Sis ormanı ve tropikal dağ ormanı kökenli süs bitkileri

Tropikal ve subtropikal iklim kuşağı içindeki sis ormanlarına ve dağ ormanlarına ait süs bitkilerinin doğru bakımla sağlıklı yetiştirilmesinde bu bilgilerin büyük yardımı olur.

Her iki tip ormanların küçük bitkileri benzer özelliklere sahiptir. Geceleri soğuma, ıslanma ve bitkilerin bünyelerinde sabaha kadar ısı azalması aslında bu türlerin temel ihtiyaçlarıdır. Çünkü yüzbinlerce yıl boyunca genetik özellikleri o şartlara göre yapılanmıştır.

Söz konusu süs bitkilerinin ortak özellikleri şunlar: Az ve kısa köklü olmaları, uzun köklü olsalar bile köklerinin tümünüm toprak kökü olmayıp ağaçlara tutunma kökleri olması, veya toprağa ulaşmak için güçlüce uzayıp durmaları, yoğun nemli havada daha iyi gelişmeleri, yoğun nemli havanın durağan değil hareketli olması gerekmesi.. Geceleri bünyelerinin soğuması gerekmesi, aksi takdirde gelişimlerinin durması. Hatta çok sıcak günlerde gece boyu sıcaklık devam ederse ve ortam esintisiz ise bunların aniden pişmiş gibi bir hale gelmesi (en çok afrika menekşelerinde görülür). Sitede bu özellikteki bitkiler ele alındıkça sis ormanı kategorisinde birikecekler.

1- Sis ormanı veya bulut ormanı (cloud forest)

Yılın çoğu zamanında, hemen her gün sisli puslu olurlar. Çoğu zaman bulutlarla kaplanmaları nedeniyle bu ormanlara bulut ormanı adı verilmiş (cloud forest). Sis ormanı demek daha doğru çünkü o ormanda iken kendinizi sisli ortamda hissedersiniz. Sis ormanları genellikle tropikal yağmur ormanları ile iç içedir. Yağmur ormanları olan dağlık bölgelerde deniz seviyesinden 500 metre sonrasında artık sis ormanı özellikleri görülür. Yükseklere çıkıldıkça yağışlar azalıp bitkilerin özellikleri değişir. Yağmur ormanları ve sis ormanları Kostarika’da çok bulunur. Alçak kesimler yağmur ormanı, yüksek kesimler sis ormanıdır. Bu doğal özellikler Kostarika için önemli bir turizm (eco-tourism) geliri kaynağı olup önemi her yıl artıyor.

Sis ormanı

Hava şartları

Sis ormanlarında aşırı sıcak hava pek görülmez. Yağmur yağmasa bile farklı nedenlerle her yer ikide birde sırılsıklam ıslanır. Birincisi bulutların ağaçlar arasında dolaşmaları sebebiyle, ikincisi geceleri aşağıdan yukarı yönelen nemli hava akımlarındaki su zerrelerinin serin dallarda ve yapraklarda yoğunlaşıp su damlaları oluşturmasıdır. Genelde gece boyunca olur ama bazen gündüz saatlerinde bile herhangi bir zamanda aniden soğuk rüzgarlar geldiğinde aynı şey olur. Yağmur yağıyor gibi ağaçlardan bol bol su damlamaya başlar. Bu yüzden sis ormanı eko turizminde turistlere orman gezisine çıkarken yağmurluk giyinmeleri tavsiye edilir.

Bitki örtüsü

Sis ormanının bir diğer adı yosunlu ormandır çünkü ağaç gövdeleri yosunlarla ve epifitik bitkilerle kaplıdır. Orman olduğundan dolayı ağaçlar çok ama ağaç çeşitliliği azdır. Sis ormanlarına uygun ağaç türleri az olup genelde küçük yapılı olurlar (yani dev ağaçlar pek bulunmaz). Her sis ormanı kendi yöresine özgü birkaç tür büyük bitkiye sahiptir. Büyük bitkiler az çeşitli, küçük bitkiler ise çok çeşitli. Her yer yosunlarla, mantarlarla, likenlerle, eğrelti otu vb çiçeksiz bitkilerle, yoğun neme adapte olmuş çiçek açan küçük yapılı çeşitli bitkilerle kaplıdır. Ağaç dallarında ve kayalıkların üstlerinde birçok epifitik bitki türleri görülür.

Sis ormanlarından alınmış süs bitkilerinden örnekler

Afrika menekşesi, guzmanya, eşmeya (açmaya).. Sis ormanlarında Afrika menekşelerini guzmanyalar gibi ağaç dalları üzerinde görmek mümkün. Daha çok kayalıklar üzerindeki çatlakların arasında ve taşların arasında birikmiş olan humuslu çürüntülerde yaşarlar. Guzmanya vb Bromeliad türleri ise ağaç dalları üzerinde bulunur. Nadiren kayalıklarda da görülür. Ayrıca pekçok begonya türleri kayalıklar üzerinde birikmiş çok az çürüntülere kök salmış olarak yaşar. Orkidelerden çeşitli epifitik türler ağaçlar ve kayalıklar üzerinde yaşarlar.

2- Yoğun nemli dağ ormanı

Sis ormanı kadar “çoğu zaman ıslak” olmasa bile ona yakın nemlilikte olur. Bir hayli benzer özelliklidir. Belki yükseltinin ya da coğrafi konumun etkisiyle buralarda bulutlar ormanla bütünleşecek kadar alçakta olamıyor ve sırf bu sebeple bunlara sis ormanı denmemiş olabilir. Ağaçlarda yosunlar pek bulunmaz. Bazıları daha çok yağmur ormanı özelliğinde olabiliyor. Bir kısmı subtropikal bölgelerde olup kışın yapraklarını döken ağaçlarla kaplıdır. Ama birçok özellikler aynı olduğu gibi sahip oldukları bitkilerin geçirdikleri evrimler de hemen hemen aynıdır.

Bu tür dağ ormanlarından alınmış süs bitkileri

Antoryum, Phalaenopsis orkidesi, reks begonyası, paşa çadırı, yumrulu begonya, yılbaşı kaktüsü, onbir ay çiçeği.. Sonra pekçok orkide türleri sayılabilir.

3- Bitkilerde dikkat edilecek hususlar

Her tropikal dağ ormanı farklı olup hepsi sis ormanı özelliği taşımaz. Söz konusu coğrafyaların bitkileri birçok açıdan benzer şekilde evrim geçirmiş olsalar bile her şarta aynı derecede dayanıklı olamazlar. Geceleri aşırı ıslanan sis ormanlarının bitkileri daha dayanıklıdır. Diğerleri yoğun hava nemi istedikleri halde esintisiz mekanlarda hava nemi yüzünden hastalıklanır. Hava kuru olsa hiç yaşayamaz. Reks begonyalarının böyle bir hassaslığı var.

Krasula tarzı metabolizma‘ya sahip olmalarının bir dezavantajı

Bu şu demektir: Geceleri serinlemeye ihtiyaçları var. Aksi takdirde bütün yaz boyunca gelişimleri durur. Evlerde yetiştirilen bu tip bitkilerden çoğu 10C derece serine çok rahat dayanır. Bazıları 15C serine rahat dayanır. Haklarında verilen bilgilerde 20C dereceden daha serinde bırakmayın tavsiyeleri yanlıştır. Tam tersi, 20C dereceden daha serin geceler yaşadıkları takdirde hem çok sağlıklı olurlar hem gelişimleri hızlı olur. Yaz boyunca gece ortamı esintili ederek üstlerine su fısfıslamak sis ormanı bitkilerine büyük fayda sağlar. Esinti yaşlığı götürdükçe bitkinin ısısı düşer: Böylece stomataları açılır ve gündüz biriktirdikleri oksijeni açığa salarak onun yerine havadan karbondioksit alıp depolarlar. Sonuçta fotosentez sekteye uğramadığı için gelişim hızlı ve kusursuz olur. Fakat bazı dağ ormanı bitkileri az bir durağan havada bile ıslaklık sebebiyle mantar hastalıklarına yakalanabilir. Dikkatli olmalısınız. Yaz sıcaklarında külleme hastalıkları, diğer mevsimlerde başka türlü hastalıklar..

En kötü dezavantaj şudur: Sıcak yaz aylarında gece boyunca sıcak ve havasız ortamlarda günlerce stomalar açılmaz. Bir de toprak ıslaksa birdenbire pişmiş gibi bir hale gelirler. Yani ölürler. Hem Afrika menekşelerinde hem birçok sukulent türlerde bu şaşırtıcı ölüm sıcak yaz aylarında sık görülen bir şeydir. Afrika menekşesi belki krasula metabolizmasına sahip olmasa bile geceleri serinleyememesi ve aşırı sıcak günlerde havasız yerlerde tutulması aynı şekilde ölüme götürür.

Yağışlı, az yağışlı, kurak, soğuk mevsimli özelliklere göre

Ev orkidelerinin bazıları yaz sıcaklarında fotosentez yapamayıp dinlenmeye geçerler. Sonbahar serinleri başlayınca çiçek açarlar. Bazıları da tam tersi doğası gereği sonbahardan kış başına kadar soğukta bir süre susuz kalıp dinlenmek isterler yoksa çiçek açmaları mümkün olmaz. Bunlar subtropikal iklim kuşağına aittirler ve mevsimsel gece-gündüz farklılıklarını dikkate alarak çiçek açamaya karar verirler. Yılbaşı kaktüsleri de bu özelliktedir. Antoryum ise mevsimleri dikkate almaz çünkü tam tropikal kuşağın dağ ormanı türlerindendir. Geceleri serinlik ya da esinti ister. Ev ortamlarında ısı ve güneş şartları yerinde olursa tüm yıl boyunca kesintisiz sürekli çiçek açar.

Yazar: Erdal Yüksel

Kategori: Botani

Etiketler:



Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)