Zehirli guatr nedir nasıl bir hastalıktır

Zehirli guatr hastalığının belirtileri, sebepleri, bünyeye verdiği zararlar ve tedavi yolları hakkındadır.

Tanım

Tiroid hastalıklarından zehirli guatrın diğer adları: Hipertiroidizm, Hiperdiroidi, Tirotoksikoz, Basedow ve Graves. Genel etkisi aşırı kilo kaybettirmesidir. İlerleyen vakalarda hasta adeta bir deri bir kemik hale gelir. Fakat bazen tam tersi kilo aldırır. Çünkü fazla iştah açıcı etki yapar ve hasta kişi tiroid hormonlarının yaktırdığı kaloriden çok daha fazlasını yediği yiyeceklerle kazanır.

Tiroid bezi, zehirli guatr hastalığı, etkileri ve tedavi yolu

Tiroid bezinin yeri

Hipertiroidi (zehirli guatr) bağışıklık sisteminde bir tür bozukluk sonucu oluşur. Kanda bazı hormonların artması tiroid bezinin daha fazla çalışmasını tetikler. Tiroid hormonu normalden çok daha fazla salgılanır olur. Sonuçta bazal metabolizma hızı (BMH) yükselir. Hasta kişi ne yese bünye çabucak yakar ve hasta tekrar tekrar tekrar yağlı, etli, tatlı ve tuzlu yiyeceklere, tatlı içeceklere ihtiyaç duyar.

Çarpıntılar, ter basmaları, basit şeylere bile sinirlenme,  ani öfke patlamaları, çabuk yorulma, normal dışı iştah açıklığı ve sık sık tekrarlanan kaşıntılar gibi semptomlar bu hastalığın en belirgin özelliklerindendir. Bazı hastaların gözlerinde gayet belirgin bir dışa doğru büyümüş görünüm sağlar.

Boyunda şişlik: Her guatr hastasının boynunda şişkinlik olmaz. Bu hastalıkta esas faktör boğazdaki tiroit bezinin salgı çıkarma fonksiyonundaki düzensizliktir ya da çalışmasındaki bozukluktur.

Nodül: Guatr hastalığı olan kişilerde tiroid bezi büyüyebilir ya da çok sayıda yumrular oluşabilir. Yumrular küçük küçük olabilir. Nodül bu yumrulara denir. Bu tip gelişim gösteren guatr hastalıklarına nodüler guatr denir.

Biyopsi: Nodülden iğne ile hücreler alınır ve incelenir. Bu işleme biyopsi denir. Tahlil değil, mikroskop ile inceleme işlemidir. Biyopsi ile kanser var mı yok mu, ameliyat gerekiyor mu vesaire anlaşılır. Böylece hastalığın kesin bir teşhisine varılabilir ve sürdürülecek tedavi kararlaştırılır.

Sebepleri

Zehirli guatr rahatsızlığına yakalanmadaki en büyük faktör kalıtımsal yani ırsi olarak bünyenin yatkınlığıdır. Sonra büyük üzüntüler, devamlı ve sık sık maruz kalınan şok gibi ani endişeler, dertler ikinci planda hastalığın sebebidir.

Yemekler için kullandığımız tuzlarımız iyotludur. Yemeklerini çok fazla tuzlu yiyenlerde iyot yüzünden zehirli guatr hastalığı baş gösterebilmektedir. Bunun yanı sıra tiroid salgılanmasını arttıran çinko mineralini ihtiva eden badem gibi kuruyemişleri fazla sıklıkta yeme alışkanlığı da bu hastalığı tetikleyen faktörlerdendir. Üstelik bu kuruyemişler de aşırı tuzlu.

Hipertiroidi hastalığı zayıflamada bir avantaj mıdır?

Daha doğrusu tiroid salgısının artmasını sağlamak veya bunun için uygun hormonları zayıflama ilacı gibi kullanmak akıllıca bir fikir midir? Kesinlikle hayır. Tam tersi ciddi bir aptallıktır. Bu hormonlar ve salgılar insanı zayıflatırken aynı zamanda çökertir ve erkenden yaşlandırır. Yağları yakmakla kalmaz eşzamanlı olarak kasları da eritir. Kaşları ve kirpikleri döker. Gözleri dışa doğru şişkinleştirir. Deride sık sık yenilenme yapar ve dolayısıyla kişinin vücudundan sürekli toz gibi ölü deri parçaları dökülür. Amansız kaşıntılar eksik olmaz.

Psikolojik sağlığı bozması

Zehirli guatr hastalığı anksiyete bozukluklarına yol açar. Bu da (eğer ciddi önemle dikkate alınmazsa, yani anksiyete bozukluğunun tedavisine bakılmazsa) panik atak hastalığına dönüşür.

Zehirli guatr tedavisi ve ilacı

Tedavisinde kesinlikle doktorun uygun gördüğü tedavi hiç aksatılmadan, ihmal edilmeden takip edilmelidir. Tek başınıza bu hastalığın üstesinden gelmeniz hiçbir şekilde mümkün değildir. Dikkate alınmadığı takdirde hem kansere götüren hem de çeşitli ölümcül hastalıkları tetikleyen tehlikeli bir hastalıktır. Tedavi sürecinde iyotlu tuzdan ve çinko zengini gıdalardan kaçınmalısınız.

Bitkisel tedavi: Bu hastalık basit bir hastalık değil. Hipertiroidi konusunda gerçek uzman tıp doktorlarına danışmadan hiçbir bitkisel tedavi süreci başlatmayın.

Çareyi devlet hastanelerinin endokrinoloji servislerindeki uzman doktorlarda arayın.

Zehirli guatr hastalığında kullanılan ilaçlardan en bilineni Propycil Antitiroid’dir. Küçük taneli bir ilaçtır. Günde kaç tane alınacağı tahliller sonucu belirlenir. Hastanın durumuna göre günde 2 ile 12 arasında değişiyor. Doktora danışmadan kesinlikle arttırılmamalı, azaltmamalı veya bırakılmamalıdır. Doktor daha sonraki kontrollerde ilacın dozajını azaltabilir veya gerekeni söyler. Hastalığın ciddi tehlikesine binaen doktorun tavsiyelerine büyük bir titizlikle uymanızı öneririm. Bu ilacın kullanımı uzun vadeli tutulmaz. İyileşme olmadığı takdirde atom tedavisine ya da ameliyata başvurulur.

Tedavi süreci: Önce ilaçlarla bünyenin toparlanması, bir dengeye kavuşması gerekiyor. Doktor kontrolüne göre ilaçların bir süresi var. İlaçla tedavi süreci iki şekildedir:
1) İyileşmesi mümkün vakalarda ilaç tedavisi en fazla iki yıl sürer. O sürede doktorun tavsiye ettiği aralıklarla tekrar tekrar tahlillere doktor kontrollerine devam etmek ve zehirli guatr perhizine sıkı sıkı uymak gerekiyor. Belirli bir süre sonra iyileşme olmuşsa ilaçlar kesilir çünkü sorun kalmamıştır. Yoksa atom tedavisi veya ameliyat şart.
2) Acil müdahale gerektiren durumlarda hastanın ameliyat ya da atom tedavisine başlaması için ne gerekiyorsa o yapılır. Genelde kısa bir süreliğine ilaca devam edilir. Sonra ya ameliyat ya atom tedavisi.

Atom tedavisi: Aslında Radyoiyot tedavisidir. Zahmetsiz, acısız, basit bir tedavidir. Sonuçta bu tedavi ile tiroit hücrelerinin bir kısmı yok edilmiş olur ve hasta ya tamamen sağlığına kavuşur ya da zehirli guatr sorunu bir hayli azalmış olur. Radyoiyot tedavisinin işe yaramayacağı durumlarda ameliyata başvurulur.

Ameliyattaki riskler: Guatr ameliyatları “konusunda yüksek tecrübeli, iyice uzmanlaşmış” doktorlar tarafından yapılmalı (kesin kararı da onlar vermeli). Hangi kısım ne kadar alınacak veya ne işlemden geçecek, bunda en küçük bir hata büyük sorunlara sebep olur. Ayrıca ameliyat sonrasında dört beş ay boyunca hastalar sık sık kontrolden geçirilmeli. Fazla detaylı anlatamıyorum ama bilin ki ameliyat bölgesinde tiroid bezlerinin yanısıra bünyenin kalsiyum ihtiyacını dengeleyen, kalsiyum alınmasını mümkün kılan hassas organlar da var. Onlara zarar verilmemeli. Bazı durumlarda onlar da alınıyor. Hastaya bildirilmesi ve kalsiyum dengesi için ömür boyu kullanılması gereken ilacın ve hastanın raporuna ve ilaç reçetelerine yazılması zorunludur.

Hastanın bilinçliliği bu hastalıkta çok ciddi önem taşıyor. Bir zehirli guatr hastası en azından bu sayfadaki bilgileri iyice biliyor olmalıdır.

Faydalanılan Kaynaklar

Tiroit hastalıkları – tiroit.com

Yazar: Erdal Yüksel

Kategori: Yaşam

Etiketler:



Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)