Citrus (Narenciye)

Rutaceae (Sedefotugiller) familyasının Citrus cinsi bitkilerine Narenciye diyoruz. Hayatımızdaki yeri büyüktür. Bütün dünyada mutfağında, buz dolabında limon bulunmayan ev yoktur diyebiliriz. Sonbahar ve kış aylarının en fazla satılan ve yenen meyveler de narenciye ağaçlarından elde edilir (portakal ve mandalina gibi).

Citrus – Narenciye cinsi türler Sedefotugiller familyasının Aurantioideae alt familyasından, Citreae oymağına mensuptur. Bu bilimsel sınıflandırma içinde Türkiye’de en tanınan türler limon, portakal, mandalina, greyfurt, kumkuat ve bergamottur. Büyük çalı ve küçük ağaç tarzında gelişim gösterirler. Kışın yaprak dökmezler. Türler arasında çiçeklerin farklılıkları çok azdır ve renk olarak sadece beyaz çiçek açarlar. Türlerin çoğu dikenlidir. Dikenli olan Narenciyelerin dalları iyice kalınlaşıp ağaç gürünümü aldıkça dikenler kaybolur.

Narenciye türleri nelerdir, hakkında genel bilgiler

Tarihçesi: Günümüzde meyvelerinin ticari önemi yüksek olan Narenciye ağaçlarının tümü birkaç bin yıldan beri insanların melezleştirmelerle elde ettikleri hibrit ve kültivarlardır. Hiçbiri has tür değildir. Narenciye türlerinin kökeni (en son bilimsel araştırmalara göre) Avustralya’ya ve Avustralya’nın doğusundaki ve kuzey-doğusundaki adalara dayanıyor. Oradan Asya kıtasının tüm güney civarlarına ve Okyanusya’nın her tarafına insanlarla yayılmış. Daha sonra Akdeniz çevresinde de Narenciye yetiştirilmeye başlanmış. Fakat Narenciyeler Akdeniz ikliminde (ve toprak farklılığının da etkisiyle) daha yüksek kalitede meyveler vermeye başlamış. Amerika kıtalarının keşfinden sonra İspanyollar tarafından oralara da götürülmüş.

Türkiye ekonomisine katkısı büyüktür: Meyveleri çok tüketilen Narenciye türlerinin ticari yetiştiriciliği iklimi uygun yerlerde büyük önem taşıyan bir gelir kaynağıdır. Türkiye’de Ege ve Akdeniz bölgelerinin pekçok yerinde bu türlerin ticari yetiştiriciliği geniş arazilerde yapılır. Dış ülkelere ihraç edilir.

Doğu Karadeniz bölgemizin çok yüksek olmayan kesimleri de narenciye yetiştiriciliğine uygun iklime sahiptir. Özellikle şu özelliğe sahip narenciyeler için: Sadece ilkbaharda çiçeklenen ve meyvelerinin olgunlaşması en geç sonbahar ortasına kadar mümkün olanlar.

İklim ve toprak: Kış soğuklarına pek dayanamazlar.  Kışın ısı -4C derece kadar soğuk olmamalı ve olsa da nadiren olmalı ve kısa sürmelidir. Türkiye’de en uygun yerler Akdeniz Bölgesi’nin kıyı kesimleridir. Diğer Doğu Karadeniz, Güney-batı Marmara ve Ege’nin kıyı kesimlerinde bazı yerlerde iklim yeterince uygun olsa bile soğuk hava akımlarının aktığı vadilerin dipleri ve çok yüksek rakım tepe-açıklık yerler Narenciye yetiştiriciliği için tercih edilmemelidir (bu tepelerin güneye bakan yamaçları uygun olabilir). Toprak ise nötr ve civarı olmalı. Gerçi narenciyeler toprak seçmeyen birkaç tür üzerine aşılanıyor ama o türler de pH 8 üzeri fazla alkalinli ya da pH 6’nın aşağısında fazla asitli toprakları sevmezler (en iyi verimi alabilmek açısından).

Narenciye fidan üretimi: Meyvesi makbul narenciyeler genellikle has tür olmayıp ya hibrittir ya kültivardır. Çoğaltılmaları da buna paralel olarak eşeysiz üreme mototlarıyla yapılır. Eskiden beri artık gelenekselleşmiş diyebileceğimiz üretim yolu aşıdır. Anaç bitki olarak genellikle turunç ve üç yapraklı portakal fidanları kullanılır. Bu anaçlar fazla azgınca köklenme özellikleri gösterir ve saksılarda yetiştirilecek kumkuat vb küçük narenciyeler için onların yerine daha sakin gelişen troyer fidanları anaç olarak kullanılır.

Yukarıda adı geçen aşı kök bitki türlerini bulmanız zor ise anaç fidanları limon çekirdeklerinden kendiniz üretebilirsiniz. Farklı limonlardan, hatta portakal vb diğer narenciye meyvelerinden alacağınız çekirdekleri bahçenize ekin. Bazıları çok sağlıklı gelişecektir. İşte onlar toprağınıza ve muhtemelen her tip toprağa uyumlu olabilecek özellikte olmuştur. Diğer cılız kalanları söküp atın. Fidanlarınızın ana gövdeleri kurşun kalem kalınlığına geldiğinde artık istediğiniz narenciyeleri üzerlerine aşılarsınız.

Narenciyelerde göz aşısı ve kalem aşısı yöntemleri uygulanır. Kalem aşılarından narenciyelere en uygunu ve en kolayı kabuk altına iliştirme usulüdür. Herkes kolayca yapabilir. Göz aşısı belki genel anlamda daha sık başvurulan bir yöntemdir fakat hobi olarak ilgilenen meraklılar için pek kolay değildir. Narenciyelere göz aşısı ciddi tecrübe, bölgeye ve iklime göre zamanlama açısından bilgi-tecrübe ve narenciyenin türden türe değişen özelliklerine karşı doğru bilgi ve el alışkanlığı ister. Diğer ağaçlardaki kadar basit değildir.

Ayrıca suda köklendirmeyle de Narenciye fidanı üretimi yapılabilir: Ayrıntıları ⇒ Narenciyeleri çelikle çoğaltmak sayfasından öğrenebilirsiniz.

Yazar: Erdal Yüksel

Kategori: Ağaçlar, Botani, Meyve-Yemiş

Etiketler: |


'Citrus (Narenciye)' hakkında sorular, açıklamalar

  1. Mustafa, Aydın dedi ki:

    Saksıda limon ağacım var. Çiçekleri çok fazla ama yapraklar sarı. Nasıl bir gübreleme yapmalıyım?
    ***
    Aydın’da kolayca kestane gübresi bulabilirsiniz. Mesela üç avuç kestane gübresi ve bir avuç solucan gübresi karışımı yapın. Saksı büyükse toprak fazlaysa iki misli daha fazla olabilir. Aydın’da şehir şebeke suları fazla kireçli. Bu da zamanla toprağın alkalin değerini fena yükseltir ve sonuçta o gübrenin de faydası olmaz. Suyu büyük bir kapta dinlendirip tortusunun dibe çökmesini sağlayın. Üst kısım suyu kullanın. Bundan sonra sulamasına böyle devam edin. Ayrıca yaz boyunca salon bitkileri için olan sıvı bitki besininden hem yaprak hem çiçek amaçlı olanından (genel kullanım) 20 günde bir sulama suyuna katmanız çok iyi olur. Toprağın asitlilik oranının fazla azalmamasını sağladığı gibi bitkiyi besler de.


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)