Pazı

Tarım dünyasında pek önemsenmeyen sebzelerden pazı bitkisi Amaranthaceae (Ispanakgiller) familyasından Beta vulgaris türü pancarların bir çeşididir. Halk arasında sevilen, aranan sebzelerden olduğu halde tarımına önem verilmemesinin sebebi yapraklarının dayanıksız, çürümeye fazla yatkın olmasından ileri gelir. Yani depolanmaya, uzun yola nakledilmeye uygun değil. Raf ömrü de çok kısadır. Yoksa vitamin ve minerallerce zengin, besleyiciliği yüksek bir sebzedir. Sağlığımız için faydası çok büyüktür.

Pazı bitkisinin özellikleri ve yetiştiriciliği

Pazının eskiden bilimsel adı Beta vulgaris var. cicla idi. Fazlaca çeşitlilik gösterdiğinden dolayı çeşitleri iki gruba ayrıldı ve bilimsel adı da değişti:

1- Yaprak sapları kalın, etli ve yemeklik kalitesi yüksek olanları Flavescens grubundandır. Sadece saplarının paketlenip satıldığı oluyor ama aynı zamanda yaprakları da önemlidir.
Bilimsel adı Beta vulgaris subsp. vulgaris ‘Flavescens’ şeklinde yazılır.

2- Bildiğimiz pazı. Bunun da yaprak sapları çeşitli şekillerde mesela soğanla kavurup yiyebiliriz. Ama yetiştiriciliği esasen sadece yaprakları içindir. Cicla grubundandır.
Bilimsel adı: Beta vulgaris subsp. vulgaris ‘Cicla’

Bilimsel sınıflandırmaya göre pazı çeşitleri iki ayrı grup oldukları halde tümünün ortak adı pazıdır. İngilizcesi chard. Farklar halk arasında rengiyle, şekliyle ve kullanım amacıyla dile getirilir. Bilimsel adlandırmada ise yukarıda ifade edildiği gibi. Grupların çeşitleri arasındaki farklar kısaca yapraklarda ve saplarda değişen renklilikler ve yapraklardaki şekil farklılıklardır.

Pazı yetiştiriciliği

Pazı yetiştiriciliğini yerel amaçlarla, yakın çevrenin ihtiyacına göre yaparlar. Zaten Türkiye’nin hemen her yeri pazı yetiştiriciliğine uygundur. Sadece tohum ekim zamanları yöreden yöreye değişen iklim farklılıklarından dolayı değişir. Şeker pancarı tarımı yapılan yerlerde pazı pek yetiştirilmez. Çünkü şeker pancarı yaprakları da (yemeklik açısından) aynı özelliklidir. Ve aynı şekilde bir sebze olarak o yaprakları değerlendirirler.

Şeker pancarı ve kırmızı pancarın aksine pazının kök kısmı yenmez. Zaten ilk yıl bütün gücünü bol bol yapraklanmaya verir ve kazık kökü incecik kalır. Bu haliyle yenebilse de yenmesi adet olmamış. İkinci yıl kökler havuç gibi kalınlaşır. Toprak dışında da yukarı doğru, aynı kalınlıkta kısa bir gövde uzar. Sonra uzun çiçeklenme dalları gelişir. İkinci yıl kalınlaşan pazı kazık kökü fazla sert, fazla lifli olur ve bu yüzden yenmesi, yemeklerde kullanılması düşünülmez.

Pazı tohumlarını ekme zamanı genel olarak deniz etkisindeki (kışın don olaylarının hafif geçtiği yerlerde) sonbahardan ilkbaharın ilk günlerine kadardır. Ama karasal iklimli yerlerde iklim özelliğine göre tohumları ya sadece ilkbahar başında ya da ilkbahar başından yaz ortasına kadarki dönemde ekmelisiniz.

Toprağı bir ay gibi çok önceden gübreleyin. Tohumları serpme usulü ekin. Sonra toprak yüzeyini bastırın. Zamanla oluşan mini fideler arasında birbirlerine çok yakın olanlardan en zayıfları sökün. Buna seyrekleştirme denir.

Bahçenize ektiğiniz pazıların en dış yapraklarını yeterince olgunlaştıklarında ama fazla kartlaşmadan önce keserek alın. Hava şartları uygun gittiği sürece sürekli yaprak verirler. Yaz sıcaklarında gelişimleri tamamen durur. 30C derece ve daha fazla sıcağı sevmez. Ama yapraklar sıcak yüzünden tamamen kurusa bile yaz sonunda ya da sonbaharda köklerden tekrar yeşerirler.

Pazılar çiçeklenirse tohum oluşturup ölürler. Çiçeklenme genellikle ikinci yılda, nadiren ilk yılda olur.

Yazar: Erdal Yüksel

Kategori: Sebze - Bostan - Tarla

Etiketler:


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.

Lütfen sorunuzu konu ile ilgili sayfaya yazmaya gayret edin.

Sorunuzu/Yorumunuzu yazın:

Sorunuz cevabımla birlikte 1 veya birkaç saat içinde burada görünür olacaktır. Lütfen ara sıra kontrol edin.