Salon bitkilerine bitki doktoru ve hastanesi

Herkesin kendi evinde kendi bitkisine bitki doktoru gibi yardımcı olması gerektiğini düşünerek evde çiçek yetiştirme meraklılarına faydası olacak bilgiler hazırladım.

Salon bitkilerine bitki doktoru ve hastanesi hakkında bilgiler

Bitki hastanesi

Böyle yerler var. Duymuşsunuzdur. Ama hiç de basit bir iş değil. Ciddi eğitim, derin bilgi ve tecrübe ister. Bitkilerin tür tür gelişim özeliklerinden, kök vesaire özelliklerinden tutun da bitkilerdeki çeşit çeşit virüs hastalıklarına kadar yeterli bilgi şart. Virüse bağlı hastalıklara karşı hangi ilaçların nasıl kullanılacağını iyi bilmek gerekiyor. Zor iş. Diğer bitlenme, mantar hastalıkları, kök çürümesi meselelerine karşı çözümlerle uğraşmak bütün bunların yanında çocuk oyuncağı basit işler sayılır. Anlayacağınız, bitki hastanesi kurmak, bu bağlamda bitki doktoru olmak ve hastaneyi işletmek hiç basit bir iş değildir. Bu işi gerektiği gibi yapanlar varsa benden kat kat fazla bilgili insanlar oldukları kesindir.

Tedavi ücretlerine gelince, herhalde 100 liralık bir saksı bitkiniz hastalandığında tedaviye götürseniz muhtemelen ederi kadar veya iki misli veya çok daha fazla ücret ödemek zorunda kalırsınız. O ücreti hak ediyorlar mı? Elbette evet. Peki sizin o bitkinin yenisini almaya bile gücünüz yokken öyle büyük masrafa girmeye gücünüz var mı? İşte problem burada. O halde, çok zengin değilseniz, bitkilerinizin bakımlarında benim verdiğim bilgileri esas alın ki bitkilerinizin sağlığı bozulmasın.

Kendi bitkinize kendiniz bitki doktoru olun. Her tür için ayrı ayrı bilgi veriyorum. Benim verdiğim bilgiler basmakalıp kopya bilgiler değil. Kendi tecrübelerimin yanısıra dünyanın her yerindeki meraklıların yazdığı tecrübeleri de okurum. Meraklı tecrübeleri bazen uzman bilgilerinden bile daha işe yarar bilgilerdir. Nasreddin hoca damdan düşmüş. Doktor çağıralım demişler. Nasreddin hoca “Doktor değil damdan düşen birini çağırın” demiş. Kısaca, dertlerin çaresini bazen hekimden değil çekenden sormak gerekir.

Çiçeklerinize kendiniz bitki doktoru olun

Anneler bebeklerinin hiçbir şeyini asla ihmal etmezler, bir dakika bile geciktirmezler. Bitkiler de aynen o şekilde ciddi dikkatli bakım istiyor. Salonunuza yeni bitki mi alacaksınız? Önce bir araştırın. Her beğendiğiniz bitkiyi ilk görüşte almayın.

1- Çok zengin değilseniz, yani eviniz kış boyunca 7/24 gece-gündüz kesintisiz sürekli 20C derece üstünde sıcak olmuyorsa evinize serin ve soğuk aylarda asla yeni bitki almayın. En iyi, en uygun zaman ilkbahar sonudur. Yani mesela İstanbul için haziran ortasıdır. İzmir’de haziran başı, Bodrum’da mayıs ortası, Ankara’da haziran sonu. Böylece bitki kof ve hızlı geliştiği sera ortamından sonra normal ev ortamına kolayca adapte olacaktır. Tabii elbette pencereleri elinizden geldiğince uzun süreli açık tutarak bitkilere ılık hava akımlarını sürekli sağlarsanız.

2- İlkbahar sonu gibi en uygun zamanda yeni aldığınız salon bitkinizi 1 hafta veya 10 gün sulamadan dinlendirdikten sonra toprağını değiştirin. Ama mutlaka o türe uygun olarak benim tarif ettiğim şekilde toprak karışımı yapmalısınız. Aksi takdirde toprağını hiç değiştirmemeniz daha iyi olur.

3- Bu konuda ayrıntılı bilgi: Saksıda çiçek satın alırken nelere dikkat etmeli?

Temizliği hiç ihmal etmeyin

Yaprakları daima ıslak bezle silerek tertemiz tutun. Bilinçsizce yapılan “yapraklara su fısfıslayın” tavsiyelerine inanmayın. Kesinlikle zararı oluyor. Ayrıntılı bilgi: ⇒ Yapraklara su fısfıslamak

Temizlik sayesinde yaprak bitleri barınamaz. Hastalıklar oluşmaz. Silemeyeceğiniz özellikteki bitkileri ise duş altında yıkayın. Sonra silkeleyerek veya kağıt havlu yardımıyla üstlerinde, yaprak/dal aralarında su damlaları kalmamasını sağlayın. Çünkü esintisiz mekanlarda o damlacıklar hastalık yapar.

Sulama hataları

Sulamaları bitki türüne uygun yapın. “Az miktar su ile sulama” hatasına düşmeyin. Yoksa toprak zamanla zehir hale geliyor. Ayrıntılı bilgi: Yaygın ve öldürücü sulama hatası

Kışın gelişim göstermeyen bitkileri kış boyunca toprağı kupkuru hale gelinceye kadar sulamamalısınız. Bırakın her şeyiyle dinlensin. Toprağı da dinlensin.

Soğuk odalardaki bitkileri sulamak genellikle o bitkileri çürütüp öldürür. Bu konuda en hassas tür paşa kılıcıdır. En iyisi kış boyunca hiç sulamayın. Diğer türleri (soğuk odada duruyorlarsa) toprağı kupkuru hale geldiği zaman, saksının en kenarlarından eşeleyerek sadece en kenarlardan sulayın. Orkideleri asla sulamayın. Soğukta, ıslakta hemen anında çürümeye başlarlar.

Topraklama hataları

Çok kişi bu konuda bilgisiz ve bilinçsiz. Her bitki her toprakta olmaz. Çiçekçilere danışmayın. En güvenilir marka toprakları bile direkt kullanmayın. Mutlaka ponza taşı ile karıştırın. Tam 11 yıldır bunu ısrarla tavsiye ediyorum. Nihayet sitemin popülerliği sayesinde artık ponza taşı satışları en azından internet ortamında bir hayli yaygınlaştı. Ama salon bitkilerine uygun nitelikte torflu ponzalı toprak karışımı satışları hala görmedim, duymadım. Bu çok önemlidir ve salon bitkileri için hayati önem taşıyor. Ayrıntılı bilgi: Salon bitkilerine sağlıklı torf toprak

Bitki besinine gerek görmeme hatası

Bitki besini kullanmayı çoğunuz gerekli görmüyor ve yapmıyorsunuz. Kullananlar ise “fark edilir bir faydasını görmedim” diyor. Elbette görmeyeceksiniz. Çünkü bitki besini bitkileri coşturmak için değil, sağlıklı gelişim göstermeleri için çok önemlidir. Süper gelişim göstermeleri için değildir. Mucizeler yaratan bir şey değildir. Bitkilerin hızlı ve coşkun gelişimi hava akımlarının niteliğine ve ısı-ışık uygunluğuna göre olur. Bitki besini vermezseniz zamanla güçten düşmeler, bozukluklar, ani çöküş ve ölümler kaçınılmazdır. Bazı türler çok dayanıklıdır. Hatta mesela mum çiçeği gibi bazı türler havadaki tozlardan bile ihtiyacı olan elementleri almada çok beceriklidir. Bunlar gibi bir iki tesadüf karşısında “bitki besini olmasa da olur” diye düşünmemelisiniz. Mutlaka gereklidir.

Olur olmaz zamanlarda toprak değiştirmeyin

Her şeyin uygun bir zamanı var. Bitkilerin bakımlarında da öyle. Yanlış zamanda doğru iş bile yapsanız fayda değil zarar getirir. Ayrıca saksı değiştirmek ve toprak değiştirmek aynı şey değildir. Ayrıntılı bilgi: ⇒ Saksı ve toprak değiştirme zamanı, usulü

Konumlandırma hataları

Salonlarda konumlandırma hatası çok yaygın. Yine basmakalıp yanlış tavsiyeler sonucu bitkileri evlerin en havasız ve en ışıksız kuytu köşelerine koyuyorsunuz. Tam tersi, hava akımları olan ve çok şiddetli gün ışığı alan pencere yanları uygundur. En sık karşılaştığım konumlandırma hatası şu: Pencere ile duvar köşesinde, kalın perdelerin kenara çekildiği köşe yerlerde bitkilerin perde arkasında ışıktan mahrum edilmesi.. Bazı insanlar ise bitkileri bitkilerin ihtiyacı olduğu yerde değil, kendi yakıştırdığı yerde tutmak istiyor. Sonra bana soruyorlar “bitkim aylardır hiç gelişmedi, şöyle oldu böyle oldu” diye.

Fazla sayıda bitki edinmeyin

7/24 sürekli mükemmel kontrol ve bakım altında tutabileceğiniz sayıda, zamanınızın ve gücünüzün hepsine eksiksiz mükemmel bakım yapmaya yeteceği kadar sayıda bitkiniz olsun. Her bitkiye heveslenmeyin. Gördüğüm, bildiğim kadarıyla çiçekseverlerin evde tuttuğu bitki sayısı 50 ile 85 arasında değişiyor. Bu çok fazla. Sayı 25’li geçmemeli. Olmazsa birkaçını aynı saksıya dikerek saksı sayısını azaltın. Kendinizi frenleyin. Bir bitki doktoru hassaslığınız olsun.

Havalandırma hataları

Salon bitkileri salonlar içindir. Yazın dışarıda tutmak bazı bitkiler için iyi olabilir ama benim tavsiyem hiçbir zaman dışarı çıkarmama yönünde. Çünkü ya ilkbaharda erken çıkarmakla bitkiler ölüyor ya da yaz sonunda içeri almak yerine havaların iyice soğumasını beklemek yüzünden, serine adapte olmaya çalışan bitki aniden sıcak ve havasız odaya alınınca ölümcül şoka uğrayıp mahvoluyor. Onun için sürekli evde tutmak daha iyidir. Ayrıntılı bilgi: Çiçeklerinizi yazın dışarıda tutmanın şartları

“5 dakika bile dışarıda tutmayın”

Serin ve soğuk aylarda, sıcak eve alışık bir bitkiyi “sadece 5 dakikalığına” dışarıda havalanmaya kim bıraksa sonra hızla bozulup öldüğünü görüyor. Bu şekilde birçok kişi bana danıştı. “Halbuki 5 dakikalığına dışarıda tuttum ve hava soğuk değildi” diyorlar. Demek ki o 5 dakika toprağın yeterince üşümesine yetmiş. Bu durumda toprak farklı kimyasal reaksiyon gösterip kökleri yakıyor, çürütüyor. Ve bitki ölüyor.

Serin ve soğuk aylarda yer değiştirmeyin

Evet, aynı oda içinde bile olsa bitkilerin yerlerini değiştirmeyin. Yer değişikliği ancak sıcak yaz aylarında zarar vermez. Ama mesela yazın bir bitkiyi sıcak bir odadan alıp çok serin bir bodrum katına veya klima ile soğutulan bir odaya götürürseniz yine yukarıda yazdığım gibi toprak kökleri çürütmeye başlayacaktır. Gerçi böyle şeyler her zaman olmaz. Yani toprağın özelliğine göre değişiyor. Tedbir açısından ben ciddi uyarılarla yazmak zorundayım.

– Yer değiştirmek zorunda iseniz

Yine serin ve soğuk zamanlarda, mekanlarda mutlaka bitkinin toprağı kurumuş olmalıdır. Bu şartla yer değiştirmede sorun olmaz. Yeni yerinde de yine bir 10 gün kadar kuru toprakta beklemelidir.

Sözü uzatmaya gerek yok. Eğer yukarıda verdiğim tavsiyeleri hakkıyla yerine getiriyorsanız siz de bir bitki doktoru sayılırsınız. Yani tam anlamıyla bilinçli bir çiçekseversinizdir. Değilseniz bu tavsiyeleri rehber edinin.

İlgili diğer sayfalar

1- Toprakta kök zehirlenmesi
2- Orkide hastalıkları
3- Yazın sıcakta sulama peşinden ölen bitkiler
4- Bitkileri temiz tutmak ve önemi
5- Sıvı bitki besini saksı bitkisini öldürmesi
6- Eve yeni alınan saksı bitkilerinin hemen bozulmaları

Yazar: Erdal Yüksel

Kategori: Parazitler-Hastalıklar

Etiketler:


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.

Lütfen sorunuzu konu ile ilgili sayfaya yazmaya gayret edin.

Sorunuzu/Yorumunuzu yazın:

Sorunuz cevabımla birlikte 1 veya birkaç saat içinde burada görünür olacaktır. Lütfen ara sıra kontrol edin.