Panik atak

Panik atak maddi ve/veya manevi büyük sıkıntılardan ve derin üzüntülerden sonra bazı insanlarda ortaya çıkar. Söz konusu sıkıntılardan belli başlılarını aşağıda sıraladım.
– İnsanı ölüme götürebilecek yüksek endişeler, ölme endişesini yüksek tutan hastalıklar.
– Savaş korkuları, deprem vb doğal afetler, bazı sosyal fobiler.
– İflas veya dolandırılma ve haciz gibi büyük maddi zararlar.
– İnsan bünyesinin hormonal düzenini etkileyen hastalıklar.
– Büyük travmalara yol açan şiddet, tecavüz, sürekli tekrarlanan taciz gibi mağduriyetler.
İşte bütün bu tip sıkıntıları ve dertleri önce anksiyete bozuklukları, daha sonra panik atak hastalığı takip eder.

Her insanda olmaz. Çünkü panik atak sorununun ilk aşaması anksiyete bozukluklarıdır. Hastalığın bu aşamasında kişinin kendisini güvende hissedeceği iyi bir çevresi, maddi-manevi imkanları ve kendisine güven ve sabır telkin eden bilinçli insanlarla sık karşılaşma şansı varsa.. Ya da kişi anksiyete bozukluklarına karşı bilinçlice bir ilaç tedavisine başlarsa hastalık ilerlemez. Yani anksiyete sorunları panik atak hastalığına dönmez.

Özellikleri

Panik atak hastalığına götürecek haller veya hastalığın başlangıcı alametleri:

– Ara sıra nöbetler şeklinde gelen göğüs daralması, nefes almada güçlük, ter boşanmaları, sıkıntı.
– Hiçbir şeye odaklanamamak, huzursuzluklar içinde olmak. Sürekli endişe hisleri.
– Sırta çok ağır bir yük binmiş gibi hissetmek.
– Bazen göğüste başlayıp vücudu kaplayacak hissi veren elektriklenme etkisi, kalp çarpıntıları, ellerde veya bir elde titreme.
– Nefes alamayıp öleceğine dair paniğe kapılmak.. ve benzeri rahatsızlıklar.

Birbirinden farklı çok şey sayabiliriz. Bunlar bu şekilde gelip gidiyorsa anksiyete bozukluğunun tırmanışı halidir. Ama geldiğinde insanı daha kötü hallere götürüyorsa panik atak hastalığına dönüşmüştür.

Panik atak krizleri

Hastalık kişiye göre değişik değişik rahatsızlıklar şeklinde kendini gösterir. Sahte nefes darlığı hastalığı, sahte kalp krizi gibi ve daha değişik rahatsızlıklar. Sahte de olsa insanı etkilemesi gerçekle birebir gibi yakındır. Mutlaka ciddiye almak gerekir. Taşikardi krizleri (dinmeyen yüksek kalp çarpıntıları) yine panik atağın etkilerinden biri olarak ortaya çıkar. Bu gibi durumlarda hemen ambulans çağırmalısınız. Ambulans geldiğinde ilk bakımı yaparlar ve gerekli görürlerse (ki genelde gerekli görürler) hastaneye ilk yardım servisine götürürler.

Yukarıda saydığım fiziksel rahatsızlıklardan başka panik atağın psikolojik etkileri de çok güçlüdür ve çeşitlidir. Hastada paranoya olmadığı halde zaman zaman paranoya benzeri ani heyecanlanmalar olur. Yani olmadık şüpheler, olmadık yüksek endişeler ve temelsiz yüksek korkular ortaya çıkar. Bu tip korku ve endişeler herhangi bir olay üzerine aniden gelişir ve panik atak hastası kişi çevresindekileri bir şeyler için zorlamaya başlar. Bazen şiddetli kriz haline girer. Herkesin endişeleneceği hafif şiddette bir deprem bir panik atak hastasını herkesi öldürecek ciddi bir depremin mutlaka olacağı veya oluyor-devam ediyor yönünde müthiş bir telaşa ve korkuya sokar.

Panik atak hastalarını korktuğu şeylerde zorlamamalısınız. Sonuçları öldürücü olabilir. Mesela korktuğu bir yere girmesi için zorlamanız gerçek bir kalp krizine yol açar. Öyle bir şey mecburi ise hastaya önce sakinleştirici bir ilaç vermeli, güzel sözlerle rahatlatmalı ve sonra güzellikle ikna etmeye çalışmalısınız. İkna olsa bile dikkatli olmalı ve her hareketini yakından izlemelisiniz.

Panik atak tedavisi

Bu öyle bir hastalık ki herkeste aynı şekilde değildir. Tedavisi mutlaka bir psikiyatr doktor tarafından sürdürülmelidir. Doktorun önereceği aralıklarla kontrollere gitmek, terapi tedavisini uygun görmüşse aksatmadan devam etmek ve tavsiye edilen ilaçları saati saatine kullanmak şarttır.

Panik atak aynı bir kişi üzerinde bile zaman zaman çok farklı hallerde etkilerini gösterir. Adeta şuurlu bir hastalıktır ve hangi semptomları tedavi ile geçiştirilirse geçiştirilsin bambaşka bir şekilde kişiyi tekrar etki altına alır. Böyle olunca da bazı insanlar bu hastalığın cinlerle, bedensiz varlıklarla ilgili olduğunu iddia ederler. Öyle olsa bile bilinmelidir ki insan çok güçlüdür. Bütün mesele düşünce kontrolü ile hareket etmeyi başarmak, yersiz inançların ve temeli olmayan korkuların üstesinden gelmek, kendine güvenmektir. Bedensiz varlıklar aklı başında, bilgili, bilinçli bir insanı asla alt edemez.

Kendi gücünün farkına varan bir insan panik atak tedavisinde bir psikiyatr doktorun tavsiye ettiği ilacı düzenli kullanırsa ve düşüncelerini, inançlarını yanlış yörüngelere sokmamayı da başarırsa doktordan başka hiç kimsenin herhangi bir yardımına ihtiyaç duymadan hastalığı yener. Zaten gerçekte panik atak hastalığı ancak böyle geçer. Başkalarının sihirlerinden tılsımlarından medet uman bir insan şunu iyi bilsin: Taşıma suyla değirmen dönmez. Kendi bilinç gücünüzden başka diğer insanlardan yardım aramayın. Dindar bir insan iseniz sadece Allaha güvenin ve sabır ve dua ile bu hastalıktan kurtulacağınıza emin olun. Eğer inançsız iseniz düşünce gücünüzle hastalığı alt edeceğinize inanın. Her iki durumda da kesinlikle bir psikiyatr doktorun tedavisine devam etmelisiniz.

Yazar: Erdal Yüksel

Kategori: Yaşam

Etiketler:


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.

Lütfen sorunuzu konu ile ilgili sayfaya yazmaya gayret edin.

Sorunuzu/Yorumunuzu yazın:

Sorunuz cevabımla birlikte 1 veya birkaç saat içinde burada görünür olacaktır. Lütfen ara sıra kontrol edin.