısıyla demek oluyor ki dallarının kabuklarında köklenmeyi sağlayacak hormon bol bol var.

Derhal köklenen süs bitkilerinde de aynı özellik mevcut olabilir.

Yani onlarda da köklenmeye yarayan hormon bol bulunuyor olabilir. Koparılan dallarını toprağa batırınca birkaç günde köklendiklerini iyi bildiğim birkaç tür: Klasik ve bodur sardunya, Japon şemsiyesi (ters olarak yaprağı gömülünce birkaç günde köklenir filizlenir), telgraf türleri, kolyos çiçeği (yaprak güzeli)…

İp rizomlarda da benzer hormon yoğun olsa gerek. Çilek ve aşk merdiveni gibi bazı bitkiler ipe benzer uzantılar çıkarır. Bu uzantılar toprak üzerinde ilerlerken peşinden birçok fidecik oluşturur, fideciklerin “ip rizomdan koparılmadıkları takdirde” çok kuvvetli ve hızlı köklenme özelliği var.

Kurdele çiçeğinin uzun çiçek sapları gerçi ip rizom değil ama o saplarda da fidecikler oluşur ve üstelik oluşan fidecikler sanki doku kültürü laboratuvarlarında hormonlu sıvılarda üretilmiş fideler gibi birkaçı bir arada gür bir şekilde gelişir, bir yandan da toprağa değmeseler bile kök oluştururlar.

Köklenmede ve filizlenmede olağanüstü gayretli iki tür daha: Clerodendrum bungei bitkisinin çelikleri derhal köklenir. Topraktaki köklerini bile koparıp başka yere dikseniz filizlenip yeni bitkiler oluşur. Jasminum nudiflorum türünün dik duramayan dalları toprağa hafif temas etse derhal köklenir.

Bunlar ve benzeri kolay köklenen türler salkım söğüt tarifindeki gibi denenebilir.

Bal köklendirmede fayda sağlar mı?

Hiçbir hormon içermeyen balın köklenmede hiçbir katkısı olamaz. Faydası kesik yerlerin enfeksiyon kapmaması yönünde oluyor. Ama belki taşıdığı enzimler ya da kesik yerdeki enzimlerle baldaki enzimler karşılıklı etkiyle sağlıklı kalmayı arttırıyordur. Köklenebilecek özellikteki bitkilerdeki faydası ancak bu kadardır.

Şu da düşünülebilir: Çelikten köklenmesi mümkün olan bitkiler toprağa dikildiklerinde toprağa hormon salgılıyor. Bal belki bu durumda hormonların birikip yoğunlaşmasını, bozulmamasını sağlıyor olabilir.

Bal ayrıca aşılamalarda kenarlara sürülür. Böylece aşının tutması kolaylaşır. Aşıda balı kenarlara değil de kesik yüzeylere sürüp parçaları yapıştıranlar var. Büyük faydasını görmüşler. Bu da benim enzim etkisi fikrimi destekliyor.

Tarih: 02 12 2010
Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.

(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)

Aşağıdaki işlemde eksik rakamı yazın. *