İnsan ömründe yaş dönemleri

Yaş dönemleri sınıflamada kesin yıllar belirtemeyiz. Sadece iki noktada kesin yaş belirtmek mümkün. Şunlar:
1- Bir insanda kişiliği oluşturan temellerin oturması bebeklik + çocukluk döneminde 11 yaşına kadardır. Anneler, babalar çocuklarının eğitimi üzerine “Büyüyünce öğrenecek, büyüyünce anlayacak..” gibi hatalara düşmeden, mutlaka pedagogların rehberliği ile hareket etmelidir. Çocuk 12 yaşına girinceye kadar ellerinden geldiğince titiz davranmak zorundalar.
2- Ergenliğin başlama yılı kesin değildir. Ancak bitişi, hem fiziksel hem psikolojik olarak ergenliği tam aşmış olmanın yaşı ise 24’tür.

Yaş dönemleri sınıflama

Çocukluk, gençlik, yetişkinlik, orta yaşlılık ve yaşlılık dönemleri kaç yaşında başlar gibi derecelemeler insanın yaşına, tecrübelerine ve yıpranmışlık derecelerine göre kişiden kişiye değişir. Ayrıca bu yaş aralıklarını adlandırma ve yıllara göre kabul şekilleri yanlış olarak toplumun beklentileri, beğeniler, bakış açıları ve komplekslerle değişiyor. Yani yaş dönemlerini anlama ve kabul etme bireyden bireye değişiklik gösterir.

Çoğu yetişkinlere göre 14 yaş henüz çocukluk yaşıdır. Oysa 14 yaşındaki bir genç kendisini çocuk kabul etmez. 18 yaş ve sonrasını da yetişkinlik olarak kabul eder. Yaşları 25ten yukarı olanlar 18 yaşı sadece ergenlik dönemi içinde olarak kabul eder. 20 yaşlarında bir genç için 30’lu yaşlar orta yaş gibi görülür. 30’a yaklaştıkça orta yaşlılığın 40’ta başladığını düşünürler. 30 yaşlarının ortalarındaki insanlar ise orta yaşlılığın 50 yaşlarından sonra olduğuna inanırlar.

Aşağıdaki sınıflamayı ben kendi düşüncelerime göre yaptım. Bilimselliğe yakın gerçeklere dayanır ama bu sınıflandırma için birebir bilimsel belgelere baş vurmadım.

Bebeklik yaşı: İlk üç yaş.

Küçük çocuk yaşı: 4 ile 8 yaş arası.

Çocukluk dönemi

Aslında bebeklikten sonra ergenliğin ilk üç-dört yılına kadarki dönemdir. Ama bilinçlenmelere göre basamak basamak ayırmak gerekir. Çocuk eğitimi annenin hamileliği ile başlamalıdır. En sağlıklısı budur. İnsan hayatı her şeyiyle dosdoğru ve bilimsel gerçeklere göre şekil almak zorunda. Kişinin fiziksel ve davranışsal sağlığı ve ahlaki değerleri şansa bırakılacak basit bir şey değil. Bir çocuğun ahlaki, vicdani ve mesleki eğilim değerlerinin yerine oturması için 11 yaşına kadar her şeye dikkat etmek gerekiyor. Zorlamalarla yönlendirerek değil, doğruyu yanlışı belleterek çocuk eğitiminde dikkatle ve titiz davranmak gerek. 11 yaşından itibaren artık çok geç kalmışsınızdır. Anne veya baba iseniz henüz geç kalmadan uzman bir pedagogun rehberliğini almaya başlamanız kesilikle hayati önem taşır.

Hem fiziksel gelişim hem davranışsal gelişim bütünlüğü içinde 17 yaşına basana kadar herkes çocuktur diyebiliriz. Ama dikkate almamız gereken en önemli şey gerçek çocukluk dönemi 11 yaş altı dönemdir. En azından bir çocuğun sorumluluklarının farkına varması 11 yaşına gelmeden veya en geç 12 yaşına kadar mutlaka gerçekleşmelidir.

Ergenlik dönemi

Her çocukta farklı yaşta başlar. En erkeni: kızlarda genelde 9’dan itibaren, erkeklerde genelde 11’den itibaren başlar. Aslında psikolojik ve çevresel şartlar açısından doğal ve sağlıklı gelişim gösteren çocuklarda ergenlik en çok 12 ile 15 yaş aralarında başlar.

Ergenlikten çıkış: Hafife almamak gerekir. 23 yaşın sonuna kadar geçti gözüyle bakmamak lazım.

Gençlik dönemi

İnsan ömründe çocukluk dönemi de dahil olmak üzere olgunlaşma yaşına kadarki dönem gençlik çağıdır. Kabaca bir ortalama ile 32 yaşına kadar. Deli gençlik 23 yaşın sonuna kadar, sakin gençlik 32 yaşına kadardır. Gerçi 40 yaşa kadar tam genç kalanlar var (hem fiziksel görüntüsü ile hem psikolojik durumu ile).

Olgun yaş dönemi

Hayatımızdaki yaş dönemleri arasında olgunluk çağı kişiden kişiye değişir. En erken başlangıcı 24 yaştır. 24 ile 33 yaşlar arasında kişi gençliğin verdiği heyecanların, coşkunlukların ve arayışların zorlayıcı etkisinden çıkarak olgun bir insan olmuş olur. Olgun ve sağlıklı yaş ortalama olarak 45 yaşına kadardır. Kişiden kişiye değişir. 55’e kadar sürebilir.

Orta yaş

Orta yaşlılık ergenlik çağı dönemi gibi, yaş dönemleri arasında yine kritik bir dönemdir. Kadınlarda da erkeklerde de bu dönem genelde hüzünlü ve sorunlu bir dönemdir. Genetik, yaşam standartları ve çalışma-beslenme şartlarına göre orta yaşlılık 35 gibi genç denebilecek bir yaşta başlayabilir. Daha belirgini 45 yaş sonrasıdır. Orta yaş alametleri 45 yaşından sonra herkeste bariz olarak belli olsa da sağlık ve iş gücü performansı açısından bazı insanlarda orta yaş 50 ile 55 yaş aralarında başlar.

Orta yaş ile birlikte metabolizmadaki yavaşlamanın kendini iyice belli etmesi (kilo alma) ve kaslarda erimeler, sarkmalar görülür. Bu alametler herkeste aynı derecede görünmese bile orta yaş dönemine giren herkeste tam olarak ilerlemiştir. Dolayısıyla bu üzücü değişimler orta yaştan önceki olgunluk yıllarında başlıyor. Orta yaşa gelmeyi beklemeden önce alışkanlık haline getirilmiş olan düzenli spor aktiviteleri, orta yaşa uygun kas çalıştırıcı egzersizler ve daha bilinçli bir beslenme rejimi ile orta yaşın getireceği yaşlılık alametleri geciktirebiliriz. Hatta birkaç yıl tamamıyla durdurabiliriz.

Yaşlılık

Yine başta genetik özellikler, sonra hayat boyunca çalışma şartları ve beslenme alışkanlıkları çerçevesinde insan nasıl bir yıpranma geçirmiş ise yaşlılık döneminin başlaması da ona göre değişir. Bazı insanlarda 60 yaşla birlikte, bazı insanlarda 75 yaşla birlikte yaşlılık başlamış olur. Yaşlılık çökme ve güçten kuvvetten düşme değildir. Bilakis bazen yaşlı bir insan orta yaşlı bir insandan çok daha sağlıklı iş görücü olarak çalışabilir.

Peki yaşlılık nedir? Bünyenin eskimesi ve hassaslaşması: Yaralanmalarda, hastalıklarda ve kemik kırıklarında bünyenin eskisi kadar hızlı ve tam randımanlı onarım çalışmalarını yapamamasıdır. Yaşlanınca sağlığımıza daha fazla dikkat etmeliyiz. Gençliğimizde ya da orta yaşlılık dönemimizde yaptığımız zor ve yıpratıcı işleri artık bırakmalıyız. Bırakamıyorsak hiç olmazsa bu işleri daha az ve daha hafifçe sürdürmeliyiz. Çünkü yaşlılıkta yıpranmalar fazla hasar verici olarak gerçekleşir. İyileşme süreci ise hızlı olmaz.

Yaşlandığınızı kabullenmelisiniz. Ne kendinize ne başkalarına sakın bir şey ispat etmeye çalışmayın. Göğsünüzü gere gere “ben artık yaşlandım” deyin. Kendinize iyi bakın. Çok hareketli olun. Kendinize dengeli, düzgün ve programlı beslenme rejimi uygulayın. Ağır şeyleri kaldırmayın. Zor işleri üstlenmeyin. Şeker hastası olmasanız bile şekeri azaltın. Tansiyon probleminiz olmasa bile tuzu azaltın. Çünkü bu iki maddenin bünyeyi yıpratıcı, eskitici, tahrip edici özelliği var ve yaşlıların bünyesinde tuzun ve şekerin negatif etkileri maalesef daha fazla yıpratıcı olur.

***

Yaş dönemleri konusunda sözlerim bu kadar. Eklemek istediğiniz bir şey veya eleştirileriniz varsa lütfen aşağıya yazın.

Yazar: Erdal Yüksel

Kategori: Yaşam

Etiketler:


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.

Lütfen sorunuzu konu ile ilgili sayfaya yazmaya gayret edin.

Sorunuzu/Yorumunuzu yazın:

Sorunuz cevabımla birlikte 1 veya birkaç saat içinde burada görünür olacaktır. Lütfen ara sıra kontrol edin.