İnsanın bahçesi olmalı. Ve bahçesinde mutlaka bir incir ağacı olmalı. Hatta incir ve zeytin, ikisi de olmalı. Ve de eğer iklim uygunsa incir, zeytin ve limon üçü olsa iyi olur. Burada Didim’de muz bile yetişiyor ve meyve veriyor. İlk yıllarda bizzat denedim gördüm, kendi bahçemden üç yıl muz yedim. Fakat benim aldığım muz bodur değildi, devleşen tipte idi. Küçücük bahçemde koskoca yaprakları zeytin ağacımın üzerini örtüyordu. Zeytin çok daha önemli diye düşündüm ve 4 veya 5 yıl sonra muzu yok ettim. Zeytin meyveleri (salamura vesaire sayesinde) beni bütün yıl besler. Ve zeytin ağacı masrafsız. Muz meyveleri ise yılda bir defa.. Gübresi, sürekli sulaması fazla masraflı. Yani o kadar masrafa girmektense, eğer canım muz isterse gider pazardan alırım. Zaten muz pek sevmem. Önemli değil. Ama zeytin benim için hayati önem taşıyor.
Dünyanın en hoş lezzetli meyvelerinden biri incirdir. Ama acaba elinize geçen taze incirleri yerken gereken lezzeti alıyor musunuz? İncir meyvesini ağacında dalından seçerek alıp yemek başka, satış yerlerinden satın alıp yemek ise, lezzeti açısından şansınıza kalmış bir şey.
Sağlığa zararı
Taze incir meyvesi fazla tatlıdır ama asla insanı baymaz. Bu arada her tatlı meyvenin kan şekerimizi yükselteceğini bilmeli ve duruma göre az yemeliyiz. İncir insanı baymadığı için ölçüyü kaçırabilirsiniz. Dikkatli olun. Karpuz da aynen öyle. Az yememiz gerekiyor. Şeker hastalığı, insülin direnci sorunu, böbrek sorunu ve kilo sorunlarınız yoksa zararı yok belki ama ne olursa olsun her konuda “azı karar çoğu zarar”.. Unutmayın. Doyasıya değil, tadında bırakacak kadar az yemeliyiz. Zaten bıkacak kadar çok yemek yerine tadı damağımızda kalacak kadar az yememiz çok daha güzeldir. Öyle değil mi?
Sululuğu
Lezzeti “sulu” hissi vermez. Kuru hissi, zerre kadar vermez. İncirin dış kabuğu fazla yumuşak ise tam yeme kıvamındadır. Ben daima kabuğu ile yerim. Ağacın dalında olgunlaşmış incirin lezzeti bambaşkadır. Dış kabuğu sanki iyice haşlanmış-pişmiş gibidir ve fazlasıyla yumuşacıktır. Eğer incir gerektiği gibi adamakıllı olgunlaşmamışsa dış kabuğu diridir ve beyaz süt içerir. O beyaz süt ise dudaklarınıza ve dilinize değerse tahriş eder. Bünyenizin hassaslığına göre yara bile oluşabilir.
İncirin içi fazla ıslaktır ama su gibi akıcı olmaz. Islaklığı kıvamlı şerbet gibi değil, su gibi kıvamsız şerbete benzer. Su gibi kıvamsız olsa bile akmıyor. Belki kendine has bir jölemsiliği var. Ve asla su tadı vermez.
Ağacınızdan incir meyvesi toplamanızda nelere dikkat edeceksiniz?
İncir dalında tamamen olgunlaştığı anda almalısınız. “Anda” diyorum çünkü dalında fazlasıyla olgunlaşmış bir inciri dalında daha fazla bekletirseniz ekşimeye başlıyor. Ekşime aşırı hızlı oluyor. Yediğinizde hiçbir tatlılık hissetmezsiniz. Hoş olmayan ekşimsi, kötü, çirkin bir lezzet hissedersiniz. Aslında ekşimeyi karıncalar yapıyor. Ağacınıza karıncaların tırmanmaması ve olgunlaşan meyvelere ulaşmamaları için ne gerekiyorsa yapın. Karıncalar incir meyvelerini niçin ekşitecek etki yapıyor, bunu bilmiyorum. Mutlaka bir sebebi vardır. Her ne ise.. Tam olgunlaşmış meyveleri dalda bırakmayın. Toplayın ve buzdolabında tutun. İhtiyacınızdan fazla inciriniz oluyorsa komşularınıza dağıtın. Paylaşımcı olmanız varlıklarınızı arttırır.
Meyvelerin küçücük kalmasının sebebi
İncir meyveleri küçük kalıyor, bazıları olgunlaşmadan dökülüyor. Niçin? Önce emin olun. İncir ağacı çeşitleri çoktur. Bazıları doğası gereği iri iri meyveler vermiyor. Ama siz gerektiği kadar büyük olmuyorlar diye eminseniz, sebepler aşağıda.
1- Polenleşme meselesi
İncir ağaçları ayrı ayrı dişi ve erkek meyveler verir. Erkek meyveler ilkbaharda gelişir. İçlerinde birçok erkek çiçek olur. Bunların polenleri önemlidir. Yenmez, yeme kaliteleri yok. Sadece, henüz zeytin kadar iken reçeli yapılır. Erkek incir meyveleri ham iken eşsiz şahane bir aroması var ve reçeli bu sebeple bambaşka güzel bir şeydir. Asla bildiğiniz incir meyvesi lezzetine benzemez.
Dişi meyveler daha sonra peyda oluyor. İçlerinde pekçok dişi çiçekler gelişir. İncir meyveleriyle ilgilenen çok küçük böcekler var. Erkek meyvelerin içindeki polenleri alır, dişi meyvelerin içine girerek polenleri bulaştırırlar. Ve bu polenleşme sayesinde meyveler büyümeye başlar. Meyve içindeki dişi çiçeklerin ne kadarı polenleşirse, meyvenin iriliği o kadar olacaktır. Yani her şey o minicik böceklere bağlı!
Bazı incir ağaçları ya dişidir ya erkektir. Erkekler sadece ilkbaharda ‘yenmez meyveler’ verirler. Dişiler ise sadece yazın, bildiğimiz tatlı meyveleri verirler. Bazı incir ağaçları ise iki özelliklidir. Aynı bir ağaç ilkbaharda erkek meyveler, yazın dişi meyveler üretir.
Kısaca mesele şu: Erkek meyveler kocaman olduklarında alıp ip ile bağlayarak dişi ağacın dallarına asarsınız. Öylece haftalarca kalsınlar. Gerisini mini böcekler halledecek. Bu böcekler ne kadar çok fazla olursa, incir meyveleri o kadar büyük olacaklardır. Dolayısıyla, o süreçte bahçenize yaprak biti ilaçlaması yapmayın.
2- Kış bakımından yoksunluk
İncir ağaçları kış sonunda kolay bir bakım istiyor. Dibini, çevresini güzelce çapalamalısınız. Her üç yılda bir hafifçe gübrelemelisiniz. Bakım bu kadar.
3- Susuz kalmak
Gerçi yerine tam yerleşmiş bir incir ağacı hiç sulanmasa bile zararı yok. Ancak toprağa göre, iklime göre ve hava şartlarının gidişatına göre sulamak gerekebilir. Özellikle toprağın niteliği çok şey değiştirir. Dikkat edeceksiniz. İncir ağacınızı sulamanız gerekiyorsa, meyveler yeterince büyüyünceye kadar, ama henüz ideal boyutlarına gelmeden önce.. İşte bu zamana kadar sulayın. Sonrası tehlikeli. Yani yanlış zamanda sulamak yüzünden meyveler hiç olgunlaşmadan çiçek gibi yarılıp açılırlar! hepsi telef olur.
Sonra: Meyveler olgunlaşmaya başladı.. Her gün bir iki tane yiyebiliyorsunuz artık… İşte tam bugünlerde ağaçta susuz kalmış alametleri görüyorsanız sulayın. Hiç zararı olmaz. Olgunlaşmak üzere olan meyveler daha iyi ve daha dolgun olgunlaşırlar. Sulama meseleleri bu kadar. Ve çoğu yerde hiçbir sulama gerekmiyor. Dediğim gibi bazı şartlara göre gerekebiliyor.