Camellia sinensis (çay bitkisi)

Dünyada sudan sonra en çok tüketilen içecek çayın hammaddesi olan yapraklarının sağlandığı Camellia sinensis türünün özellikleri, yetiştirilme şartları ve Türkiye’de çay yetiştiriciliği konuları..

Çay hakkında genel bilgiler

Çay bitkisi Theaceae (Çaygiller) familyasının Camellia cinsindendir. Çay içeceği hammaddesi olarak çoğunlukla Camellia sinensis türünün yaprakları kullanılır. C. sinensis bütün yıl yeşil yapraklı, 5m (veya kültivarına göre 15 metre) kadar yükselebilen küçük ağaç ve büyük çalı formlarında, oldukça güçlü kazık kökü olan bir bitkidir. Ana vatanı doğu ve güney-doğu Asya’dır.

Camellia sinensis has bir tür olarak değil çeşitli kültivarlarıyla bilinir. En çok yetiştirileni Çin tipi de diyebileceğimiz küçük yapraklı Camellia sinensis var. sinensis kültivarıdır. Kış soğuklarına en fazla -12C dereceye kadar çok zor dayanabilir (ideali -7C dereceden daha ağır soğuk olmamasıdır). Diğeri iri yapraklı Hint tip siyah çay (Camellia sinensis var. assamica) dondurucu soğuğa hiç dayanıklı olmadığı için her yerde yetiştirilemez. Bu iki tipten başka ayrıca Camellia sinensis var. sinensis gibi hafif don olaylarına dayanıklı bazı özel kültivarlar türetilmiştir.

Endüstri bitkilerinden olan çay yetiştiriciliği en çok tropikal ve subtropikal iklim kuşağında yapılır ve bu iklimlerde her çay kültivarı yetiştirilebiliyor. Bunların dışında yani kışın hafif don olaylarının mutlaka yaşandığı yerlerde ancak Camellia sinensis var. sinensis kültivarı ve birkaç özel kültivar yetiştirilir. Yani “üzerine kar yağan çay yetiştiriciliği” sanıldığı gibi Türkiye ile sınırlı değildir. İngiltere’de Cornwall, İskoçya’da Perthshire, ABD’de Washington, Kanada’da Vancouver Adası, Gürcistan ve Türkiye’de Rize ili ve yakın çevresinde çay yetiştiriciliği yapılır.

Türkiye’de Rize’den sonra Ordu ve Giresun yıl içi yağış dağılımı açısından çay tarımına en uygun yerlerdir. Çay tarımı yapmak için kış soğuklarının hafif geçmesi yeterli değil. Yıllık toplam yağış miktarının 1270mm altına düşmemesi ve en az yağışlı aylarda yağışların 50mm altına düşmemesi gerekiyor. Güneşli ve açıklık yerleri sever. Deniz seviyesinden ne kadar yüksek dağlık tepelik yerlerde yetişirse aroması o kadar iyi olur.

Toprak pH derecesinin ideal ölçüleri 4.6 ile 7.5 aralığıdır. Yani pH bakımından asitli ve nötr topraklar uygundur. Çay bitkisinin çürüntülü ve humuslu orman toprağında veya humuslu ve süzek arazi topraklarında yetiştirilmesi tavsiye edilse de Rize’de oldukça yoğun killi ve humus fakiri kırmızı topraklarda çay gayet iyi yetişiyor.

Türkiye’nin çay üretiminde dünyadaki yeri

Son derece küçük bir bölgede (Rize ve yakın çevrelerinde) çay tarımı yapmamıza rağmen Dünyada en çok çay yetiştiriciliği ve dışa satım yapan ülkeler arasında Türkiye olarak 5. sıradayız. Görünüşe göre sınırlı bir iki küçük ilde yetiştiriciliğini yaptığımız halde ve tropikal bölgeler gibi tüm yıl gelişim-hasat sağlayamadığımız halde bu büyük başarıyı neye borçluyuz? Haritadan bölge küçük görünebilir fakat çok sık vadiler – dağlar bölgesi olan Rize ve çevresi inişli çıkışlı arazileriyle haritadaki görünüşe göre çok daha fazla çay tarımı arazilerine sahiptir. Bir akordiyon yapı düşünün. Yani eğer tüm çay tarlaları dümdüz bir ova halinde yan yana gelse, belki Rize ilinden yirmi misli fazla genişlikte yer tutar. Ayrıca çay tarımı ile geçinenler çoğu yerde kapılarının eşiklerine kadar her toprak parçasını çay fidanlarının ekimi için değerlendirir. Hatta öyle insanlar var ki sebze – bostan alanı olarak evlerinin çatılarını kullanır. Dolayısıyla bağ, bahçe, bostan, tarla olabilecek her parça toprağında çay yetiştiriyor ve mümkün olan en yüksek verimi elde ediyorlar.

Rize çayı ve organik çay

Dünyanın tek organik çayı olabilecek çayı Rize Çayı derler fakat bu kolay kolay mümkün olabilecek gibi görünmüyor. Herhangi bir bitkinin organik tarımının yapılabilmesinin şartları var. Hiçbir parazit ilaçlaması yapılmamalı, çevresinde sanayi tesisleri ve karayolları bulunmamalı ve yapay gübreler kullanılmamalıdır.

Çay yetiştiriciliğinin ekosisteme zararları

Tropikal ve subtropikal iklim kuşağında çay yetiştiriciliği birçok bitki paraziti ilaçlamalarının düzenli kullanımını gerekli kılıyor. Yapay gübreler de bol bol kullanılır. Bunların ekosisteme verdiği tahribat olağanüstü yüksek boyutlardadır. Zaten çay tarımı için doğal bitki örtüsü yok edilmiş ve o bitki örtüsünün barındırdığı birçok canlı türü de oralardan yok olmuştur.

Rize’de de durum pek farklı değil. Çay tarımı yapılan yerlerde nitratlı yapay azot gübreleri kullanılıyor. Pekçok bitki türü o gübre yüzünden varlığını sürdürememiş ve bölgeden yok olup gitmiştir. Yağışlarla gübrenin akıp derelere karışması birçok dere canlısını da zehirleyip yok etmiştir. Çay tarımı için Rize civarlarında neredeyse hiç orman ve maki alanları bırakılmadı. Böceklerden derelerdeki su canlılarına, kuşlardan toprak içi canlılarına ve ormanlarda barınması gereken her çeşit canlı türlerine kadar.. Ne kadar canlı türü varsa bunların pekçoğu artık o civarlarda yok olup gitmiştir.

Fotoğraflar

Yazar: Erdal Yüksel

Kategori: Endüstri Bitkileri

Etiketler: | | |



Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)