Doğal gübrelerde tuzluluk problemi

Toprağın, suyun ve gübrenin tuzluluğu bazen bildiğimiz tuzdan kaynaklanır. Ama genelde gübrelerde tuzluluk etkisi Na+, K+, Ca2+, Mg2+ ve Cl iyonlarına bağlıdır. Gübreler kloridler, sülfatlar ve nitratlar gibi tuz bileşiklerini içerir. Burada konu hayvan gübreleri dahil her tip organik gübrelerin tuzluluğu hakkında.

Gübreler arasındaki farklar

Suni gübrelerin her bir türünün içeriği bellidir. Toprağın tuzluluğunu ne kadar arttırır bellidir. Ama hayvan gübrelerinde kesin bir ölçülendirme mümkün değil. Mesela kuş gübrelerinde mi tuzluluk oranı daha yüksek yoksa koyun, keçi, sığır gübrelerinde mi? Doğaya uygun yaşam – beslenme şartlarında koyun ve keçi gübresinde tuzluluk sığır gübresindekinden daha azdır. Kuş gübrelerinde tuzluluk hepsine göre çok daha fazladır.

Fakat günümüz şartlarında bu dengeler bozulmuştur. Bazen koyun ve sığır gübreleri kuş gübrelerinden daha fazla tuzlu olur. Sebeplere bakalım:

  • Hayvanlara yedirilen suni yemler, yem katkı maddeleri ve verilen ilaçlar onların dışkılarının niteliğini değiştirip bolca tuzlu hale getirir.
  • Ahırlara yapılan parazit ve hastalık ilaçlamaları zeminde gübrelerle karışıp daha fazla tuzlanmaya yol açar.
  • Ahırlarda beton zeminde biriken gübrelerin toplanmasının geciktirilmesi, gübrelerin bol bol idrar emmesi.
  • Gübrenin yanmış gübre haline getirme tekniğinin gerektiği gibi uygulanmaması o tuzlu gübreyi büsbütün zehir haline getirebiliyor.

Hayvan gübrelerinden başka, diğer organik gübrelerde de tuzluluk vardır (sırf bitkisel atıklardan yapılan organik gübreler dahil). Hayvan gübreleriyle, bitkisel atıklarla ya da hepsinin karışımıyla yapılan organik gübrelerde ve solucan gübresinde gübrenin fermantasyon, çürüme, ayrışma gibi oluşum aşamalarında tuzluluk oranları yükselebilir. Mesela azot mineralizasyonları ve organik asit oluşumları tuzlanma gelişimleridir. Organik gübre üreticileri ve solucan gübresi üreticileri mutlaka gereken ölçümleri ve ayarlamaları yaparak tuzluluk oranını dengelemeliler.

Ne olursa olsun genel gerçek şudur:

Organik gübreler daima tuz oranı yüksek gübrelerdir

Son birkaç yıl içinde bana yazılan şikayetlerde solucan gübresi kullanan kişilerin saksı narenciyelerinin yapraklarının bozulup döküldüğü ve dallarının pekçoğunun kararıp kuruduğu bildirildi. Bu tarifler tuzlu toprak zararını açıkça dile getiriyor. Bu yıl ben de üç yıldır gayet sağlıklı gelişen saksı narenciyemde (kumkuat) solucan gübresini denedim. Sonuç aynı oldu. Gerçi hatamız gübreyi tuzlu toprak uyumlusu bitkilere verir gibi vermek. Aslında usulüne uygun verirseniz zararı olmaz (aşağıda üç basit çözüm kısmını okuyun).

Peki solucan gübresi ve diğer hayvan vs. organik gübreleri tuzlu diye kullanmayalım mı? Üç basit çözüm:

Gübreyi güvenli şekilde verme yolları

  1. Gübreyi toprak yüzeyinden vermemek. Yani toprağı çapalarsınız, tohum, fide ya  da fidan dikeceğiniz yeri biraz çukurlaştırıp alt kısmı gübre ile karıştırırsınız, üstüne üç parmak kadar toprak yayar ve fideyi onun üstüne oturtarak gübresiz toprakla köklerini kapatırsınız. Saksılarda da benzer şekilde yapmalıyız.
  2. Gübre toprak yüzeyinden verilecekse miktarı çok hafif ayarlayıp serpiştirerek vermek (bu usulde gübreleme iki ayda tekrarlanabilir). Bu ikinci usulü saksılarda uygulamak için en kenarlardan toprağı biraz eşeleyerek gübreyi çok az miktarda, hafifçe toprağa karıştırın.
  3. Bahçe ve tarlalarda gübreyi bitkinin tam dibine vermeyip biraz uzağından vermektir ki bu zaten yaygın bir gübreleme usulüdür. Saksılarda da en kenarlardan az miktar uygulayarak..

Gübrelerden başka, salon-ofis bitkileri için üretilen ve torf adı verilen hazır topraklarda da yüksek tuzluluk olabiliyor. Şöyle ki üreticiler bazen gelişigüzel bir şekilde suni gübre katarlar. Güya toprak mükemmelen besleyici olacak. Fakat genellikle ilk kullanımda bitki feci zarar görüyor. Fazlaca sulasanız bile bitkinin yaprakları susuz kalmış gibi pörsüktür ve günden güne çürür gider (bu tarif yine tipik tuz prolemini gösterir). Özel torf üreticileri torfun besleyiciliğini arttırmada güvenlice eklemeler yapmayı bilmiyorlarsa hiç yapmasınlar daha iyi. Ayrıca bu hazır toprakların tuzluluğu serin ortamda daha ölümcül etki yapıyor. Örneğin antoryum gibi sert ve sağlam yapraklı bitkilerin yapraklarında kararmalar, kendiliğinde yarılmalar ve yırtılmalar oluyor. Kökler tamamıyla çürüyor.

Toprağın ve gübrelerin tuzluluk oranını ölçme

Toprağın, suyun veya gübrenin tuzluluk oranını anlamak için özel cihazlarla EC derecesi ölçülür. Yani elektriği iletkenlik ölçüsü. 1’in altında ise tuzu tolere edemeyen bitkilere tam uygun, tam güvenli. 2’nin altında ise pek sorun yok. 2 ile 4 arasında ise hafif tuzlu. 4 üzeri tuzlu… ve böyle dereceleri devam eder.

En soldaki bitkinin saksısında EC 1’in altında. Sağa gittikçe tuz oranı artıyor ve aynı tür bitkilerin gelişiminin sırf tuz yüzünden nasıl sekteye uğradığı görüyoruz. Gübrelerin yanlış kullanımı fotoğraftaki gibi geliştirici değil gelişimi engelleyici rol oynar.

Gübrelerde tuzluluk oranı fazla olabilir ve böyle olması normaldir.

Çünkü toprakla karışacak ve tuzluluk oranı toprağa yayılacağı için sonuçta gübreli topraktaki tuzluluk oranı gübrenin önceki halindeki tuzluluk oranına göre bir hayli düşecektir. Tabii eğer toprağın kendi tuzluluğu sıkıntı çıkarmayacaksa. Yoksa zaten hatırı sayılır bir tuzluluğu olan toprağa katılan gübredeki tuz da toprağa karışacak ve toprağın tuzluluk oranı büsbütün artacak, bitkiye zarar verecek, belki öldürecek.

EC derecesi kesin doğru bilgi veriyor mu?

EC derecesi her zaman tam doğru tuzluluk oranını göstermez. Sudaki ölçüm daha nettir diyebiliriz. Topraktaki ve gübredeki EC ölçüm sonucu ise toprağın veya gübrenin ne kadar ıslak, ne kadar sulu olduğuna göre hep değişik görünür. Bir de şunu bilelim: Her tuzun ve tuz etkisi veren iyonun elektrik iletirliği aynı değildir. Bazılarının elektrik iletebilirliği düşük, bazılarının yüksek.. Dolayısıyla EC derecesi kesin ve net bir tuzluluk oranı yansıtmaz. Genelde olduğundan daha az gösterir. Sonuçta ne kadar düşük, o kadar güvenlidir. En iyisi de EC derecesinin 1’in altında olmasıdır. Bunu genel bir ölçü kabul etsek iyi olur. Mesela toprak analizlerinde EC 0,65 gibi çıkmışsa o topraktaki tuzluluk istisnasız her bitki için gayet zararsız orandadır ve besleyiciliği de tamdır.

Tamamıyla tuzsuz toprak ve tuzsuz su yoktur. Gübrelerde tuzluluk dereceleri farklıdır. Bundan dolayı gübrelerin, toprağın ve sulama suyunun tuz oranlarını bilmemiz önemlidir. Gübredeki çok az bir fark bile sulama suyunun ya da toprağın içerdiği tuz yüzünden toprağı tuzu tolere edemeyen bitki türlerine elverişsiz derecede tuzlu hale getirir. Bitkiden bitkiye değişen tehlikeli limitleri aşar. Gübrenin tuz oranını ve toprağın tuz oranını bilmiyorsak tedbirli davranmamız lazım. Yukarıda üç basit çözüm anlatmıştım. Tarım alanlarında ise mutlaka toprak analizi yaptırılmalı, yetiştirilecek mahsule göre hangi gübreyi o toprağa ne miktarda vermek gerekliliği uzmanlardan öğrenilmelidir.

Yazar: Erdal Yüksel

Kategori: Toprak - Gübre - Saksı

Etiketler: | |

'Doğal gübrelerde tuzluluk problemi' hakkında sorular, açıklamalar

  1. Başarılı dedi ki:

    Ec değeri 0,4 olan bir gübreyi bile gereğinden fazla verirsek bu bile zamanla tuzluluk yapabilir diyebilirmiyiz? Sitenizdeki bazı bilgilerinizden çok çok fayda gördük. Ziraatciler bile farkında değiller tahminimce. Çok teşekkür ederiz.
    ***
    Sağolun ben de size çok teşekkür ederim. EC o kadar düşük ise hiç zararı yok ama bu güvenli gübre düzenli aralıklarla mesela iki üç haftada bir tekrarlanarak verilirse zamanla elbette birikim olacaktır. Çözüm (saksı bitkileri için) iki-üç ayda bir toprak yıkama sulaması yapmak. Bundan başka bilinmesi ve tedbirli olunması gereken ama benim pek detay veremeyeceğim önemli bir şey: Az biraz fazla tuzluluğun normal gelişim şartlarında zararının görülmemesi ama ısı derecesine göre zararlı olabilmesidir. Bazı türlere fazla serinde, bazı türlere fazla sıcakta zararı oluyor. Mesela afrika menekşesi ve birçok sukulent türler fazla sıcakta tuzlu toprağın ıslak ve sıcak olmasıyla aniden dipten tırnağa haşlanmış gibi bir hale gelerek ölürler. Antoryum ve orkideler ise serinde ıslak toprakta hemen kök çürümesine uğrarlar. Bu türlere serinde tuzlu toprağın zararı hem köklerde çürüme, hem yapraklarda yanık gibi kararmalar ve sebepsiz yırtılmalar şeklinde kendisini belli eder. Onun için saksı süs bitkilerinde toprak yıkama sulamasına ciddi önem verilmelidir. Zamanla artan birikimlerin önüne geçmede asla geç kalınmamalıdır.
    Son olarak: Hiç gübre kullanılmasa bile eğer toprak organik maddelerce zengin ise zamanla mutlaka azot bileşikleri ve organik asit oluşumları gerçekleşir ve bu ise git gide toprakta tuzluluğun artıyor olması anlamına gelir.


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.

Lütfen sorunuzu konu ile ilgili sayfaya yazmaya gayret edin.

Sorunuzu/Yorumunuzu yazın:

Sorunuz cevabımla birlikte 1 veya birkaç saat içinde burada görünür olacaktır. Lütfen ara sıra kontrol edin.