Toprağın, suyun pH derecesi

Bitkilerin köklerinin topraktaki elementleri sağlıklı bir şekilde alması için gereken kimyasal dengelerden asitlilik ve alkalinlilik özellikleri PH derecesini belirler. Toprağın ve suyun pH derecesi sıfır ile 14 arasında numaralar alır. 7 ortadaki değer olup nötr’dür. 7’den aşağısı asitli, yukarısı alkalinlidir.

Toprağın pH derecesinin bitkiler için önemi

Aşırı asitli toprak (pH 5’ten daha aşağı derecelisi) köklerin topraktaki maddelerden kötü etkilenmesine ve bitkinin zehirlenmesine, çürüyüp ölmesine sebep olur. Bunun gibi, aşırı alkalinli toprak (8.5 ve yukarısı) köklerin suyu bile zor almasına sebep olur. Aslında bu olaylar bitkiden bitkiye değişir. Her tür için tamamen aynı değildir. Genel açıdan elverişli pH derecesi sınırları kaba bir genelleme ile 5.5 – 8 aralığıdır. En iyisi ise 6.5 ile 7.5 aralığıdır (nötr).

Asitli toprak isteyen bitkiler alkalinli toprakta olursa demir vb elementleri alamazlar. Alkalinli toprak isteyen bitkiler ise asitli toprakta kalsiyum almayı beceremez. Bu her iki durum bitkilerin gelişimlerinin aksamasına, tamamen durmasına ve ölmesine yol açar. Demir ve kalsiyumdan bahsettim ama daha başka elementler de söz konusudur.

Ayrıca, toprağın pH derecesinin uygun olması her şey değildir. Çok karmaşık dengeler var.

Toprağın ya da suyun pH derecesi nasıl ölçülür?

Bunun için cihazlar var. Onlarla ölçüm yapılır. Eski bir usul ise turnusol kağıdı ile kontrol etmektir. Fakat bunda sadece üç sonuç ortaya çıkar (asitli veya alkalinli veya nötr). Yani derece olarak bir rakam belirleyemeyiz. Diğer basit usullerden biri ıslak toprağa karbonat dökmektir. Köpürme ve hışırtı gibi ses oluşursa o toprağın asitli olduğu, hiçbir tepkime olmazsa alkalinli olduğu kanaatine varılır. Fakat karbonat uygulamasının sonucu çoğu zaman yanıltıcıdır. En güvenli ölçüm ve üstelik pH derecesini net rakamlar ile ifade eden ölçüm pH ölçer cihazları ile mümkündür.

Hızla artan pH derecesi ölçer cihazları satış tavsiyeleri

Bir pH ölçer cihazı

Konu ile ilgili ortalıkta abartılı ve atlatıcı bilgiler fazlaca dolaşır durur. Bu abartılı bilgilerin sunulmasında esas amaç, çiçek yetiştirme meraklılarını endişelendirip pH ölçer aletlerini ve kendi hazırladıkları özel toprakları vesaire satmaktır. Yükte hafif pahada ağır maddeleri satmakta çok gayretliler. Onların sattıkların almayın demiyorum, kötü mal satıyorlar demiyorum. Sadece onların sattıklarına gerçekten ihtiyacınız var mı, önce iyice anlamalısınız, bunu anlatmak istiyorum.

Mesela ben hiçbir zaman pH ölçer cihaz almadım. Çünkü ihtiyacım yok. Bitkilerim için ya iyiliğinden – doğru vasıflı olduğundan emin olduğum doğal arazi topraklarından kullanırım ya da güvenilir marka torf topraklardan kullanırım. Bu toprakları kendim oluşturup satma işi ile uğraşsaydım elbette pH ölçer cihazına kesinlikle ihtiyacım olurdu.

Topraklarda pH farklılıkları

Toprağın yapısı ve sulama suyunun özelliğine göre pH derecesi farklıdır veya zamanla farklılaşır.

Killi topraklarda pH

Doğal killer genelde toprakla karışıktır ve bulundukları toprağın özelliğini belirlerler. Genelde suyu süzdürmeleri çok zayıftır ve köklere hava alma imkânı pek sağlamaz. Fakat bununla beraber kırmızı ve yeşlimsi kahverengi killi topraklar bitkiler için oldukça önemli besin maddeleri içerirler. Bunlar aynı zamanda düşük pH derecesi (asitli) özelliği taşır. En faydalısı kırmızı killi toprak. Yeşil kil karışık toprağın rengi hafif yeşilimsi kahverengi olur. Alüminyumludur, asitlidir. Kırmızı killi toprak demirlidir, yine asitlidir. Beyaz killi topraklar bitkilere faydalı maddeler taşımadığı gibi pH derecesi 9’a kadar yüksek özellikte olabiliyor. Yani fazlaca alkalinlidir. Bir yerin toprağı killi ise rengine dikkat etmeliyiz. Özellikle kırmızı tonlarda olanı bitkilere çok faydalıdır. Yalnız, kullanmadan önce suyu süzdürebilirliği ve havadarlığı dere kumu ve ponza taşı ile arttırılmalıdır. Eğer humus veya leonardit de katarsanız mükemmel verimli bir toprak elde edebilirsiniz. Eğer bahçenizin/tarlanızın toprağı beyaz veya beyaz killi ise bol bol leonardit, soba borusu kurumu ve bitkisel çürüntüler (kompost) karıştırmalısınız.

Bitkisel çürüntülerde pH

Meyvelerin ve yeşil çimenlerin çok karışmış olduğu bitkisel çürüntülerin pH derecesi 5 altına fazlaca düşer, tehlikeli olur. İşte bu tür çürüntüleri toprak karışımında kullanacaksanız karışımdaki diğer maddelerle bir araya geldiğinde ortalama asitlilik ne olabilir ayarlamayı ona göre yapmanız gerekir. Ayrıca her yaprak çürüntüsü asitli olmaz. Her bitki türünde yaprakların içerdiği maddeler farklıdır. Kimi alkalinlidir kimi asitlidir. Yani hazırladığınız kompostlarda pH dengesizliklerini önlemek için çeşitliliği çok zengin tutmalısınız.

Yağmurun etkisi

Yağmur suları saf olduğu için asitlilik alkalinlilik özelliği olmaz (pH derecesi 7’dir yani nötrdür). Rize ve çevresi gibi bol yağışlı yerlerde yağmur suları topraktaki pH yükseltici kireç gibi maddeleri yerin çok derinliklerine indirir. Sonuçta üst tabaka toprağın asitliliğini bitkisel çürüntüler ile topraktaki kil arttırır. Bol yağış alan yerlerde, kırmızı veya yeşil kil karışımı toprak ve bitkisel çürüntüler bir araya gelince ona göre toprağın asitliliği de artar. Bitkisel çürüntülerin niteliğine göre asitlilik aşırıya, zararlı boyutlara gidebilir. Böyle yerlerde toprağa kireç eklemektense ufalanmış (pirinç – nohut kadar parçalar) kalker taşı parçaları eklemenizi tavsiye ederim. Yağmur eritip götüremez. Toprağın verimliliğine adeta sihirli bir etki katar. Tarım kireci ismiyle satılan mamulün toz halinde olmayanını tavsiye ederim.

Sulama suyunun etkisi

Musluk sularımız genelde barajlardan geliyor. Baraj nasıl bir arazi üstüne kurulmuşsa evlerimize gelen suyun pH niteliği ona göre değişir. Artezyen kuyularından elde edilen sular ise daima aşırı kireçli olur. Su evimize kadar gelirken içinden geçtiği su borularındaki maddeleri de alır. bütün bunlardan dolayı saksılarda yetiştirdiğiniz bitkilerinizi iyice dinlendirilmiş tortusu iyice dibe çökmüş sularla sulayın.

Yazar: Erdal Yüksel

Kategori: Toprak - Gübre - Saksı

Etiketler: |

'Toprağın, suyun pH derecesi' hakkında sorular, açıklamalar

  1. Ezgi, Eskişehir dedi ki:

    Merhaba. Aylardır hep şunu düşünürdüm: Kimisi bu kadar çeşitli malzemeyi karıştırıp uğraşarak zengin toprak hazırlarken bile bitkiler mükemmel olamazken kimi zaman bazıları da nasıl bahçedeki toprağa ekip bitkileri bu kadar güzel olabiliyor. Meğer olay humustaymış, doğallıktaymış. Peki süs bitkilerimiz için genel bir bakış açısıyla bakmak istesek internetten doğal humuslu toprak alıp karışıma katmamızı mı önerirsiniz yoksa leonardit (hümik asit) alıp torf içine ondan da koysak yine humuslu toprak elde etmiş olur muyuz? Aynı şekilde doğal bir yaşam alanı oluşturmuş olur muyuz?
    ***
    Hayır hayır kesinlikle öyle şeyler yapmayın. Hele internetten humuslu doğal toprak almayın çünkü alakası olmayan şeyler gönderirler. Bu sayfadaki bilgiler ise biraz karışık. Çok faydasını göreceğiniz bilgiler için lütfen şu iki sayfayı okuyun: Birincisinde en iyi doğal humuslu ve kitinli toprak hakkında da bilgi var. İkincisinde ise bitkileri coşturan hem de son derece kolay ve masrafsız bir püf noktası var.
    1- Salon bitkilerine özel toprak
    2- Yumurta kabukları saksı topraklarına

  2. Onur Arsuz dedi ki:

    … … Toprağın ph seviyesi 6 civarındadır. Sizce uygulama hatası var mıdır? Kükürt takviyesinin toprak yapısı üzerinde etkisi olur mu?
    ***
    Yaptığınız şeylere bakılırsa kükürt takviyesine hiç gerek yok. Gübre fazla galiba. Toprağın tuzluluğu bu gidişle birden bire bitkilere zararlı hale gelebilir. Bu arada pH derecesinin 6’nın çok fazla üstünde olduğunu düşünüyorum. Daha doğru araçlarla analiz yapmalısınız. 7.5 seviyesine kadar her türe uygundur. 6 da iyi ama bence o kadar düşük olması imkansız gibi bir şey. Odun külünün ise zararı olur. Ama pH konusunda fazla düşük olmasından emin olursanız o takdirde yine bildiğiniz ölçülerde kullanın.

  3. Onur Arsuz dedi ki:

    Öğrendiğim kadarı ile organik gübreler toprağı asidik, odun külü ise bazik olarak değerini arttırıyor. Arada doğrusu yanlışı ile dengelediğimi sanıyorum. Geçen hafta aldığım ph ölçer ile ölçtum. Cihaza guvenmeli miyim?
    ***
    Ben de hayvan gübrelerinin alkalinliği arttırdığını okumuştum. Sonradan başka analiz yaptıran kişilerden hayvan gübrelerinin pH değerinin 6-8 arasında değiştiğini, bazı işlem örmüş gübrelerde 9’a kadar yükseklerde olabileceğini işittim. Öte yandan gübrelerin bahçe/tarla topraklarının pH değerini çok fazla etkileyemeyeceğini de mutlaka hesaba katın. Üstelik baştaki etki sonrasında tam tersi etkiye dönüşebiliyor. Gübrelerde bulunan (gerçi bazen bulunmayabiliyor) organik asitlerin bozulmadan kalıcı olduklarını düşünmek yanlış. Farklı tuzlara dönüşürler. Bazıları uçar havaya karışır. Bazıları toprakta kalıcı olur. O etki geçince külün etkisiyle beraber alkalinlik zararlı boyutlara varabilir. Sürekli gübre kullanmak bu sefer tuzluluğu olağanüstü boyutlara yükseltip bitkileri güdük bırakıcı ve hatta kökleri yakıp çürütücü etki yapabilir. İş bununla kalmaz, alkalilik de felaket artmış olur. Bu tip hırs hataları yüzünden birçok kişi tarlasının verimli toprağını birkaç yıl içinde kıraç toprağa dönüştürmüştür. Sonra ayıkla pirincin taşını. Kısaca doğallıktan vazgeçmemenizi ve binlerce yıldır süregelen kadim kültürlerin uygulamalarına çok daha fazla güvenmenizi ısrarla tavsiye ederim. Asitlilik (eğer doğru olsa bile) Rize’yi düşünün. Herhalde orada hiç kimse hiçbir şey yetiştiremezdi. Toprak fazla asitlidir. Burada pembe çiçek açan ortancalar orada masmavi içek açar. Güller, fasulyeler, mısırlar burada nasıl yetişiyorsa orada da güzelce yetişiyor. Bahçede pH ölçer ve EC ölçer cihazlarla dolaşmak çok da sağlıklı bir davranış değil. Bence en güzeli doğal yollarla sakince uğraşarak doğal yaşamın tadını çıkarmaktır. Ben bahçemin toprağının pH vesaire değerlerini ölçmek şöyle dursun merak bile etmiyorum. Sadece her şeyi elimden geldiğince dengeli ve doğal sürdürmeye gayret ediyorum. Yapabildiğim kadar. Bahçemde birsürü canlılar yaşıyor. Geçen yıl maydanozlarımın yapraklarını tırtıllarla paylaşmak zorunda kaldım. O tırtıllar için bahçeye kuşlar gelir, eşek arıları gelir. Siklamenlerimin bir kısmını kış tırtılları biçti durdu. Ama bana da bir şeyler bıraktılar. Toprağı çapalarken illa çeşitli kök yiyen kurtlara rastlarım. Olabilir. Onların da en az benim kadar burada yaşamaya ve beslenmeye hakları var. Üstelik benim kadar açgözlü değiller. Onlar yetişen ürünün tamamına konmak için beni öldürmeyi akıllarının ucundan bile geçirmez. Paylaşmak güzel.


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.

Lütfen sorunuzu konu ile ilgili sayfaya yazmaya gayret edin.

Sorunuzu/Yorumunuzu yazın:

Sorunuz cevabımla birlikte 1 veya birkaç saat içinde burada görünür olacaktır. Lütfen ara sıra kontrol edin.