Depolayıcı kökler

Aslında her türlü kök depolayıcı özelliklidir. Burada sadece fazlasıyla besin, enerji ve su depolayan kökler konusuna değiniyorum. Başlıca üç tip depolayıcı kök var: Soğan, korm, yumru ve rizom. Bir de kodeks var ki kök olmayıp bitkinin gövdesinin bir kısmı veya tamamı olduğu halde onu da bu sayfada ele aldım.

Bunlar bitkilerin çoğunlukla toprak altında gelişen hayat sigortası gibi organlarıdır. Bazı bitkilerde organ değil bitkinin ta kendisidir çünkü yılın ortalama olarak yarısını yapraksız ve köksüz sadece bu halde geçirirler. Hatta bu tip bitkilerden bazıları yılın pek az bir dönemini yapraklı ve köklü olarak geçirir. Çoğu zaman soğan veya yumru halde yaşamlarını uykuda sürdürürler. Yapraklar / dallar sıcaktan, susuzluktan, soğuktan veya hayvanların yemesiyle yok olsa bile zamanla bitki tekrar yapraklanır hayatına devam eder. Hepsi uzun ömürlü değildir.

Depo kökAyrıntılara girmeden sadece aralarındaki fizyolojik farklılıklara değinmek istiyorum. Aslına bakarsanız aralarında çok fazla fark yoktur. En farklısı soğandır.

Soğan

Özellikleri içlerinin kat kat katmanlardan oluşmasıdır. Lale, bildiğimiz yemeklik soğan ve amarillis bitkilerinin soğanları bu yapıdadır. Her bir katman yaprak dibidir aslında. Yani bitki soğanının merkezinden yeni yapraklar çıkarırken, yapraklar büyüdükçe soğandaki dip kısımları dışa doğru genişleyerek büyür ve merkezdeki yeni gelişimlerin hem koruyucusu hem besleyicisi olarak iş görürler. Bu katmanlar besin, enerji ve su depolarlar. Zamanla en eski yapraklar kuruduğunda diğerleri sırasıyla en dış “soğan kabuğu” nöbetini devr alarak kururlar.

Korm

Bitkilerden korm soğan benzeri ve yumru benzeri şekillerde olabiliyor. Soğanlara çok benzeyen kormların (örnek: glayöl ve çiğdem) soğanlar gibi dış kabukları olsa da bunların iç yapısı kat kat değildir. Korm çok sert, etlice bir besin-enerji deposudur. Yumru benzeri kormlara örnek: Filkulağı bitkisinde korm hem kalın kazık kök gibi hem kalın bir ana gövde gibidir. Her yerinden hem filizlenebilme hem köklenebilme özelliği taşır.

Yumru

Bu tür kökler farklı farklı yapılardadır. Aşağıda en sık gördüğümüz yumru tiplerini açıklamaya çalıştım.

Mutlak yumru

Mutlak yumru dememin sebebi bu türlerde yumrunun varlığı bitkiye değil, bitkinin varlığı yumruya bağlıdır. Bu tip yumru bitkinin kendisidir aslında. Çünkü bitkinin varlığı yumruya bağlıdır (siklamen bitkisinde olduğu gibi). Bu tip yumrular işlevsel açıdan kormlardan farksızdır. Olumsuz şartlarda yapraklar ve kökler kurusa bile yumru aylarca yaşar ve elverişli şartlara kavuştuğunda tekrar köklenir ve yapraklanır.

Yumrulaşabilen kazık kök

Kökün fazlaca besin, enerji ve su depolayıcı özellik kazanmış olması halidir. Turplarda ve havuçlarda olduğu gibi. Bu bitkiler iki yıllık olup ilk yıl kazık kökleri yumru gibi gayet dolgunca gelişir. İlk yılda yapraklar tek tek doğrudan kökten gelişir yani dallanma olmaz. İkinci yıl bütün gücünü dallanıp budaklanmaya, çiçek ve tohum üretmeye harcar ver ölürler.

Kök uçlarında depo yumru

Bitki normal köklü olduğu halde köklerinin bazılarının uçlarında yumrular oluşturur. Patates ve kurdele çiçeği böyledir. Fakat yumrularının amaçları farklıdır. Patates bitkisi ya susuzluk ya da soğuk yüzünden kolayca ölebilecek hassas yapıdadır. Kendisini yedeklemek, kendi kopyalarını oluşturmak için yumru üretir. Yumrular bitkinin yapraklı ve sağlıklı olduğu sürece büyümeye devam eder. Olumsuz hava şartlarında bitki ölünce yumrular toprak altında uykuda olarak hayata devam eder. Sonraki elverişli mevsim geldiğinde uyanırlar: Köklenerek ve filizlenerek toprak dışına dallar uzatırlar. Kurdele çiçeği yumrusu ise sadece kurak dönemler için su ve besin deposudur. Tek başına filizlenici ve köklenici özelliğe sahip değildir.

Rizom

Toprak altında ya da toprağın hemen üzerinde, genelde kök sala sala ilerleyen (süsen), bazı bitkilerde ise (zencefil) pek ilerlemeyip sayıca çoğalan yumru benzeri yapılardır. Rizomlar genellikle soğan ve kormlar gibi kurak dönemlerde bitkinin hayatta kalabilmesi içindir. Kurak ya da yeterli sıcak olmayan zamanlarda bitkinin dalları, yaprakları kuruyup yok olsa bile rizomlar hayatta kalmaya devam eder. Elverişli mevsim geldiğinde yeniden filizlenip yapraklanırlar. Bitkinin tekrar ortaya çıkıp gelişim göstermesini sağlarlar.

Rizomsu ana gövde

Phalaenopsis orkidelerinde ve barış çiçeğinde olduğu gibidir. Gövde gelişirken yapraklar arası mesafe o kadar kısa kalır ki bu bitkilerin gövdesinin olmadığı sanılır. Bu bitkiler elverişsiz şartlarda yapraklarını ve köklerini tamamıyla kaybetseler bile ana gövdeleri aynen rizom gibi iş görür.

Gövdeleri çok uzun olabilen bazı bitkilerde de ana gövde rizom özelliklidir: Buna iki örnek yucca ve devetabanıdır. Olumsuz şartlarda yapraklar ve kökler ölse de ana gövdeleri aylarca canlı kalabiliyor. Bunların gövdelerini 10 – 15 cm parçalara ayırıp diktiğinizde, her bir parça sanki adeta bir yumru dikmişsiniz gibi kolayca köklenir, filizlenir, yeni bireyler haline gelirler.

Kodeks

Nadir bitki türlerinde görülür. Ana gövdenin alt yarısı ya da köklere yakın kısmı son derece şişkin olur. Bu yapıya kodeks denir. Örnek: Çöl gülü Adenium. Kodeksler uzun süren kurak dönemde kullanmak üzere su ve besin depolama amaçlıdır.

Fakat kodeks ilginç görünümlü bazı bitkiler için kullanılan özel bir terim olduğu halde aynı işlevsel özellik çöl kaktüslerinde de vardır. Hatta kaktüslerin tamamen kodeksten ibaret olduklarını söyleyebiliriz.

Yazar: Erdal Yüksel

Kategori: Botani

Etiketler:


'Depolayıcı kökler' hakkında sorular, açıklamalar

  1. Murat, Bakü dedi ki:

    Ben bugün bir adet Haemanthus Albiflos bitkisi soğanını ayırırken yanlışlıkla kök kısmı koptu. Soğanı kendim için alıyordum. Şimdi hiç umut yok mu? Bu bitki yapraktan bile üretilebiliyor. Ne yapmam en doğrusu olur? Şimdi baktığımda dip kısım bir az kurumaya başlamış ve galiba dip kısımdakı gövdeden bir parça soğanın iç kısmında kalmış.
    ***
    Gerçek soğan (kat kat) yapısındaki her bitkide, tek bir katman bile, eğer dip kök kaidesi ile birlikte alınmışsa, hatta katmanlar yok edilip sadece kök kaidesi parçalara ayrılmış olsa bile, o her bir parça filizlenir. Aldığınız bitkide “dip kısımdaki gövde” dediğiniz şey köklerin geliştiği kök kaidesi kısmı ise şansınız büyük. Köklerin tamamı gitse bile önemli değil. Kök kaidesi dediğim dip kısım önemlidir.


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)