Turkey, Türkiye, Hindi ve Hindistan

İngilizcedeki Turkey Osmanlıcadaki ve Arapçadaki Türkî kelimesine dayanır. Türklere ait veya Türkiye’ye ait demektir. Bizdeki hindi ise Hindî kelimesinden geliyor. Hindistan’a ait anlamındadır.

İngilizcede hem hindiye hem Türkiye’ye Turkey denmesi

Osmanlı tüccarlarını İngilizler “Türkî tüccarlar” diye adlandırırdı. Gine Tavuğu (Numida meleagris) 1541 yılında İngilizlerce Türkî tüccarlar (turkey merchants) diye tanımlanan Osmanlı tüccarları tarafından Madagaskar’dan İngiltere’ye götürülmüş. Gine tavuğuna bir süre isim veremeyip törkî demişler. Türklere ait veya Türk kuşu anlamında.

Bildiğimiz hindiye gelince: Kuzey Amerika’nın en büyük kuşu Meleagris gallopavo (hindi) önceleri Amerika yerlilerinden Aztek’ler tarafından evcilleştirilmiş. İspanyol keşifçiler 1523’te bu hayvanı görmüşler ve ispanya’ya götürüp tanıtmışlar. Avrupa’da yaygınlaştırılması ise Osmanlı idaresi altında bulunan Kuzey Afrika ve Anadolu – Rumeli yoluyla olmuş.

O zamanlar Hint darısı diye bilinen (Sorghum vulgare) bir tahıla da İngilizler Türk darısı ve Türk buğdayı gibi adlar verirmiş. Aslında Türklerden satın aldıkları her şeye öyle diyorlarmış. Gine tavuğuna turkey bird – türk kuşu, hint darısına turkey wheat yani Türk buğdayı demeleri bu yüzdenmiş. Türkiye’ye Turkey demeleri ise Türklere ait ülke anlamındadır.

Amerika’dan getirilen iri kuş hindiyi İngilizler ilkin bizden satın aldıkları için turkey diye isimlendirmişler ve 1555’ten beri öyle kalmış. Yani onu da Türkî tüccarlar satıyormuş. İngilizlere ne satsak İngilizler kendi ürünümüz sanıyormuş galiba. Daha önce gine tavuğunu turkey diye adlandırmışlardı. ingiliz dilbilimciler diyor ki hindiyi gine tavuğu türünden sandıkları için ona da turkey demişlerdir. Bence öyle değil. Herhalde biz İngilizlere bilmedikleri şeylerden her ne satsaydık onlara da turkey derlerdi. Yukarıdaki kendi açıklamaları bunu gösteriyor. Ama onların bu iddiası da doğru olabilir.

Biz hindiye niçin hindi diyoruz?

Eskiden, Hindî sözcüğü Hindistan’a mensup anlamındaymış. Biz  Türkçe olarak Hintli demeyip Osmanlıca olarak “Hindî” diyormuşuz.

İngiliz dilnbilimciye göre biz fransızlardan esinlenmişiz. Fransızlar hindi için “poulet d’inde” (pule dend okunur; “hint tavuğu” demektir) tamlamasını kısaltıp sadece “dinde” demişler. “d’inde” Türkçesi ise “Hintli” veya Hindistana mensup” demektir. D’den sonraki üst virgülü atmışlar “hindi” anlamına gelen yeni bir kelime türetmişler -dinde-. Burada şu mesele var: Kristomb Kolomb dünyanın yuvarlak olduğunu düşünüp Hindistan’a kestirme yoldan, ters istikametten varmak üzere yola çıkmıştı. Doğal olarak karşısına hesapta olmayan Amerika çıktı ama orayı Hindistan sanıyordu. İlk ayak bastığı yeri Hindistan’ın doğusu sanmış ve oradaki kızılderilileri hintliler diye anlatmış. İngilizler bile kızlıderililere Indians (Hintliler) demişler. O halde Fransızlar hindi Amerika’dan getirildiği için ve o zamanın yanlış adlandırmasının gerektirdiği şekilde hindiye “Hintlilere ait tavuk” anlamında “dinde” demiş olabilirler.

Biz de aynı yanlış gerekçelerle o Amerika kuşu için “Hindistan’a mensup” anlamında “hindî” demişiz. Zamanla Türkçe ses uyumuyla sondaki uzatması gitmiş hindi olmuş.

Faydalanılan kaynaklar:
1- Online Etymology Dictionary, © 2001 Douglas Harper
2- Dictionary.com Unabridged / Based on the Random House Dictionary, © Random House, Inc. 2009.

Yazar: Erdal Yüksel

Kategori: Tavuk Civciv Kuluçka

Etiketler:



Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)