Gül yetiştirmek

Efsanevi bitki, çiçeklerin efendisi gül günümüzde o kadar çok çeşitlere ayrıldı ki artık gerçek gül kokusu mazide kaldı. Çiçek görselliği amacıyla yılın her zamanında çiçek verimi hedeflendikten sonra (yani yeni türetilmiş gül çeşitleri sayesinde) gül bakımı da bir hayli kolaylaştı. Gül yetiştirmek hakkındaki toplumsal algı ise artık yüz yıl öncesiyle aynı duygusal değerde değil.

Genel bilgiler (bahçe gülleri)

Bildiğimiz gülleri diğer bitkiler gibi kolayca bilimsel sınıflamaya tabi tutamayız. Süs bitkisi olarak ve gülyağı elde etmede kullanılan bütün bu güllere, minyatürlerden sarmaşıklara hepsine birden bahçe gülleri adı verilir. Bunların hepsi hibrit, melez ve onların alt grupları ve kültivarlarıdır. Hepsi için kesin olan şey Rosaceae (Gülgiller) familyasının Rosa cinsine mensup olmalarıdır. Bunların gerçek tür atalarının ana vatanı Asya kıtasının genellikle subtropikal bölgeleridir. Çoğunlukla Çin’den İran’a kadar.

Tarihçe

5000 yıl öncesinden beri insanlar gülleri süs bitkisi olarak yetiştiriyor. Bin yılı aşkın süredir birçok hibritlemelerle insanlar özellikleri devam edici yeni türler oluşturmuş ve bunları da birbirleriyle melezleyerek farklı kalitelerde çiçek ve koku arayışlarına girmişler. Son yüzyılda, günümüze kadar Avrupa’da yeni gül çeşitleri türetmek için hastalıklara direnç, yaprak güzelliği vb özellikleri üzerinde araştırmalar ve çalışmalarla, daha üstün kaliteli yeni çeşitler oluşturulmuş. Çalışmalar hâlâ devam ediyor.

Gül yetiştiriciliği

Neredeyse sadece süs bitkisi alanında kullanımı olan gül çeşitleri ayrıca gül yağı elde etme (Isparta gülleri), meyve (kuş burnu denen meyveler), çit, yer örtücü vesaire pekçok amaçla yetiştirilirler. Sadece süs bitkisi alanındaki gül yetiştiricileri şu alanlarda çalışırlar: Kesme çiçekçilik (vazolar ve çelenkler için) gül çiçeği üretimi, bahçe ve parklar için gül fidanı üretimi ve küçük saksılarda hediyelik minyatür gül yetiştiriciliği.

Güllerin şekil, boy ve çiçeklenme özellikleri

Süs bitkileri alanında gülleri yapı ve gelişim özellikleriyle ayrı, çiçek verme özellikleriyle ayrı sınıflamak pek bilimsel gerçekçi olmasa da gereklidir.

1- Çiçeklenme özelliklerine göre

Eski tip – Gerçek gül kokusu bunların bazılarındadır. Yılda bir defa, mayıs başı ile haziran ortası arasındaki dönemde çiçek açarlar. Pek az çeşitleri yılda iki defa, ilkbaharda ve sonbaharda çiçek verir. Bu güller en çok orta boy çalı yapısında ve sarmaşık gülü yapısındadır. Sarmaşık tarzında gelişenlerin sürgünleri sonraki yıl çiçek açar. Çalı formundakiler ise, yeni sürgünler yeterince büyürse sonraki yıl tepelerinden yan dallar vererek ya da mevcut yan dalların uçlarından sürerek çiçek açarlar.

Yeni tip (yediveren) – Çoğunlukla 1800’lü yıllardan günümüze kadar yapılan hibritlerdir. Aylarca durmadan tekrar tekrar çiçek açma özellikleri var. Yediveren gülü denir. Her boy, her tip güllerden yediveren özellikli hibritler var.

2- Büyüklüklerine ve gelişimlerine göre

Büyük çalı, ağaççık tarzı güller: Hızlı büyürler. Yeni sürgünler birkaç ayda iki metreyi geçer. Gelişimleri arsızdır. Budamayla küçük tutamazsınız. Bu çeşitleri her yerde görmüyoruz.

Ortaboy çalı yapısında güller: Boyları budamasız serbest gelişimde genelde 2 metre cıvarlarındadır. Gelişimleri sakindir. En yaygın gördüğümüz güller bunlardır.

Bodur (küçük çalı tipi) güller: Çok da küçük değiller. Boyları 40cm ile 120cm arasında değişir. Susuz ve bakımsız kaldıklarında 30cm gibi kısa kalırlar. Dipten çıkardığı sürgünler bir süre uzar ve tepeden toplu halde, her dal ucunda çok sayıda çiçek açarlar. Çiçekler fazla iri olmaz. Susuzluğa dayanıklılıkta çok iyidirler. Belediyeler parklarda ve yol kenarlarında en çok bodur gül kullanır.

Minyatür gül: Adı gibi minyatür yapılıdır. Dallar genelde kürdan gibi incecik olur. Boyları 15-20cm olup 30cm’yi pek geçmez. Küçük saksılarda hediyelik olarak yetiştiriciliği yapılır. Ev içlerinde güneşli pencere kenarlarında yaşamaya adapte olmaya elverişlidirler.

Sarmaşık gülleri: Aslında sarmaşık değil, tırmanıcı özelliktedir. Tırmanacak şey bulmazlarsa ya yerde sürünücü ya da sürgünleri böğürtlen gibi kavisli dallar halinde gelişir. Çoğunluk çeşitleri kalıcı gövde oluşturmaz. Her yıl dipten yeni güçlü sürgünler çıkarır. Birkaç yıllık yaşlı sürgünler kurur. Bazıları kalıcı gövde şeklinde gelişir. Güller çok fazla melezleştirilmiştir. Sarmaşık güllerinde bu farklı özellikler de bununla ilgili.

Gül yetiştirmek ve bakımı

En başta şu iki şeyi tüm incelikleriyle bilmeniz şarttır:  Birincisi, budama. Her gül çeşidi başka usul budama gerektirir. Sonra, ev bitkisi olmadığını ve ayrıca kışın soğukta en az iki ay dinlenmeleri gerektiğini de bilmelisiniz.

Gül bakımı aşağıda detaylarıyla yazılı. Kısaca gül bir park, bahçe bitkisidir. Güneşli ve rüzgara açık yerlerde sağlıklı yetişir. Gölgeli ve kuytu yerlerde iyi gelişemez. Saksıda da yetişebilir ancak  saksıda gül bakımı çok fazla dikkat ve özen ister.

Gül dikme şekli ve zamanı

Tüm kıyı illerimizde sonbahar ortası ile kış sonu arasında herhangi bir zaman gül fidanı dikmeye uygundur. Kışları sert geçen yerlerde kış sonu ile ilkbahar başını tercih edin. Kazdığınız çukura gül fidanını önceki yeri ile aynı derinlikte dikmelisiniz. Açtığınız çukurun dibine bolca gübre karıştırılmış toprak doldurun. Onun üzerini dört parmak yüksekliğinde gübresiz toprak ile örtün. Sonra toprağın üzerine fidanı oturtun ve gübresiz toprak ile kökleri gömün. En sonunda çok fazla sıkıştırmayacak şekilde toprağı biraz bastırın ve sulayın.

Gül yetiştirmek için uygun yer

Yaygın tavsiyelere göre en az 6 saat direkt güneşli yer lazım. Bence en az 4 saat demek daha uygundur. Ama elbette ne kadar fazla süreli güneş alırsa o kadar iyi. Diğer hayati önem taşıyan faktör esintilerdir. Yeri sürekli esintilere, rüzgarlara ne kadar açıksa o derecede sağlıklı gelişecektir. Aksi takdirde yapraklarında her türlü mantar hastalığı olur. Yaprak bitleri de rüzgarsız ortamlarda daha iyi tutunurlar ve süratle çoğalırlar. Bitlerin yapraklara zarar vermesini mantar hastalıkları takip eder.

Aralarındaki mesafe

Orta büyüklükte bir gül bitkisinin merkezinden her yöne en az 1 metre mesafede başka bir bitki bulunmamalı. Dalların yukarı doğru uzayarak çevreye yan dallar uzatmasıyla 1m² kadar alan kaplayacaktır. Eğer bu şekilde yetişmesine izin verecekseniz çevresi daha da açıklık olmalı. Aralarında iyi bir hava sirkülasyonu olmak zorunda. Birbirleri tarafından veya başka bitkiler tarafından hava akımları ve direkt güneş ışınları engellenmemelidir. Küçük yapılı veya devamlı budamalarla kompakt tutulan güllerde mesafeyi de buna göre düşünün.

Toprak, gübre isteği

Güllerin en sevdiği toprak hem killi hem kumlu ve demir açısından zengin kırmızı topraktır ama şart değil. Çok kireçli, çok kumlu, fazla ağır killi, aşırı humuslu, aşırı asitli topraklarda gül yetiştirmek iyi bir fikir değil. Yani gül hiçbir konuda aşırılığı olmayan her türlü toprakta sorunsuz gelişir.

Başarılı bir şekilde gül yetiştirmek doğru yere, doğru toprağa bağlı olduğu kadar doğru gübrelemeye de bağlıdır. Doğal gübrelerden en iyisi sığır, koyun ve keçi gübreleridir. Sonbahar ortası  – kış sonu ara döneminde gül fidanınızın her yönden 35-40cm uzağından çember gibi bir bölgeyi çapalayın ve toprağa gübre karıştırın. Gül henüz küçük bir fidan olsa bile gübre uygulamasını dibinden en az 35cm uzağından yapmalısınız. Daha büyük güller için 50cm kadar veya daha fazla uzaktan gübreleme yapın.

Doğal gübrelerin yerine özel gül besinleri de uygundur. Bunları paketin üzerindeki tavsiyeye göre kullanın. Özel gül gübresi bulamazsanız eşit ağırlıklı (NPK oranları eşit) suni gübreler, özel bitki besinleri de olur. Bunların dozajını ayda bir vermeye uygun ayarlayarak ilkbahardan sonbahar başına kadar ayda bir defa verin.

Sulama

Normal topraklarda üst yüzey orta dereceden fazla kuruma gösterene kadar su istemez. Killi topraklarda ise üst yüzey iyice kupkuru olmadıkça sulamayın. Gereksiz yere sulamalar kili topraklarda özellikle aşısız güllere zarar verir. Kökleri çürütür.

Geceleri kuvvetli esintiler almayan bahçelerde sulamaları sadece sabah ile öğle arasında yapın. Aksi takdirde akşam sulaması yüzünden gece ıslaklığı fazla nem yapar. bu da yapraklarda pas, külleme, mildiyö gibi mantar hastalıklarına sebep olur.

Kışın ne yapmalı?

Güller hafif ve orta şiddetteki don olaylarına dayanıklıdır. Ağır don olayları olan yerlerde kışın nasıl korunur, daha aşağıda ilgili başlık altında yazılı. Uygun şartlara sahip seralarda yetiştiriyorsanız kışın en az 2 ay soğukta dinlenmelerini sağlamalısınız. Bu kesin şarttır.

Yaz malçlaması yediveren gül yetiştirmek için önemli

Çoğu kişinin es geçtiği, önemsemediği ama ciddi önem taşıyan bir uygulama. Başarılı bir şekilde yediveren gül yetiştirmek buna bağlı. Yaz sıcaklarında güllerinizin keyfinin kaçması, çiçek açmaması, tomurcukların gelişiminin yarıda kalması, daha küçük çiçek açması vesaire sorunlarını malçlama ile büyük ölçüde veya tamamıyla önleyebilirsiniz. Yani yapacağınız şey güllerinizin dip ve çevresindeki toprağın ısınmasının tamamıyla önüne geçmektir.

Yazın şiddetli sıcak olmayan yerlerde gül diplerinde basit yer örtücü bitkiler işe yarar. Ama daha etkili bir şeye ihtiyacınız varsa en iyi çözüm ağaç kabukları kullanmaktır. Malçlama amacıyla kullanılan ağaç kabukları peyzajcılara yönelik malzemeler satan fidanlıklarda bulunur.

Bir gül fidanının her yöne en az 40cm kadar uzağına kadar dip toprak yüzeyini örteceksiniz. İyice örtün. Hatta ağaç kabuklarıyla iki kat malçlama yapın.

Evde, ofiste gül yetiştirmek

İlkbahardan sonbahara kadar çiçek açan yediveren gülleri iç mekanlarda ancak şu şartlara dikkat ederseniz sağlıkları bozulmaz: Soğukta kış dinlenmesi istediklerini en baştan bilin, unutmayın. Öncelikle evin şartları önemlidir. Gülün günde en az 4 saat direkt güneş alacağı bir pencere önü en önemli şart. Pencereyi ise neredeyse 24 saat devamlı açık tutmalısınız. Yoksa vantilatör pervane çalıştırarak hava hareketleri sağlamanız gerekli. Bu iki şart kesin olarak mümkün değilse iç mekanlarda gül yetiştirmek de mümkün değildir. Hiç düşünmeyin bile.

İç mekânlara hangi çeşit gül uygundur?

Bodur güller ya da yukarıda anlattığım gibi ortaboy çalı tipinde yediveren gülü. Bir de minyatür güller var ki bunlar evlere daha iyi adapte olurlar ama sadece görsellik açısından işe yarar. Kokmazlar, çok da küçüktürler. İç mekanlarda gül yetiştirmek için en iyisi bodur güllerdir. Hem bunların kokulularını bulmak kolaydır.

Saksı ve toprak

Minyatür güllere en az 15cm X 15cm (derinlik-yükseklik) boyutlarında saksı, bodur ve diğerlerine en az 30cm X 30cm ebatlarında saksı gereklidir.  Toprak ise suyu iyi süzdüren ve çabuk kuruyan nitelikte olmalı.
İç mekanlarda yetiştirmek istediğiniz gül için farklı bir toprak karışımı yapmanız lazım. En iyisi şöyle: 4 ölçü salon bitkisi torfu + 1 ölçü doğal arazi toprağı + 1 ölçü temiz dere kumu – 1 ölçü ponza taşı. Hepsini birbirleriyle iyice harmanlayın. Gübrelemeyi ise aynen şu şekilde yapın: Saksı bitkilerine hayvan gübresi nasıl verilir?

Sulama ve besin verme

Toprak üst yüzeyinin ıslaklığı kaybolup nemliliği de elinizle kolayca ufalayabileceğiniz şekilde azaldıkça yapın. Besin vermeye gelince: Yukarıda gübrelemeyi anlatmıştım. Eğer öyle yapmazsanız bitki besini vermeniz lazım. İlkbahardan sonbahara kadar gülün gelişim hızına göre ayda bir veya iki defa besinli su ile sulayın. Çiçekcoşturan, Vilmorin vb sıvı bitki besinlerinden genel amaçlı olanları uygundur. Eğer özel gül besini bulursanız üzerindeki tarife göre kullanın. Ama dozajını saksıya uygunlukta düşük tutun.

Yıkama

Güller yıkanmayı çok sever. Gelişim çok sağlıklı ve hızlı olur. Fakat esintili olmayan günlerde yapmayın. Yoksa yapraklarda hastalık olacaktır. Öğle öncesi yıkayarak tekrar açık pencere önüne getirin. Her gün yıkasanız daha iyi olur ama toprağı her gün sulamak zarar verir. Banyoda saksıyı yan tutup toprağı ıslatmadan duş altında yıkayın. Eğer haftada en az iki defa güzelce yıkarsanız evlerde güllerden eksik olmayan örümcek bit zararlısına da asla fırsat vermemiş olursunuz.

Kış dinlendirmesi

Eylül sonunda gülünüzü dışarı çıkarın. Baharda siz ne zaman pencereleri saatlerce açık bırakacaksanız işte o zamana kadar bir daha içeriye almayın.

Teras ve balkonlarda saksıda gül yetiştirmek

Yukarıda evde-ofiste saksıda gül yetiştirmekten bahsettim. Ama bu konu saksı güllerinin gübrelenmesi dışında biraz farklı. Çünkü sürekli dışarıda güneş altında kalacaklar. Farklılıklar aşağıda anlattıklarımla sınırlıdır:

Toprak olarak torf toprak+ doğal arazi toprağı eşit oranlarda birbiriyle karışım yapın. İlkbahar ve yaz boyunca saksıdaki üst yüzey toprak elinize yapışmadan ufalanacak kadar ıslaklığını yitirdikçe vakit kaybetmeden sulayın. Saksı olarak mutlaka mümkün olduğunca büyük ve eski tip çömlek saksı kullanın. Çünkü gülleri çok güneşli yerlerde, yaz kış dışarıda açık havada tutmak zorundasınız. Çömlek saksı gülün toprağını ve köklerini yazın şiddetli sıcaktan, kışın şiddetli soğuktan korur. Ayrıca mayıs sonu- ağustos sonu ara döneminde tam öğle saatlerinin dik güneşini direkt almamalıdır. Buna önem olarak teras bitkilerinizin üzerlerine güneş filtreleme amaçlı sera tülü germenizi tavsiye ederim.

Güllere budama

Diğer bitkilere göre daha büyük önem taşıyor. Hangi özellikte gülleriniz varsa budamalarını da ayrı tarzlarda yapmak zorundasınız. Yeni gelişimler nasıl oluyor, ne zaman tekrar çiçek açma ihtimali var, bütün bunlara göre budamalar değişir. Aşağıda çiçek açma özelliklerine göre ve gelişim özelliklerine göre gereken gül budamalarının nasıl olacağını anlattım.

Yılda bir defa ilkbaharda çiçek açan güllerde budama

Çiçek verimliliğinin iyi olmasında aşağıdaki 4 tip budamanın doğru yapılmasının önemi büyük.

a) Güller her yıl birkaç yeni ana gövde oluşturur. Dip sürgün olarak çıkar ve dimdik yukarı uzarlar. 4 yaşını geçmiş olanları dipten kesin. Fazla yaşlanmış, genç olsalar bile diğerlerine göre çelimsiz ya da güdük kalmış olan ana dalları ilkbahar çiçeklenmesinden sonra en dipten kesin. Gül daima sağlıklı ve genç kalmalıdır. Ayrıca dipten yeni gelen körpe sürgünlerin hepsine izin vermeyin. En güçlülerden ihtiyacınız olan sayıda yeni gövde oluşmasına izin verin. Diğerlerini fazla yükselmeden en dipten yok edin.

b) İç içe gelişen yan dallar. Yine çiçeklenmeden hemen sonra gereken bir budamadır. İlkbaharda uzayan, bir arada karma karışık gelişen gül dallarından güçsüz görünenleri ve fazla bitişik olanları kesmelisiniz.

c) Yeni dip sürgünlerinde uç alma budaması. Sürgünlerin yan dal vermesini çabuklaştırmak için yapacaksınız. Haziranın son haftasına kadar halledin. 1 metre idealdir. Boyu 110cm olduğu zaman tepeden 10cm uç kısmı kesin. Haziran sonuna kadar yeterince uzama olmamışsa bile daha fazla beklemeden hemen uçlarını kesin. Zira bir an önce o sürgünler yan dal vermeli ki gelecek yıl çiçek açacak kadar yapılanma imkanları olsun.

d) Çiçek verimi budaması çiçek açmayı garantiler. Hem de çiçekler iri olur. Zamanı önemlidir. Kışın ağır don olayı olan yerlerde zamanı kış sonudur. Diğer yerlerde ise sonbaharda, havalar epey soğuduğu zaman. En uygun zaman mesela Ankara’da kasım başı, İstanbul’da kasım ortası, Bodrum’da aralık ayı ortasıdır. Eski dalların üzerinden yıl içinde yeni gelişen yan dalları (ilkbaharda çiçek açmış dallar dahil) 3 veya 4 göz kalacak şekilde kısaltın. Çok kısa iseler hiç dokunmayın. Çünkü bunlar uçtan sürerek tomurcuk verir. 3-4 göz kalacak şekilde kısalttıklarınız ise genelde iki dal uzatarak tomurcuk verirler. Her bir dal ucunda tomurcuk sayısı değişir.

Yediveren güllerinde budama

a) Uzun, çok güçlü saplar ucunda tek veya çok az sayıda çiçek açanların ana gövdelerini yok gibi kısacık tutabilirsiniz. Bodur gül muamelesi gibi (bunun tarifi biraz aşağıda). Ama benim tavsiyem o yönde değil. Elbette tercih sizin. Ortalama 4 tane, birbirinden uzak, dipten gelişmiş ana gövdeleri olmalı. 1m ile 1,5m arası boy uygundur. Böylece gülünüz aylarca tekrar tekrar çiçek açmaya çok hevesli olur.

Çiçekleri geçince dallardan bazılarını tam dipten, bazılarını üstlerinde birkaç yaprak kalacak şekilde ortaya yakın yerlerden kesin. Yani daima gelişimleri ve tomurcukları takip edeceksiniz.

Ana gövdeleri birkaç yılda bir yenilemelisiniz. Toprak altından gelecek ya da en dipten çıkacak olan sürgünlerin içinden sadece çok güçlü olanlarından sadece bir tanesinin gelişimine izin verin. Yılda sadece bir tanesine. Böylece her yıl en eski bir ana gövdeyi tam en dibinden kesip yok edin. Sonuçta gülünüz daima genç, daima son derece dirençli kalacaktır.

İlkbahardan yaz sonuna kadarki dönem budamalarında gül asla yapraksız kalmamalı. Bütün dallarda toplam olarak en az 15 yaprak kalacak şekilde budayın ki kökler o yapraklar sayesinde bünyeyi beslemeye devam etsin. Bu arada yaprak ve yaprakçık farklıdır. Tek başına bir gül yaprağı en az 3, en fazla 9 adet yaprakçıklar bütünüdür. Yani yaprakçıkları değil yaprak sayısını dikkate alın. Varlıkları hayati önem taşır.

b) Narin dallarda çiçek açan yediveren güllerinin gövdelerini yarım metreden kısa tutmayın. Yoksa çiçek verme verimi bir hayli az olur. Bunlarda ana gövdelerin tazelenmesi de önemlidir. Güçlü dip sürgünü çıkarttıkça üç veya dört yıldan daha yaşlılarını en dipten kesmelisiniz.

Bodur gülleri ve minyatür gülleri budama

Bunlarda çiçek açma yeni sürgünlerin tepelerinde çok sayıda olur. Gerçi çiçekleri biten sürgünlerin yan dal verip çiçek açmaları da mümkün. Ama esas gür çiçek açmaları dipten çıkan kuvvetli sürgünlerin tepelerinde olacaktır. Eğer malçlama yapmazsanız yaz aylarında yeni dip sürgünleri çıkması hiç mümkün olmaz. Sadece ilkbahardan ilkbahara olur. Bu durumda tepe çiçekleri solup giden sürgün dalların sadece tepe taç kısımlarını budayın. Bu sayede o dal yan dallar vererek çiçek açar. Ama eğer yeni dip sürgünü gelirse, veya gelmese bile o zaman sadece ilkbahardan ilkbahara aşağıdaki gibi yapın.

Yeni güçlü dip sürgünler gelişimini tamamlamaya doğru, yani güçlüce uzayıp tomurcuklar belirdiği zaman eski dallardan, eski dip sürgünlerden en yaşlılarını en dipten kesin. Diğerlerini ise üzerlerinde birkaç yaprak kalacak şekilde biraz kısaltın. Bunlarda tam dipten budama zamanı yeni güçlü sürgünlerin güçlerini ispat ettikleri zaman, yani çiçek açmaya başladıkları zamandır.

Sarmaşık güllerinde budama

Sadece ilkbaharda çiçek açan sarmaşık güllerinin yeni dip sürgünleri ilk yıl çiçek açmaz, sonraki yıl çiçek açarlar. Buna dikkat ederek genç sürgünleri budamayın (gerçi fazla sayıda iseler elbette sayıyı azaltırsınız). Yaşlı ya da bu yıl baharda çiçeklenmiş olan uzun sürgün dalları isterseniz ilkbaharda çiçekleri solduktan hemen sonra en dipten keserek yok edin. Yeni gelişmekte olan dip sürgünler hızla onların yerini alacaktır. İsterseniz yeni dip sürgünler yarım metreyi aştıkları zaman çiçekleri geçen eskileri dipten kesip yok edin.

Yediveren sarmaşık güllerine ise şekil verme budamaları yapın. Yani korkmadan istediğiniz gibi dallarda yönlendirme budaması yapmalısınız. Güçten düşmüş dalları ise güçsüz yerlerini keserek veya en dipten keserek budayın. Yine aşırıya kaçmamanızı tavsiye ederim. Ta ki gülünüz güçten düşmesin, küsmesin.

Her çeşit gülde dip sürgün budaması

Güller bazen aynı anda çok sayıda dip sürgünü çıkarır. Sayıca fazlalık veya tam bitişik gelişimler varsa bunlar birbirlerinin gelişimlerini sekteye uğratır. Uygun sayıda ve uygun uzaklıkta olmalarını sağlayacak şekilde birkaçını  henüz çök küçükken en diplerinden koparıp yok edin. Kalanlar sağlıklı bir şekilde büyüdükten sonra nasılsa tekrar yeni dip sürgünleri gelecektir. Hatta gelişimi kontrol altına aldığınız için gülünüz fazla yorulmaz ve birkaç hafta sonra dipten tekrar yeni filizler verir. Onları ise ihtiyaç yoksa dipten yok edin. Ya da sadece en beğendiklerinizi, gerekli gördüklerinizi bırakın. Diğerlerini en başta köreltin.

Baston güllerde budama

Baston gülün tepe kısım gelişimleri yukarıda anlattığım gül çeşitlerinden hangisinin benzeriyse o kısımda ona göre budama yapın. Aşılı kısmın daha aşağısındaki filizleri ise daima ilk gördüğünüzde yok edin. Ayrıca baston güllerde fazla ağırlık olmaması için aşırı dallanmalara engel olmalısınız. Aksi takdirde fırtınalarda gövde ortadan kırılır.

Budama benzeri diğer önemli bakım bilgileri

Şu iki mesele gerçek budama sayılmaz ama güllerin sağlıklı ve düzgün yetişmeleri için önemlidir:

1- Yediveren güllerde solmuş çiçek budaması

Bunları derhal tepelerinden keseceksiniz ki meyve vermeye, tohum oluşturmaya girişmesinler. Çünkü bitkinin tohum oluşturmaya girişmesinin yeni gelişimlere gerek duymama ve yeniden çiçeklenmeye gerek duymama gibi sonuçları oluyor. Ama kışları sert geçen yerlerde yaz ortasından sonra açan çiçeklerin meyveye gitmesi faydalıdır. Bunlara izin verin. Bünye yeni gelişimlerden tamamıyla vazgeçip olabildiğince güç ve enerji depolamaya girişir. Bu da kış soğuklarına karşı daha dirençli, daha dayanıklı olmasını sağlar.

2- Dip filiz köreltmesi

Özellikle baston güllerde aşılı kısmı iyi tanıyın ve onun 1cm bile aşağısında hiçbir filizlenmeye izin vermeyin. İlk göründüklerinde tırnağınızla kazıyarak yok edin. Çünkü onlar alt yabani gülün filizleridir. Üstteki aşı kısmıyla bir alakası yoktur. Eğer izin verirseniz kökler kendisine ait olan bu esas filizleri besler, diğer aşılı kısmı terk eder ve üst kısım kurur. Diğer güller için dip filiz köreltmelerine zaten değinmiştim.

Gül çoğaltmak, gül üretimi

Gülleri çelikle ve tohumla çoğaltmak mümkündür. Fakat en güvenlisi, en iyisi aşı ile çoğaltmadır. Bunun niçin önemli olduğunu ve ayrıntılarını aşağıda güllerin aşılanması konusundan okuyun. Diğer yolların niçin pek güvenli olmadığını da orada açıkladım.

Tohumla

Az bulunan safkan türler hariç, diğer tohum veren güllerin tohumlarından gelişen yeni fidanlar genellikle anadan farklı renk ve şekilde çiçek açarlar. Sebebi tohum aldığınız gülün safkan değil melez yapıda olmasıdır. Gerçi güzel sürprizlerle karşılaşmak da mümkün. Mini fidanlar 3. veya 4. yıldan itibaren çiçek vermeye başlarlar. Küçük yapılı güller ve yediveren gülleri iyi bakılırsa 2. yılda yani 1 yaşına geldiklerinde çiçek vermeye başlarlar.

Yarı olgun dal çeliğiyle

Yani köklendirmek üzere kesip alacağınız dal olgunlaşmasını yeni tamamlamış ve hâlâ yapraklı olacak. Hediye gül tek çiçek sapı da uygundur. Fazla uzun değil, en az 3, en fazla 5 yaprak gözü olan çelikler hazırlayın. İki uygun zaman var. İki paragraf halinde anlatmaya çalıştım.

1- Sonbahar ortası – kış sonu ara döneminde dalların yapraksız olması önemli değil. Bu halleriyle de işe yararlar. Açık havada direkt toprağa dikeceksiniz. Toprak ise mutlaka ⇒ köklendirme toprağı olmalıdır. Yoksa dalların çürüme riski yüksektir. İlkbahar ortalarına doğru yeni yapraklar büyümüş olsa bile köklendiklerini sanmayın. Köklenme hem geç hem yavaş yavaş olur. Köklenme olduktan sonra yeni dal uzamaları kuvvetlice gerçekleşir. İşte ondan sonra mini fidanlarınızı köklerini tutunmuş olduğu topraktan hiçbir şekilde ayırmadan esas toprağına aktarın.

2- Diğer uygun zaman ilkbahar başından ilkbahar sonuna kadarki dönem. Eğer ilkbahar ortasını geçmişseniz dallar yapraklı olsa daha iyidir. Mini sera uygulaması yapmanız da gerekiyor. Bunun için ayrıntılı bilgi: » Yarı olgun dal çeliği

Tam olgun dal çeliği ile

Sonbahar ortası ile kış başı arasında açık havada direkt toprağa dikme yolu. Tamamıyla olgunlaşmış fakat dış kabuğu tam odunlaşmamış, en fazla 2 yaşındaki sağlıklı dallardan ortalama 25cm boyunda çelikler hazırlayıp güneş alabilecekleri bir yere, hafif eğik konumda, üçte ikisi toprak altında kalacak şekilde dikin. ilkbaharda köklenir ve büyümeye başlarlar. Ayrıntılı bilgi: » Olgun dal çeliği

Basit daldırma yoluyla

Güller bu usulle kolayca kök salıyor. Sarmaşık güllerinde ve toprağa yakın esnek dalları olan diğer güllerde de olur. » Daldırma usulü köklendirme sayfamdaki “basit daldırma” yöntemini okuyun ve ona göre gerekenleri yapın.

Çelik ve daldırma yoluyla elde ettiğimiz gül fidanları ne zaman çiçek açar?

Köklendirip ürettiğiniz gül fidanları eğer yediveren güllerinden iseler ve yeni çıkan dallar yeterince güçlü büyüyorsa ilk yıl çiçek açabilirler. Ama genelde bir sonraki yıl çiçek vermeye başlarlar. Esas randıman 3. veya 4. yılda başlar. Diğer sadece bahardan bahara çiçek açan güller 3. yıldan önce çiçeklenmez. Öncelikle güçlü gövde ve yan dallar oluşturmaları gerekiyor. İlk yıl az dallanır ve yeterince köklenmeye çalışır. İkinci yıl yeni dip sürgün çıkarmaları gerekiyor. Üçüncü yıl güçlü dallardan yan dallar çıkarmakla çiçek açarlar. Ya da çiçek açmaları 4. yıla kalır.

Hastalıkları, zararlıları

Güller en sağlıklı olarak esintisi bol ve günde en az 4 saat direkt güneş alan yerlerde yetişir. Bu şartları taşımayan yerlerde her türlü hastalık baş gösterir. Bütün mantar hastalıkları ve her çeşidinden bitki bitleri gelir gülleri bulur. Yılda bir defa çiçek açan eski tip güller hastalıklara daha dirençlidir ama parazitlere gelince durum aynıdır.

Güçlü esintiler almayan yerlerde, sabaha karşı veya akşamları otomatik sulama yapılan yerlerde mildiyö, pas, külleme hastalıkları mutlaka olur. Önünü alamazsınız. Sulama gerektiği zaman sadece sabahın geç saatlerinde, öğleye doğru sulama yapmalısınız. Devamlı güçlü esintilerin hakim olduğu yerlerde akşam sulamanın zararı olmaz. Ya da sulama saatleriyle uğraşmak yerine güllerde mantar hastalıklarına karşı kullanımı kolay Topas adlı ilaçtan kullanın rahat edin.

Her türden bitki bitleri güllere musallat olur. Az rüzgarlı yerlerde ve kapalı camekanlı mekânlarda örümcek bitler en büyük zararı verirler. Üstelik onların yapraklarda çalışmaya başlamasının hemen peşinden pas hastalığı ortaya çıkar. Ayrıntılı bilgiler ve mücadele yolları için » Bitki Bitleri sayfama bakmalısınız.

Gülleri kardan kıştan korumak için neler yapmalıyız?

Yaşadığınız yere göre değişir. Meselâ İstanbul’da kışın kesinlikle hiçbir koruma gerekmez. Ankara’da da pek gerekmiyor. Güller hafif ve orta şiddetteki don olaylarına dayanıklıdır. Kar altında kalırlarsa daha iyi korunurlar. Fakat ağır don olayları olan bölgelerde (-25°C ve daha soğuk yerlerde) ciddi korumalar gerekiyor.

Kışın şiddetli don olayları yaşanan yerlerde güllere yapılması gerekenler

Aşağıdaki tüm paragraflardaki tavsiyeler Ankara’dan daha soğuk olan memleketlerde gül yetiştirmek için kesin gereklidir. Gülünüz meyve veriyorsa ve tekrar çiçeklenmesi için meyve vermesin diye solan çiçekleri hemen koparıyorsanız iyidir ama yaz ortasından itibaren bırakın meyve oluştursun. Çünkü bütün bünyenin kış soğuklarına direncini arttıran yapılanmaları sağlar.

Soğuklar başlayınca:

Ana gövdeyi, ana dalları mutlaka korumaya alın

Güllerin dip kısmı (toprak yüzeyi) 15-20cm (soğuğun şiddetine göre daha yüksek de olabilir) sığır gübresi + kuru yapraklar + toprak karışımı ile iyice örtün. Onun üstünü de en az 5cm kalınlığında kuru yapraklarla örtün. En dış yüzey ise yaprakların dağılmaması için dal parçalarıyla, tahtalarla, taşlarla örtmeniz iyi olur. Dalları ise bez çuval ve hasır gibi maddelerle sarın.

Baston güllerine daha dikkatli özen gerek

Baston güllerinin (tijli formundaki güllerin) tepelerindeki düğüm noktası gibi yeri yani aşılı yeri yünlü gibi kalın bir bezle sarın. Onun üstü ise -daha geniş bölge, hatta tepenin tamamı- çuval bezi ile iki kat sarıp sarmalamalısınız.

Şiddetli rüzgar ve dondurucu soğuk

Kışın feci soğukların olduğu memleketlerde gülün dallarını bir arada bağlayıp önce çuval beziyle, sonra hasırla iyice sarmalısınız. Özellikle yılda bir defa ilkbahar sonuna doğru çiçeklenen güllerde bu şart. Sarmaşık güllerini ise, eğer dallar dipten bükülebiliyorsa toprağa yatırıp üstünü samanla örtmeniz iyi olur.

Hastalıklara bu bölgelerde daha fazla dikkat etmeniz gerekiyor

Kışın aşırı soğuk, ağır don olayları olan memleketlerde yaz boyunca (sonbaharda yapraklar dökülene kadar) hiçbir hastalık olmamalı. Güller hiçbir şekilde yıpranmamalı. Ki kışa güçsüz girmesinler. Hastalıklara ve bitlenmelere tedbir olarak bunlar görülmeden önce ilaçlamak en iyi tedbirdir. Ayrıca sulamayı akşamları yapmayıp sabahları çok erkenden olmamak kaydıyla, öğleye doğru yapın. Böylece gece ıslaklığı olmaz ve sonuçta yapraklarda külleme, pas vb. mantar hastalıkları oluşması ihtimali en aza iner. Bitlenmelere karşı da çok dikkatli olmalısınız.

Aşılı güller

Bu kısımda güllerde aşı nedir ve aşılı gül yetiştirmek size ne gibi avantajları sağlar vesaire konularını ele aldım.

Güllerde niçin aşı ile üretim tercih edilir?

Gösterişli çiçek açan hibrit güllerin gerçek doğal tür ataları farklı farklı türlerdir. Toprak istekleri, köklenme özellikleri, hatta iklime göre toprak uyumları bile farklıdır. Dolayısıyla onlardan üretilmiş olan günümüz gülleri için sabit, genel bir toprak uyumundan söz edilemez. Bunları çelikten üretirsek toprağımızda nasıl gelişim gösterecekleri, nasıl verimli olacakları açılarından işimiz tamamıyla şans kalmıştır. Hem köklerinin topraklardaki parazitlere ve hastalıklara karşı dirençleri de düşüktür. İşte bütün bunlardan dolayı çoğaltmak istediğimiz gülleri kök uyumu mükemmel başka güllerin üzerine aşılamamız gerekiyor. Böylece her farklı toprakta sorunsuz gelişirler. Hem daha dayanıklı olurlar hem de daha verimli çiçeklenirler.

Aşıda kök bitkisi olarak en çok tercih edilen tür yabani gül kuşburnudur (Rosa canina). Bu yabani gül türü Anadolu’nun birçok yerinde, kışın aylarca şiddetli soğuk görülen yüksek bölgelerinde bile, toprağı kıraç ve aşırı alkalinli yerlerde bile doğal olarak gayet coşkulu yetişiyor. Kökleri her olumsuz şarta yüksek uyumludur. Ayrıca çok gür köklenme özelliği vardır. Topraktan çok iyi beslenebiliyor. İşte bunların üzerine aşılama sayesinde gül yetiştirmek gayet kolay olur.

Aşının bir sakıncası ve çözümü

Yabani güllere aşı yanlış yere yapılırsa zamanla alttan yabani gülün filizleri daha kuvvetli çıkar ve eğer bunlar derhal köreltilmezse, ihmal edilirse süratle büyürler. Üstteki kaliteli gül güçsüz düşerek zamanla ölür. Geriye kalan şey artık yabani güldür. Bu riski bertaraf etmek için eski usul aşılamaları terk etmek şart. Doğru usul aşağıda.

Güvenli aşılama metodu

Bu aşılama metodu %100 yoğun nemli hava hareketleri olan ortam gerektirir. Şartlarda kusur yoksa üç haftada aşı tutar. Hem filizlenme hem köklenme başlar. » Şu sayfadaki videoyu izleyerek güvenli aşılamayı daha iyi öğrenebilirsiniz. Videoda gördükleriniz hakkında ingilizce bilgiler » şurada ve özellikle » şurada. Kısaca özetlersek şöyle:

Yabani gülden sadece iki yaprak gözlü kısa çelikler alınır. Alt yaprak giderilir ve dibinin filizlenecek yeri köreltilir. Üst kısmı ise, üst yaprak ve filiz gözü kesip atılacak şekilde 45 derece açı ile kesilir.

Makbul anaç gülden aynı özellikte yine iki yaprak gözlü kısa çelikler alınır. Alt yapraklı bölgesi kısmı 45 derece açıyla kesip atılır. Üstteki yaprak mutlaka sağlıklı şekilde durmalıdır. Yabani gül çeliğinin kesik yerine uç uca aynı hizaya getirilir ve bağlanır (veya yan resimdeki gibi basitçe bir mandallanır). Sonra bu aşılı çeliklerin dip kısımlarını köklendirme tozuna bulayarak tek tek mini viyollere perlit + saf torf karışımı toprağa saplıyorlar.

Üstteki yaprak uygun ortamda fotosentez yapmaya devam eder. Yabani gül kısmı toprakta köklenecek ve sadece ıslah gül olan üst kısım filizlenip yapraklanacaktır. Bunlar biraz gelişince ayrı bir yetiştirme serasına alıyorlar.

Yabani kök sürgünlerinin değerlendirilmesi

Aşılı güllerin avantajlı yönünü ve kök sürgünlerinin tehlikesini yukarıda yazdım. Bilinçlice aşılanmış güllerde kök (yabani gül) kısmı filiz vermez. Eski usul aşılamalarda yabani gülün dipte filizlenecek birkaç yeri mutlaka vardır ve bazen filizlenirler. Eğer filiz veriyorsa tehlikeli (derhal yok edilmeli) ama o sürgünler gerekirse değerlendirilebilir. Mesela yeni aşılı gül fidanı elde etmek için: O sürgünlerden birinin gelişmesine izin verirsiniz. Yeterince olgunlaştığında dipten aşı yaparsınız ve böylece eski aşılı yerin yedeğini oluşturmuş olursunuz. Ya da dipten keserek alır ve aşılayarak köklendirirsiniz. Yabani gül kısmının filizleri bu şekillerde değerlendirilebilir. Çünkü aşılı kısma pek güven olmaz. Bir kaza sonucu veya bir hastalık sonucu ölebilir. Yedek almak iyi olur.

Marka güller (ünlü gülcüler)

Son yüzyılda koku ve güzelliğin yanısıra hastalıklara direnç, yaprak güzelliği vb özelliklerinde de çalışmalar yaparak yeni gül çeşitleri türeten insanlar isimleriyle marka olmuştur. En çok bilinen iki isim David Austin ve Meilland’dır. Bu isimler gül türleri veya çeşitleriyle ilgili değildir: Gül üretimi ve ticareti yapan firmaların isimleridir.

David C.H. Austin Gülleri

İngiltere’de 1926 doğumlu David C.H. Austin kendi türettiği kokulu ve gösterişli çiçekli gülleriyle markalaşmıştır.

David Austin güllerinden örnekler

Meilland Gülleri

Meilland 160 yıllık büyük bir aile firmasının adıdır. Gül üretim işinde şimdi 6. kuşağında olan Meilland Ailesi’nin kendilerine göre bir gül kalitesi anlayışı var. Güllerin hastalıklara, doğal koşullara dayanıklı özelliklere sahip olmasına ve yapraklarının bile gösterişli olmasına dikkat etmişler. Her yıl melezleme çalışmalarıyla devamlı yeni yeni gül türleri üretirler.

Meilland ailesinin ürettikleri gül türleri farklı isimleriyle tek tek patentlidir. Sahip oldukları patentler 1000’in üzerinde. Artık iyice markalaşmış çok tanınmış türler ise 600 kadar. Bunlara dünyanın her yerinde Meilland gülleri derler.

Şu anda işin başında Alain Meilland bulunuyor. Fransa, Fas, İspanya, Hollanda ve ABD’nin Kaliforniya eyaletinde üretim, satış ve pazarlama tesislerine sahipler. Sadece Fransa’da 200’den fazla kişi Meilland Gül Firması sayesinde geçimini temin ediyor.

Meilland gülleri

Gül yağı ve Isparta gülü

Bu bölümde konu gül yağı yapımında kullandığımız tür (Isparta gülü) hakkında bilimsel ve tarihi bilgiler ve Bulgaristan’da başlayan gül yağcılığımızın Türkiye’de devam eden, edemeyen hazin öyküsüdür.

Isparta gülü (Rosa × damascena)

Aslında Şam gülüdür. Hibrit türdür. En çok Bulgaristan’da ve Türkiye’de gülyağcılığı amacıyla yetiştirilir. Bilimsel adı: Rosa × Damascena. Arabistan’da Taif’te de çok yetiştirirler. Isparta gülünün pembe renginin tonu ve çiçeğinin iriliği hem toprak özelliğine hem iyi bakıma göre değişir. Gerçi birkaç çeşidi de var. Daha iri ve daha fazla katmerli çiçekli bir çeşidi reçellik gül olarak kullanılır.

Isparta gülü

Ne zaman nasıl hibrit edildiği kesin olarak bilinmiyor. İlkin İran’da gül yağı amacıyla yetiştirilmiş, sonra Araplar tarafından Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine yayılmış, daha sonra gülyağı amacıyla en yoğun yetiştirilmesi Türkler tarafından Bulgaristan’da başlatılmıştır. Rosa gallica ve Rosa moschata adlı doğal türlerden hibrittir. DNA analizleri sonucu bu hibritin oluşmasında ayrıca Rosa fedtschenkoana türünün de kullanılmış olabileceği düşünülüyor.

Isparta gülü yetiştirmek için gerekenler: Yukarıda bahardan bahara çiçek açan güller hakkında verdiğim budama vesaire her bilgi aynen geçerlidir.

Osmanlı’nın muhteşem Gül Vadisi Bulgarlara kaldı.

Osmanlı sarayının gül kokuları, gül şerbetleri, gül reçelleri Bulgaristan’ın tam ortasındaki Kızanlık şehri civarındaki Gül Vadisi’nde yetiştirilen güllerden yapılırdı. Bir zamanlar Anadolu’dan daha yoğun bir Türk beldesi olan Bulgaristan’da Osmanlılar büyük çapta ticari gülcülük yapıyordu. Şimdi Bulgarlar devam ediyor.

Kızanlık ve Gül Vadisi

Kışın ısının 0C derecenin altına pek fazla düşmediği Kızanlık ikliminin güllere uygun olduğunu Osmanlılardan biri (zamanın Kızanlık kadısı) anlamış ve Tunus’tan oraya aslında Şam gülü denen, günümüzde Isparta gülü dediğimiz hibrit gül çeşidini getirmiş. Böylece orada Türkler tarafından gülcülük başlatılmış. Bölgenin çok önemli gelir kaynağı olmuş. 1878’de özerklik sonucu Türkler baskılardan dolayı kaçmaya başladı. Sonra 1908’de bağımsızlık kazanmasıyla Bulgaristan’ı tamamıyla kaybettik.

Bulgarlar 2. Dünya Savaşı’na kadar gülyağı üretiminde dünya birincisi idi. Savaşın büyük yıkımları yüzünden birinciliği Türkiye’ye kaptırmıştır. Bugün ise Türkiye’yi tekrar geçtiklerini iddia ediyorlar. Kızanlık – Gül Vadisi’nde 1903 yılından beri her yıl Haziran başında yapılan Gül Festivali’ne son yıllarda uluslararası tanıtımlarla daha fazla önem veriliyor ve binlerce turist çekiliyor. Bulgaristan ekonomisine az da olsa turizm geliri sağlıyor. Türkiye’de ise Isparta’da 2000 yılından beri “Gül ve Halı Festivali” düzenleniyor. Amaç bu festivalin dünya çapında bir etkinlik olması olsa da henüz Türkiye’de bile kimse bilmez. Ancak Isparta’da biliniyor.

Kızanlık Gül Festivali her yıl mayıs sonu – Haziran başı arasında yapılır.

Güllerin Kızanlık’tan Isparta’ya gelişi

Ispartalı İsmail Efendi gülyağcılığına büyük heves sarmış ve Bulgaristan’daki Gül Vadisi’ne gidip gelmiş. Gülleri Bulgaristan’dan gizlice getirdiğini söyleyenler de var, aynı güllerin bölgede zaten bulunduğunu söyleyenler de var. Ama kesin olan şey şu ki Isparta’da gülyağı üretimini başlatan İsmail Efendi’dir ve işi daha iyi anlamak için Kızanlık’a gitmiştir. Oradan gül fidanları getirmiş olacağı kuvvetli ihtimal. İsmail Efendi’nin ilk heveslenmesi tarihinin Bulgaristan’ın özerklik kazanması ile bağımsızlık ilan etmesi arasında olması da o gülleri Bulgaristan’dan getirmiş olması ihtimalini kuvvetlendirir. Fakat öte yandan İsmail Efendi’nin ilk gülcülük girişimi olarak 1888 yılından söz edilmiş ki ondan yıllar önce Bulgaristan’dan gelen Kızanlık köylüleri beraberlerinde getirdikleri gül fidanlarını İstanbul Anadolu yakasında yetiştirmeye başlamışlardı.

İsparta’da gül hasadı (mayıs)

İsmail Efendi Isparta’da gül yağcılığını başlatmak için dişiyle tırnağıyla yıllarca uğraşırken İstanbul’da Sultan 2. Andülhamid Han’ın büyük desteği ve teşvikiyle gül yağcılığı başlamıştı bile. Ama ne yazık ki devam ettirilemedi.

Sultan 2. Abdülhamid Han’ın muhteşem gül bahçelerini kimler niçin çöplük yaptı?

Türkiye’de gülyağcılık Isparta’dan önce İstanbul’da başlamıştı (1886). Osmanlılar Bulgaristan’ı kaybederken Kızanlık’taki gülcülük işini bırakıp yanlarında gül fidanlarıyla istanbul’a göçen Türklere Sultan 2. Abdülhamid Han İstanbul Anadolu yakasında Çavuşbaşı – Hekimbaşı civarlarında gülcülük yapma imkânı sağlamış. Kendi arazilerini onlara gül yetiştirmek amaçlı kullanım için tahsis etmiş ve gülyağı üretim tesisi kurulması için uğraşmıştır. Türkiye’de ilk gülyağı üretimi burada başlamıştı.

Cumhuriyet döneminde bölge sahipsiz kaldı. Daha sonra büyük gül bahçelerinin bazı yerlerinde evler, mahalleler oluşmaya başladı. Kalan geniş güllük alanlarını ise 1970’li yıllarda zamanın bir belediye başkanı çöplük yaptırdı. İstanbul’un en büyük çöplüğü. Hekimbaşı Çöplüğü. Sağlık Bakanı anlamına gelen “Hekimbaşı” adlı yöre çöplük yapılıyor. Burası aynı zamanda Sultan Abdülhamid’in gül bahçeleriydi. 1993 yılında Hekimbaşı Çöplüğü metan gazı oluşumu ve birikimi sonucu patladı. Ölenler oldu. Şu anda ise orası ne çöplük ne de gül bahçesi. Spor yerleri edilmiş.

Baston gül

Baston gül(ler) özel bir tür değildir. Adları sadece tijli form şekilleriyle ilgilidir. Bu formdaki güllere İngilizcede ‘tree roses’ denir. Baston gül yetiştirmek için gereken detaylı bilgiler aşağıda.

Bir baston gül örneği

Baston gül nasıl oluşuyor?

Her iklime uyum sağlayabilen, olumsuz şartlara en dayanıklı, toprak farklılıkları açısından en uyumlu tek gül türü Türkiye’de de doğal olarak çok yerde kendiliğinden yetişen yabani güldür. Yani kuşburnu. Bilimsel adı ise Rosa canina. Baston gül yetiştirmek, tijli formu oluşturmak için çıplak değnek görünümlü kalın ve sağlam gövde olacak kısım işte bu türden, yani yabani gülden olacak. Bir de 2 metreden fazla uzayan kalın dallı gül türleri var. Bunlar da uygundur.

Uygun olgunluğa gelmiş bir yabani gül gövdesi üzerine, gövde dalın yarım metre veya 1 metre kadar yukarısına görmek istediğiniz güzelliğe sahip bir gül türünden aşı yaparsınız. Dalları dik duramayan çeşitten aşı yapacaksanız (yani tepeden sarkıcı biçim verilecekse) bu takdirde 1,5 metre yüksek olması daha gösterişli olabilir fakat gövdenin de ona göre sağlam ve kalın olması lâzım.

Aşı parçası almak için anaç gül seçimi

Devamlı dallanıp budaklanarak ince dallarından bol bol çiçek açan herhangi bir tür aşı için uygundur. Aşı parçası alacağınız anaç gül seçiminde bu özelliğe dikkat edeceksiniz. Yediveren özellikli, küçük yapılı sarmaşık gülleri ve minyatür güller en uygun güllerdir. Upuzun kalın dallar ucunda çiçek açan güllerden aşı yaparsanız gerektiği gibi güzellik, estetik görünüm sağlayamazsınız. Hem bunlar yüzünden güçlü rüzgarların üst ağır kısmı kırma riski daha fazla olur.

Baston güllerinin kök sürgünleri

Kökten çıkan sürgünler yabani gül olacaktır. Onları yok etmek gerekiyor. Özellikle aşıdan itibaren ilk iki yıl dip sürgünleri mutlaka yok etmelisiniz. Böylece kökler mevcut ana gövdeye göre işlemeye iyice alışır. Sonraki yıllarda isterseniz dipten çıkan sürgünlerden bir tanesini yeterince uzatıp ona da tepeden aşı yaparsınız. Baston tazelemesi olur.

Baston ve tijli güllere budama

Tepedeki aşılı kısmı iyi tanıyın. Onun hemen altından ya da daha alttan gelişebilecek filizleri derhal köreltin. Aşılı kısmın üst tarafında budamalamaları ihmal etmeden usulüne uygun yapın. Sakın o kısmı dipten kesmeyin.

Koruyucu destek değneği

Kuvvetli rüzgarda, fırtınada uzun gövde kolayca kırılır. Uzun, sağlam, metal bir çubuğu gövde ile bitişik olarak, toprak altında en az 40 santimi gömülü olacak şekilde kullanmak şarttır. Gövdeyi birkaç yerden bu metal çubuğa sağlam bir şekilde bağlayacaksınız. Çubuğun boyu tepe kısmın yarısına kadar uzun olmalı. Yukarıdaki fotoğrafa dikkat ederseniz ayrıntılar belli.

Yazar: Erdal Yüksel

Kategori: Bahçe / Balkon Süs Bitkileri

Etiketler: | |

'Gül yetiştirmek' hakkında sorular, açıklamalar

  1. Mehmet, İstanbul dedi ki:

    Bir sene önce aşılı turuncu çok güzel kokan gül bahçeye diktim. İlk sene çiçek açtı. Sonra yerini değiştirdim. Toprağına sığır gübresi karıştırdım. O günden beri tomurcuklanıyor ama tam çiçek açacağı zaman tomurcuk sapından çürüyerek açmadan yere düşüyor. Bir türlü çare bulamadım. Sayenizde bu sorunu da çözebileceğimi düşünüyorum.
    ***
    Günümüzde hayvan gübreleri eskisi kadar salıklı değil. Faydasından çok zararını görebiliyoruz. Ya aşırı tuzlu ya aşırı alkalinli çıkıyor. Toprağın dengesini adamakıllı bozuyor. Yani sebep kullandığınız sığır gübresi olabilir. Gerçi asıl sebep yeni yerine dikerken gübreyi veriş tarzınız. Yukarıda gül nasıl dikilir konulu kısmı okuyun ve gübrenin dip kısma nasıl yerleştirilmesi gerektiğini öğrenin. Ama iş işten geçmiş. Bir kış geçirince bol bol yağmur almasıyla durum düzelecektir. Şimdi yapmanız gereken şey biraz paslı çivi, demir, tel parçaları bulun. Gülün dibindeki toprağına karıştırın. Bu yıl işe yaramasa bile bir kış geçirdikten sonra gayet sağlıklı olacaktır.

  2. Aynur, Avustralya dedi ki:

    Geçen sene sarı renk açan gülüm bu sene koyu pembe açtı. Satın aldığım gülü direkt bahçeye ektim ve gübre filan da vermedim. Bu nasıl oldu anlamadım. Böyle bir şey mümkün müdür?
    ***
    Evet. İki olasılık var.
    Birincisi: Sarı çiçekli dal koyu pembe çiçek açan bir gül fidanına aşılanmıştır. Bu yıl ise aşı kısmından değil alttaki ana kısmından uzayan filizler anaya ait özellikte çiçek açmıştır.
    İkinci olasılık: Çiçekleri günden güne renk değiştiren birçok gül çeşidi var. Bazıları önce açık renk açar. Sonra çiçek koyu renge bürünür ve daha da koyulaşarak solar. Bazıları ise koyu renkli çiçek açar. Sonra renk günden güne açılır ve beyaza yaklaşınca solar ve dökülür. Bunlara sihirbaz gülü diyenler oluyor. Bazıları önce sarı açar sonra kıpkırmızı olur. Benim bahçemde iki tip var. Biri önce turuncuya yakın kayısı renkte açıyor. Sonra pembe oluyor. Sonra açık pembe, sonra beyaz gibi toz pembe. Sonra dökülüyorlar. Diğeri sarı açıyor ve zamanla pembe oluyor.

  3. Dilek, Sakarya dedi ki:

    Komşum bahçesindeki büyükçe bir yediveren gülü yok etmek istiyor. Yani kökünden kesmek niyetinde. Yok olmasına gönlüm razı olmadı. Bu yüzden bir şekilde benim bahçeme dikebilir miyim? Biliyorum hiç zamanı değil ama hiç mi yaşatma şansım olmaz? Sonuçta can işte.. Lütfen tavsiye şimdiden teşekkür ederim. İyi ki varsınız..
    ***
    Siz söküp alacak olsanız bile yine de dipten kesilmesi gerekiyor. Yoksa yaz günü rahatsız edilen kökler onca dallara su yetiştiremez ve gül tümüyle susuzluktan ölebilir. Tam dipten değil de 15-20cm gibi kalacak şekilde kısalttıktan sonra söküp alın. Kökler fazlaca rahatsız olacak ama sorun değil. Bahçenize diktikten sonra uzun bir süre hareketsiz kalacaktır. Anca yaz sonuna doğru filizlenmeye başlayabilir. Gecikmeyi normal karşılamalısınız. Gelecek yıl gayet normal bir şekilde hayatına devam edecektir.

  4. Nadide, Yalova dedi ki:

    Bahçemdeki güllerin yerini değiştirmek istiyorum. Doğru vakit ne zamandır?
    ***
    Kasım ortasından aralık ayının ortasına kadar en iyi zamandır. Eğer mecburi bir durum varsa her zaman yapabilirsiniz ama bu durumda bir hayli bocalayacaklar ve tamamıyla toparlanmaları iki yılı alacaktır. Yani çok önemli bir durum yoksa sonbahar sonunu bekleyin derim.

  5. Selahi, Manisa dedi ki:

    Golden gate sarmaşık gül fidanı sipariş ettim ve balkonumda saksıya dikmek istiyorum. Bunun için 74lt hacminde saksı aldım. Kırmızı toprağım var doğal toprağım çok az var. Şakayık bitkisini anlatırken bahsettiğiniz saksı ayarlama şekli bu gül için de geçerli midir? Yani saksının dibine taş sonra 2 ölçek toprak 1 ölçek gübre karışımı üstüne normal toprak ve dikim?
    ***
    Saksılarda en güvenli gübreleme şekli fidanı dikmeden önce dip kısmı deliklerin üzerini taşlarla ve az miktar toprakla örttükten sonra gübrelemek, dört parmak kadar gübresiz toprakla gübreli dip kısmın üstünü örtmek ve sonra fidanı üste oturtup köklerin arasını ve geri kalan boş kısmı gübresiz toprakla doldurmaktır. Kırmızı arazi toprağını torf toprakla karışım yapmak yeterlidir yani torf toprak sayesinde kum gerekmez. Ancak kırmızı toprak fazla ağır killi ise onu önce kendisiyle eşit miktarda dere kumu ile harmanlayın. Sonra kumlu toprağı kendisiyle eşit ölçüde torf toprakla harmanlayın.

  6. Ayhan, İstanbul dedi ki:

    Mart ayı gibi tomurcuk halde 10 kadar Gül diktim. Bitkiler yerine alışıp geliştikçe altlardan yeni çıkan sürgün dalları diğer dallara nazaran çok daha fazla dikenli, düz uzuyor ve çiçek de vermiyor. Bunları dipden kesiyorum ama sonra çıkanlarda hep aynı şekilde sık dikenli ve çiçeksiz çıkıyor. Ne önerirsiniz?
    ***
    Siz aşılı gül fidanları almışsınız. Aşılı kısımdan daha aşağıdan gelişen filizleri dip kısma yani yaban gülüne aittir. Oralardan filizlenmesinin sebebi ise gülleri aşılama işini güllerden anlamayan kişilerin yapmış olmasıdır. Bilinçlice yapılan gül aşılamalarından alttaki ana kısımdan yani yaban gülünden hiçbir filizlenme olmaz. Yapmanız gereken şey o filizleri her gördüğünüzde yok etmek. Yoksa kökler yukarıdaki aşı kısmından gelişen dalları beslemez ve onlar kuruyup yok olur. Aslında en kesin çözüm henüz kurumamış dallardan çelikler hazırlayıp bahçeye dikmektir. Şimdi tam zamanı. Bunlarda öyle problemler olmayacaktır. Yalnız toprağınızın yeterince süzek olması lazım. Yabani güllerin kökleri her toprağa uyumlu olduğu için diğer güzel güller onların üzerine aşılanıyor. Aşıda bundan başka bir fayda yok. Yukarıdaki ilgili kısmı dikkatlice okuyun.

  7. Cantürk, İstanbul dedi ki:

    Geçen sene nisan ayında Bim’den gül fidanı aldım. Hazır toprağa ektim. Çok güzel tepki verdi. Kalın gövdeden bir sürü sürgün verdi. Havalar iyice sıcak olunca daha büyük saksıya aldım ve yaz boyu bir sürü yeni sürgün ve çiçekler verdi. Sonbaharın ortalarında budadım ve içeriye aldım. Ilık ortam iyi geldi sanırım. Ana gövdeden tekrar sürgün ve yapraklar verdi. Havalar güneşli gittiği için arada güneşe koyuyordum. Sonra bir anda son verdiği sürgün soldu, kurudu. Diğer dallar da karardı. Şuan ne yapacağımı bilemiyorum. Durumu hiç iyi görünmüyor. Bir sürü yerde okuyorum kafam bir ton bilgiyle doldu ama hala ne yapacağımı bilemiyorum.
    ***
    Artık hiçbir şey işe yaramaz. Kökler ve dip kısım çürümüş. Yenisini almanız gerekiyor. Kış geldi diye içeri almakla hata etmişsiniz. Böyle olmasaydı bile bu yılı tamamen çiçeksiz ve neşesiz geçirecekti. Çünkü güller kışın soğukta karlı buzlu yerde dinlenmesi gereken bitkilerdendir. Bir daha böyle hatalara düşmeyin. Bırakın sürekli dışarda kalsın. İkna olmadıysanız şurayı da okuyun: Meyve ağaçlarının soğuklama ihtiyacı ve vernalizasyon

  8. Gül, Erzurum dedi ki:

    İki bodur gülüm sonbaharda yaprak döktüler. Balkondan içeri almadım. 15 gün önce suladım, toprak değiştirdim. Bir ümit yeşillenmelerini bekliyorum. Acaba güllerim öldüler mi? Gövdesinin rengi sarı ve yapraksız. Hiç yaşam belirtisi yok.
    ***
    O kadar soğuğa dayanabilmesi mümkün değil. Erzurum’da bahçelere bile pek dayanıklı değilken saksıda balkonda kesin ölürler. Yine de isterseniz bir süre bekleyin.

  9. Ahmet, Şanlıurfa dedi ki:

    Açık kök yediveren gül fidanların dikimi nasıl olmalı? Açık köklü fidanları tavsiye ediyor musunuz? Hangi gülleri Urfa için tavsiye ediyorsunuz?
    ***
    Gül dikme şekli yazı içinde detaylarıyla yazılı. Tüplü fidanları yaz aylarında tercih etmek lazım. Sonbahardan ilkbahara kadar kökleri açık fidan almanızın sakıncası yok. İllere göre uygun gül çeşitleri hakkında bilgim yok.


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.

Lütfen sorunuzu konu ile ilgili sayfaya yazmaya gayret edin.

Sorunuzu/Yorumunuzu yazın:

Sorunuz cevabımla birlikte 1 veya birkaç saat içinde burada görünür olacaktır. Lütfen ara sıra kontrol edin.