Kumkuat (kamkat) – Fortunella japonica

Kumkuat veya kamkat Rutaceae (sedefotugiller) familyasının Citrus (Narenciye) cinsindendir. Citrus cinsi türler küçük ağaç ve çalı şeklinde bildiğimiz limon, portakal, mandalina, kamkat vb. meyvesi yenen bitkilerdir. Bunların tümüne biz genel anlamda Narenciye diyoruz.

Özellikleri

Kumkuatın anavatanı Güney Asya’nın tropikal ve subtropikal iklim kuşakları olan bölgeleridir. İnsanların kumkuat yetiştiriciliğinin geçmişi 800 küsür yıl eskiye dayanır. Çin, Hindistan, Filipinler ve Japonya’da eskiden beri yetiştirirler. Böylece çeşitleri ve kültivarları da ortaya çıkmıştır.

1 metre civarlarında küçük yapılı bir bitkidir. Fakat genellikle başka narenciye türlerininin üzerlerine aşı ile üretirler. Bu durumda çok daha fazla büyük olurlar. Boyları 3-4 metre yükselir.

Kumkuat meyveleri farklı buruk aromasıyla çok lezzetlidir. Hatta insanda bağımlılık bile yapar. Mandalina ve portakal gibi meyvesi için yetiştiriciliği bazı ülkelerde çok yapıldığı halde Türkiye’de henüz yaygın değil. Bizde daha çok bir süs bitkisi gibi saksıda fidanlarının ticari yetiştiriciliğini yaparlar.

Tür olarak kumkuat

Bilimsel adı Fortunella japonica’dır (ayrıca Citrus japonica da denir). Tek türdür. Birkaç çeşidi ve kültivarı olup bunlar yanlışlıkla kumkuatın farkı türleri gibi adlandırılır. Bilgi kaynaklarında farklı isimlere hata denmeyip ‘türün eş anlamlı diğer adları’ denir. Yanlış olsa da ben aşağıdaki bilgilerde o adları kullandım. Çünkü farklılıkları o isimlerle bilinir olmuş.

Bazı bilgi kaynaklarında kumkuatlar yuvarlak ve oval olmak üzere ikiye ayırırlar. Bazı kaynaklarda daha fazla gruplara ayırıyorlar. Öte yandan yuvarlak denenlerin oval, oval denenlerin yuvarlak meyve verdikleri görülür. Bu sebeple öylesi bir genel ayrımda bulunmamak daha iyi diye düşünüyorum. En bilinen kumkuat çeşitleri hakkında aşağıda bilgiler verdim. Kumkuatlardan sayılmaması gereken birkaç hibrit daha var. Onlara bu sayfada yer vermedim.

Nagami kumkuatlar

Türkiye’de ve dünyada en çok yetiştirilen kumkuat kültivarı Fortunella japonica ‘Nagami’dir. Dalları dikensizdir. Buna yanlış olarak Fortunella margarita diyenler var. -9C dereceye kadar soğuğa dayanıklı olduğu için tüm kıyı kesimlerimizde bahçelerde açıkta yetişmesi mümkündür. Kabuğuyla beraber yenen meyveleri çok hoşa giden sertçe buruk aromalı ve tatlıcadır. 1 metrelik bir ağaç bile çok sayıda bol bol meyve verir. Meyveleri çekirdeklidir. Yetiştirmek için uğraşmaya gerçekten değer bir bitkidir. Bazı ülkelerde meyvecilik amacıyla yetiştirirler.

İlkbaharda biraz geç uyanır ve çiçek açması eğer önceki yaz sonunda yeni gelişmiş dallar varsa hemen olur. Aksi takdirde (aslında genelde) yeni uzayan dalları biraz geliştikten sonra yaz başında çiçek açarlar. Sonbahara kadar en az iki dönem çiçek açar. Yaz boyu dönem dönem yeni meyveler vermesi de buna paraleldir. Çok fazla sayıda çiçek açar. Fakat çiçeklerinin onda biri veya beşte biri kadarı meyveye dönüşür. Bu kadarı bile haddinden fazla çoktur.

Olgunlaşan meyveler ağacın üzerinde bozulmadan ve dökülmeden uzun süre dayanıyor. Fırtınalarda bile kolay kolay dökülmezler.

Nagami grubu kumkuatlar üçe ayrılır:

1- ‘Nagami’: Özellikleri yukarıda geçti.
2- ‘Centennial’: Meyveleri yukarıdakinden biraz daha yuvarlakça ama yine de oval, hatta bazen boyunludur (armut şekli gibi). Yaprakları variegata yani açık yeşilimsi sarı ve yeşil karışık renklidir. Meyveleri de sarı ve yeşil karışık renkli olur. Meyveleri daha ince kabukludur.
3- ‘Nordmann’: Bunun meyveler mini armut biçiminde, bazen su damlası biçimindedir.

Nagami kumkuatlar sonbahar serinleri henüz yeni kendini gösterdiğinde gelişimi bırakır. Meyveleri yavaşça gelişime devam eder ve bu yüzden kışın yarı uykudadır. Böylece kış soğuklarına karşı kendisini korumaya almış olur. İlkbaharda çok erken uyanmaması da bir avantajdır. İlkbahar sonundan yaz sonuna kadar ara ara çiçek açıp meyve verirler. En son çiçeklerinden olan meyveler kışın ve bahara doğru olgunlaşır. Seralarda ise sonbaharda yeniden çiçek açarak meyveleri hızlı büyür ve kış sonuna doğru olgunlaşmaya başlarlar.

Nagami kumkuatlar kalem aşısı ve göz aşısı ile çoğaltılır.

Meiwa Kumquat – Fortunella crassifolia, tatlı kamkat

Nagami kumkuatlardan sonra en çok yetiştirilen kumkuat çeşidi budur. Meyveleri yuvarlak – oval arası ve düzgün şekildedir. Genelde yuvarlakçadır. Nagami kumkuatlar gibi bunun meyveleri de kabuğuyla yenir. Marmelat ve reçel yapımına ve iç mekânlarda yetiştirmeye uygundur. Uğurlu olduğuna inanırlar. Kalem aşısı ve göz aşısı ile çoğaltılır. -9C dereceye kadar soğuğa dayanıklı olduğu için tüm kıyı kesimlerimizde bahçelerde açıkta yetişir.

Marumi Kumquat – Fortunella japonica ‘Marumi’ – Yuvarlak kamkat

Yuvarlak dense de meyveleri tek şekilli değil: bazıları oval bazıları yuvarlak olur. Dalları tehlikeli-sert dikenlidir. Bu çeşit kumkuat tohumdan çoğaltılırsa tamamen aynı özellikte yeni kumkuatlar yetişir. Aşılama ile çoğaltacaksanız kalem aşı yöntemi uygundur. Ayrıca -9C dereceye kadar kış soğuklarına dayanıklı, kıyı kesimlerimizde bahçede yetişmeye uygundur.

Jiangsu kumquat – Fortunella obovata

Fukushu Kumquat da denir. Yaprakları yuvarlak olmasıyla diğer kamkatlardan kolayca ayrılır. Meyveleri yuvarlak ve bazen çan şeklindedir. Kabuğuyla çiğ olarak yenir. Reçeli de yapılabilir. Kalem aşısıyla çoğaltılır. Kış soğuklarına -6C dereceye kadar dayanır.

Kumkuat yetiştirme ve bakımı

Susuz bırakmamak koşuluyla en kolay yetiştirme yöntemi kumkuatları dış mekanda açık havada yetiştirmektir. Özel gübreler filan istemez. Yeter ki toprağını iyi ve dengeli hazırlamış olun. Ummadığınız kadar çok meyve verir. Fakat iç mekanlarda bakımı kolay değildir. Yani sürekli hava akımlarına ciddi ihtiyacı var.

Ciddi uyarılar

Bu konuyu kumkuat yetiştirmede en başa aldım. Çünkü bana gelen şikayetlerin ardı arkası kesilmiyor. Sebep yetiştiricilerin ve satıcıların müşterileri doğru bilgilendirmemesi. Sonuçta satın alan kişilerin pek çoğu kumkuatını yaşatamıyor. Aşağıdaki üç maddeyi mutlaka uygulayın.

1- Öncelikle bilin ki hava hareketlerinden yoksun mekanlarda yaşamaları mümkün değil. Havadar ortam, çok hafif de olsa gün içi sık sık esinti kumkuatlar için güneşten de sudan da önemlidir. Ev içinde tam pencere yanında tutmalı ve üzerine hava akımları gelecek şekilde pencereyi günün çoğu saatlerinde açık tutmalısınız.

2- Kumkuat aldığınızda sulamayın ve saksı – toprak değiştirmeyin. Toprağı eşeleyerek kabartın. Birkaç gün iyice havalansın. Sonra saksı altından bolca su dışarı çıkacak şekilde sulayın.

3- Kumkuatlarınıza sakın ne solucan gübresi ne başka gübre hiç birinden vermeyin. Özellikle de saksı toprak yüzeyinden sakın vermeyin. En güvenlisi salon bitkileri için hazırlanmış olan sıvı bitki besinidir. Bunu nasıl vereceksiniz, detayları aşağıda.

Uyarılar bu kadar. Şimdi kumkuatın bakımında neleri bilmemiz gerekiyor sırasıyla okuyalım.

Güneş ve hava ihtiyacı

Kumkuatlar çok fazla güneş isterler (günde en az 4 saat direkt güneş gerekiyor). Yalnız, yaz aylarında sıcak memleketlerde (hatta İstanbul bile dahil) öğle saatlerinin tepe güneşini (saat 11:30 ile 15:30 arası) direkt almaması iyi olur. İç mekanlarda yetiştirilen kumkuatlar için ayrıca sürekli hava akımları olmalıdır. Havasız odalarda sağlıkları bozulur. Hiçbir şey yolunda gitmez. Kumkuat az güneşli yerleri tolere edebilir ama havasız odalara uyum sağlaması asla mümkün değildir.

Saksı niteliği

Plastik saksı veya çömlek saksı sıcak memleketlerde bile kumkuatlar için farketmez. Büyüklüğü önemlidir. Derinlik en kötü ihtimalle en az 25cm, genişlik ise (üst kısmı) 30cm iyidir. Bundan daha küçük saksıda kumkuat yetiştirmeyin. Her iki veya üç yılda bir mart ayında kök budaması ve toprak değiştirmeyle daima aynı büyüklükte saksıda yetiştirin. Zamanla daha büyük saksı istemez.

Toprak

Hem organik besleyiciliği yeterli, hem doğal toprak mineralleri ve elementleri açısından doğal zenginlikte toprak ister. Süzek olması da önemli.

Kumkuatı bahçeye dikecekseniz: ve toprak verimli değilse veya aşırı killi ise toprağı önce enine ve derinliğine 40cm kadar kazıp kompost, doğal humuslu toprak, doğal kırmızı toprak ve ponza taşı karışımıyla doldurun.  Hayvan gübreleri veya solucan gübresi kullanacaksanız karışıma gübre katmayın. Gübreyi açtığınız çukurun dibine yerleştirin. Gübrenin üzerine en az 10cm yüksekliğinde gübresiz toprak yayıp fidanı üstüne oturtun ve geri kalan boş yerleri yine gübresiz toprakla doldurun.

Saksıda yetiştirecekseniz: Saksıda, hele iç mekanlarda başarılı bir şekilde kumkuat yetiştirmek kolay değildir. Toprağın doğal kimyasal dengesinin daima yerinde olması büyük önem taşır. Bu sebeple en iyisi doğal gerçek topraklardan bir karışım yapmaktır. Karışıma gübre katmayın (gübre saksıda en alta bir tabaka olarak yayılabilir). İki yıl boyunca kusursuz besleyici olacaktır. Formülü:

3 ölçü torf toprak + 1 ölçü iyi bir arazi toprağı + 1 ölçü iri taneli dere kumu. Hepsini güzelce harmanlayın.

Bu karışımda gübre yok mu? Karışıma katmayın. Koyun, keçi veya solucan gübresi toprakla karışık olarak saksının en dibine bir miktar yayın. Üzerine en az üç parmak yüksekliğinde gübresiz toprak karışımını yayın ve biraz bastırın. Sonra kumkuatı gübresiz toprağın üzerine oturtup boş yerleri gübresiz karışım ile doldurun ve sulayın. Böylece kökler gübre ile temas etmeyecek ki bu çok önemli. Zamanla kökler uzar ve alttaki gübreli kısma ulaşır. Gerçi gübre hiç kullanmasanız da olur.

Bitki besini, gübre verme ve saksı-toprak değiştirme

Saksıda benim tavsiyem toprak karışımını yaparsanız kumkuat ilk yıl boyunca hiçbir gübre ya da bitki besini istemez. Ama saksıya toprak doldurmadan önce en alta gübre yayabilirsiniz (yukarıda anlattığım gibi). Gübresiz toprak yapmışsanız ikinci yıl ilkbahardan sonbahara kadar ayda bir defa, salon bitkilerine özel bitki besininin genel amaçlı çeşidinden verin.

İki yaz geçirdikten sonraki kış sonunda (mart ortası) yani 3. yılın başında saksıdan çıkarın. Köklerini eski toprağından biraz arındırın ve biraz kök budaması yapın. Sonra yeni toprakla tekrar aynı saksısına dikin.

Sulama

Bulunduğu yerin şartları ve toprağın dengesi uygun ise, çok uzun süre susuz kalmazsa kumkuat gayet güzel gelişim gösterir ve yıl içinde iki-üç dönem çiçeklenme yapar. Dolayısıyla, bu konuda strese kapılmadan, toprakta hissedeceğiniz derecede kuruma gördükçe sulayın. Kış aylarında toprağın hep sırılsıklam ıslak kalması iç mekanlarda saksıda yetiştirilen kumkuatların köklerini çürütebilir. Dışarıda hiç sakıncası yok.

Kumkuat sulamada suyun niteliği: Fazla kireçli olmamalı. Bunun için suyu büyük bir kapta en az 24 saat bekletin. Sudaki kireç ve metal iyonları dibe çöker. Sonra suyu hiç sarsmadan yavaşça üst kısımdan su alarak kumkuatlarınızı ve değerli bitkilerinizi sulayın. Şehir şebeke suyunuz barajdan değil de artezyen kuyusundan geliyorsa kumkuat için zararlıdır. Çünkü çeşitli tuzlar, metal iyonları ve aşırı kireç ihtiva ediyor ve bekletmekle hepsinin dibe çökmesi pek mümkün değildir. Onun yerine özel içime suyu ile sulayın.

Çiçeklenmeden itibaren sulamalara dikkat etmelisiniz. Toprak asla tamamıyla kupkuru kalmamalı. Yoksa kumkuat fidanınızda meyve oluşumu ve meyve gelişimi sekteye uğrar.

Sulamaları belirli sayılı gün aralığı ile yapmayın. Bu sakıncalıdır. Toprağın su kaybedip kaybetmediğini kontrol etmek zorundasınız. Kış aylarında sulamaları toprak kupkuru olmaya yakın derecede kurudukça, saksının alt deliklerinden birkaç damla su çıkacağı miktarda su ile yapın. Yazın ise toprak en üst yüzeyi fazla değil ama fark edilir derecede kuruma gösterdikçe (yeterince nemli olduğu halde elinize hiç yapışmayacak kadar ıslaklığını yitirmişse) saksı altı deliklerinden bol bol su çıkacak miktarda bolca su ile sulayın. Alttan çıkan suyu ise toprak kesinlikle geriye emmemeli.

Kumkuat budamada incelikler

En önemli şey dipten çıkan sürgünleri anında köreltip yok etmektir. Kumkuatların aşılı olduğunu, dip sürgünlerin farklı bir türe ait olduğunu unutmayın. Dipten çıkan dalların gelişmelerine izin verirseniz kökler kendine ait yeni filizi besleyip üstteki aşılı kısmı zamanla ölüme terk edecektir. Kumkuatınız aşılı değil de tohumdan yetişme ise bu takdirde istediğinizi yapın.

Birbirine sürtünen dallardan, birbirine bitişik dallardan birini ana daldan ya da uygun bir yerden düzgünce kesmelisiniz.

Kumkuatınıza derli toplu, kompakt, çam stili vesaire görünüm vermeye özenmeyin. Böylesi tarzlar çok özel bakım, daima özel ilaçlama gerektirir. En iyi şekil dağınık seyrek dallı şekildir. Yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi. Bu tarzın avantajları çok. Herhangi bir bitlenmede mücadele çok kolay olur. Her daldaki yapraklar rahatça nefes alır, birbirlerinin ışığını engellemez, sağlıklı fotosentez yapar, mantar vb hastalıklara yakalanmaz, böcekler bitler kolay barınamaz.

Budamadan sonra kesik yerlerin üstüne gereken koruyucu madde sürün. Fakat aşı macunu ile kaplamak zarar verir ve ben tavsiye etmiyorum. Temiz aletlerle düzgün kesmek ve temiz tutmak daha iyidir. Bulabilirseniz macun olmayan budama ilaçlarından sürün. Toz kükürt de gayet uygundur.

Budama zamanı don olayının nadiren ve çok hafif geçtiği yerlerde (Bodrum, Didim, Datça, Antalya) şubat ikinci yarısında.. İstanbul, İzmir, Aydın, Muğla, Trabzon gibi kışın hafif don olayı olan yerlerde ise ilkbahar başında son don olayı tehlikesi geride kalınca (genelde nisanın ilk haftasında) budayın. Sürekli içeride tutuyorsanız şubat sonu gibi ya da meyvelerinin çoğunluğunun olgunlaştığı zamanda budayın.

İlkbahar- sonbahar arasında yani gelişim dönemi içinde kuruyan, sararan, kararıp bozulan dalları acilen budayın. Sağlıklı göründükleri halde hiç gelişim göstermeyen, çiçek açmayan, zayıf-güdük kalan dalları ise yine gelişim dönemi içerisinde isteğe göre budayabilirsiniz. Fakat gelişim dönemi içerisinde güdük kalmış dalları budamak yaprak sayısını genele göre biraz azaltacaksa kesinlikle budamayın. Yoksa meyve veriminde aksama olur. Bunun gibi beğenmediğiniz çirkin yaprakları veya fazlalık oluşturuyor diye düşündüğünüz yaprakları koparıp ayıklamanız da büyük hata olur.

Çoğaltma, Kumkuat üretimi

Yukarıda saydığım kumkuat çeşitlerinden hangisinin nasıl çoğaltıldığını belirtmiştim. Genelde kalem aşısı en uygun yöntemdir. Göz aşısı da uygundur. Aslında herkesin kolayca yapabileceği ve tutması neredeyse kesin garantili olan aşı kabuk altına iliştirme ince kalem aşısıdır. Bunun en iyi zamanı ilkbaharda gece ısısının 15C derecenin altına düşmediği günlerin başladığı zamandır. Aşılı yeri dal ile birlikte naylon içine alın (balon gibi) ve hava almayacak şekilde bağlayın. 8-9 gün sonra naylonu çıkarın. Sargıları ise bir ay dolduğu zaman çözün.

Kumkuat dahil her tür küçük yapılı saksı narencileleri aşılamak için en iyi iki anaç kök bitkisi şunlardır:

Troyer ağaçları en uygunudur. Üç yaprak portakalı Citrus trifoliata (Poncirus trifoliata) türünün bodur kültivarı da uygundur. Bunlara aşılı kumkuatların meyveleri sağlam gelişir ve tam gerçek lezzetini kazanırlar.

Hastalıkları, zararlıları

Kumkutlarda kök hastalıkları ve parazitleri hemen hiç görülmez. Çünkü topraktaki muhtemel parazit ve hastalık şartlarına en dayanıklı bitkilere aşılanmışlardır. Fakat tuzlu topraklara uyumlu değildirler. Yapraklar bozulur, dallar kısım kısım kurur. Tarla-bahçe bitkileri için olan özel suni gübreler ve hayvan gübreleri kullanmak çok risklidir. Ayrıca gerekmediği halde hiç ara vermeden sulayarak toprağı daima aşırı ıslak bırakma yüzünden kökler çürür.

İç mekanlarda yetiştirilen kumkuatların yapraklarına ve dallarına örümcek bitler dadanır. Bunlar gözle görülmesi çok zor küçüklükte olduğu için insanlar anlamaz ve önlem almaz. Sonu felaket olur. Büyüteçle ara sıra incelemek lazım.

Yapraklarda buruşma, şekil bozuklukları, yer yer beyazımsı ve parlak, sümük izine benzer lekeler gibi bir hastalık çok yeşillikli bahçelerdeki ya da bu bahçelerin hemen yakınındaki kumkuatlarda sık görülür. Sebebi çok küçük bir yaprak bitidir. Hastalığı bu bitler taşıyor. İlkbaharda gelişen yapraklarda olmaz. Bu bitler serin dönemde aktif değiller. Yaz başında ve yaz boyunca yeni gelişen yapraklarda hastalıklanma olur. Bitkinin gelişimine, çiçeklenmesine ve meyve vermesine çok ciddi bir zararı yok. Sadece yaprakların çirkin görünümüne sebep oluyorlar. Mücadele için hastalığa karşı değil hastalığı taşıyan yaprak bitlerine karşı ilaç bulup yaz boyunca ara sıra kullanmanız gerekir.

Kaynaklar

Fortunella – davesgarden.com
Kumquat – wikipedia.org

Yazar: Erdal Yüksel

Kategori: Meyve-Yemiş

Etiketler: | |

'Kumkuat (kamkat) – Fortunella japonica' hakkında sorular, açıklamalar

  1. Ethem Akdemir dedi ki:

    Ekim ayında bir seradan 2 yaşında bir kumkuat fidanı aldım. Bir hafta sonra yaprak dökmeye başladı. Meyveler üzerinde duruyor. Şu an sadece tepelerde yapraklar var. Salonda ışık alan bir yerde duruyor. Birkac yeni yaprak çıkardı ama gelişemiyor. Bir iki küçük dalları siyahlaştı. Bu duruma çok üzülüyorum. Ne yapmalıyım?
    ***
    Mart sonuna doğru toprağını değiştirin. Yoksa dallar birer birer çürüyüp gidecek. O toprakta artık hayır kalmamış. Bitkiyi zehirleyici özellik kazanmış. Kışın gelişmemesi normaldir ve zaten böyle olması gerekiyor. Sayfadaki bilgileri dikkatlice okuyup her şeyi dört dörtlük yerine getirmeniz lazım.

  2. Merve, İstanbul dedi ki:

    Kasım ayında aşılı tüplü diye aldığım kumkuatım (80-100cm) geldiği gibi toprak saksı alarak kendi toprağından ayırmadan torf karışımı ile ektim. Aslında ilk geldiğinde çok canlı yaprakları üzerinde baya meyvesi vardı. Bir hafta sonra yaprakların buruştuğunu fark ettim. İçine doğru kendini toplar gibiydi ana yaprak ve meyveler gayet sağlıklıydı. Bir ay sonra unlu bit olduğunu farkettim ve sizin yukarıdaki yorumlarınız gibi elma sirkesi ile silip aynı zamanda komple püskürtme ile binevi yıkama yaptım. Şu anda yaklaşık 2-3 haftadır her sabah kalktığımda 2 yada 3 yaprak kapkara olmuş bir şekilde ve kıvrılmış dökülüyor. Üstünde son 3 meyve kaldı. Onlarda hiçbir sıkıntı yok. Sadece yaprak dökülüyor. Yorumlarınızı ve yazılarınızı okudum hava akımı sorunu gibi geldi ama ne yapmalıyım?
    ***
    Yapraklarda simsiyah kararma oluyorsa toprakta aşırı derecede tuzlaşma var demektir. Ayrıca köklerde yanma, çürüme başlamış ve ilerliyordur. Ya kendi toprağı gübreliydi ya da sizin yaptığınız karışım toprak gübreliydi. Şimdi acilen temiz, gübresiz bir toprak hazırlayın. Kumkuatı söküp topraktan tamamen arındırın. Kökler zarar görebilir ama zaten olan fazlasıyla olmuş. Sonra yeniden dikin ve sürekli dışarıda tutun. Bu sayede kurtulma ihtimali yüzde elli gibi bir şey.

  3. Ethem, Bandırma dedi ki:

    Toprak değişimini mart sonunu beklemeden bu aylarda yapsam bir sakıncası olur mu? Çünkü bazı dallarda kararmalar oluşuyor ve yaprak uçlarında da kararmalar başladı.
    ***
    O halde acilen şimdi bulunduğu topraktan köklerini iyice arındırın ve temiz, kumlu, gübresiz bir toprağa dikin. Bundan sonra sürekli dışarıda dursun.

  4. Güllü dedi ki:

    Merhaba ben Kütahya’ya yeni taşındım. Evimde kumkuat olmasını çok istiyorum. O nedenle 2,5 yaşında üzerinde meyveleri olan bir fidan aldım. Mersin’den gönderdiler. Naylon torbada duruyor. Henüz saksıya dikmedim. Yaprakarında bariz sararma odu. Ama burası oldukça soğuk bir memleket. Evim güney cepheye baksa bile hava akımını sürekli sağlayabileceğimden emin değilim. Ev sıcaklığı ortalama 21 derece. Sizce ne zaman bir saksıya dikmeliyim ve başka tavsiyeleriniz var mıdır?
    ***
    Güneşli pencere önünde tutun. Yukarıda anlatıldığı gibi toprak hazırlamalısınız. Diğer topraklar kesinlikle ciddi zarar veriyor. Ya da şu sayfada anlatıldığı gibi: Saksı narenciyelerini problemsiz yetiştirme Ama eğer kökleri açıkta, naylona sarılı ise acilen köklendirme toprağı hazırlamanız lazım ve iki ay onda tutmanız lazım. Sayfası: Köklendirme ve tohum çimlendirme toprağı hazırlama

  5. Sinem, İstanbul dedi ki:

    Kumkuatlar evime yeni ulaştı. Bu konularda da çok bilgili değilim. O yüzden danışmak istedim. Geniş açık bir terasım var ve orada duruyorlar. Gölge ya da rüzgardan koruyacak bir yer yok, tamamen açık. Bu hafta hava çok rüzgarlı ve yağmurlu. Sanki dışarıda zarar görecekler gibi hissediyorum. Evimin içerisine güneş alan bir yere mi koymalıyım yoksa terasta mı kalmalılar? Bir de yeni geldiği ve içerisindeki toprağı bilmediğim için bir su yüklemesi yapayım mı tuzdan arınması için?
    ***
    Nasıl şartlarda yetiştirdiklerine göre riskli durumlar olabilir. Mesela sıcak seradan size gönderdilerse sadece bu türler değil Sibirya soğuklarında dayanıklı türler dahi sıcak ortamdan aniden birazcık serine yerleri değişince hemen köklerden çürüme başlar ve ölürler. Siz dışarı koymuşsunuz. Bu şokun etkisi toprak soğur soğumaz, 5-10 dakika içinde etkisini gösterir. Yani artık içeri almayın. Zaten şansınıza önceden serin yerde tutmuşlarsa zarar görmezler ama bu durumda da serine soğuğa adapte olmuş bitkiler aniden sıcak ve havasız odalara alınınca yine ölümcül şoka uğrarlar. Şimdilik orada dursunlar. Eğer sağlıkları bozulmazsa şanslısınız. Ayrıca terasınızın şartları kumkuat ve diğer saksı narenciyeleri için hiç uygun değil. Yazın saatlerce direkt güneş ve rüzgar onları kavuracak. Evde havasız ortamlarda ise yaşasalar bile ne iyi bir gelişim bekleyin ne de meyve verimi. Mümkün değil. Ancak 7/24 hava akımlarına sahip güneşli bir pencere önü mümkünse bu şartla ev içinde güzelce gelişirler. Toprak yıkama sulamasını nisan ortasında filan yapın. Eğer çok küçük saksıdalarsa ve büyük saksılara aktaracaksanız toprak yıkama sulaması yerine yeni toprağa aktarırken en kenarlardan ve en alttan biraz toprak azaltın. Kökleri toprağından tamamıyla arındırmadan.

  6. Melek, Erzincan dedi ki:

    Kumkuatım ağaç boyunda. Bu sene meyveleri turunculaşmaya başladığı sıralarda pamuklu bit dadandı. Sürekli temizledik. Şu an üzerinde görünmüyor. Bahar zamanı geldi. Meyvelerini topladık ve çok kuruma olduğu için budama yaptık. Birkac dalında olan kuruma çok hızlı bir şekilde ilerledi. Bütün dallar kurudu. Hiç yeşil dal kalmadı. Hatta gövdesine kadar kahverengileşti. Toprağının dengesi bozuldu okuduklarıma göre. Zaten bahar zamanı toprak değiştirip köklerden budama yapmayı düşünüyoruz. İnternette satılan topraklar hep hazır torf. Bize bahsettiğiniz doğal toprağı nereden bulabiliriz? Ağaç gözümüzün önünde ölüyor. Kurtarabilir miyiz?
    ***
    Toprağının dengesi bozulmaktan öte zehir küpü olmuş. Aşırı tuzlaşmaya vakası. Bir de sulamaları daima saksı alt deliklerinden su çıkmayacak kadar az miktar su ile yaptıysanız sanıyorum tuzlaşmanın felaket artışı sonucu bitki tepeden tırnağa ölmüştür. Bence kendinizi hiç zahmete sokmayın. Tüm dalları kurudu diyorsunuz. Ana gövdenin bile rengi tamamen gitmiş. Eğer, belki çok küçük bir ihtimal, dip kısmından yeşerecek olsa bile oradan yeşeren dal kumkuat olmayacak. Çünkü kumkuatlar başka tür narenciye fidanlarının üzerine aşılanıyor. Kısaca kendinizi yormayın ve boş yere mahraf etmeyin. Toprağa gelince A101 marketlerde bugünlerde çok iyi toprak satıyorlar. Ondan alın. Birçok türlere özellikle iç mekan bitkileri için tek başına uygundur. Kumkuatınız için değil başka bitkileriniz varsa onlar için diyorum.

  7. Melek, Erzincan dedi ki:

    Gövdesinde çok az yeşil kısım var. Tamamen kahverengi değil yani. aşılamanın üst tarafında. Kuruyan ana dalları kesip yeşil gövde kısmını bırakıp denememizi tavsiye eder misiniz?
    ***
    Orası da hızla kötüleşecek gibi. Ama isterseniz deneyin. Çok acele etmeniz lazım. Hatta hemen şimdi toprağından söküp kökleri o topraktan tamamen arındırın. Yıkayın. Köklerin fazla uzunlarını kesin. Sağlıklı toprak hazırlayana kadar suda bekletin. Torf toprak + temiz bir yerden gübresiz arazi toprağı + akvaryumcudan temiz dere kumu.. Üçünü eşit miktarlarda birbirleriyle harmanlayın. Bu yıl boyunca hiçbir şekilde gübre filan vermeyin.

  8. Didem, İstanbul dedi ki:

    4 yaşında bir kumkuat ağacım var. Bu sene yapraklarında daire şeklinde sararmalar ve dallarda pamukçuklu yerler var. İlaç kullanmadan bu sorunu nasıl atlatabilirim?
    ***
    Onlar sadece dallarda değil yaprak altlarında da olabiliyor. Her gün iyice inceleyin ve sirkeli pamuk ile her gördüğünüzü tek tek giderin. İki hafta, sabırla uğraşacaksınız. İlaçlamaktan daha etkili yolu budur.

  9. Sinan, İzmir dedi ki:

    Olgun meyvelerinin iki ay kadar üzerinde durması fidanın büyümesini etkiler mi?
    ***
    Hayır kesinlikle etkilemez. Eğer bu yıl henüz hiçbir filizlenme olmadığı için sorduysanız: Kumkuat sürekli açık havada olunca ilkbaharda çok geç filizlenir (gerçi çeşitlerine göre bu durum değişebilir). Didim’de komşumunki bahçesinde güney cephede ve nisan başında filizlenmişti. Benimki ise güney cephede olmadığından dolayı anca şimdi geçen hafta yeni başladı (mayıs başı). Diğer narenciyeler gibi değil.

  10. Özlem, İzmir dedi ki:

    Saksıda kumkuat bitkim var. Eve ilk geldiğinde sonbahardı. Kapalı balkona koydum. Devamlı yaprak döktü. Adapte olacağı süre bitmesine rağmen dökmeye devam etti. Kış sonunda önü cam ile kaplı, kısmen korunaklı, açık havada olacağı fransız balkona aldım. Hala aynı yerde. Sabahtan öğlene kadar bol güneş alıyor. Tüm yaprakları döküldü. Dalları kurudu. Bitki tamamen kurudu mu emin değilim. Tüm dalları dipten budamalı mıyım? Kurtulma şansı var mı? Ana gövdeye çizik atıp bakmak mı lazım? Sulamada hata yapmış olabilirim.
    ***
    En doğru bakım bilgileri yukarıda yazılı. Özellikle toprağın durumuna çok ciddi titizlik göstermek lazım. Fakat üreticiler ne yazık ki sadece sera şartlarında hızlıca büyütmek için uydur kaydır bir şeyler yapar. Her kim onlardan narenciye alsa genelde (yüzde doksan dokuz diyebilirim) para verip satın alanların elinde fena halde bozuluyor ve ölüyorlar. Sizin suçunuz yok. Keşke ilk bozulduğu zaman hemen satıcıya geri götürseydiniz. Şimdi dip kısmı canlı kalmış olsa bile ana gövdenin bir yerinde aşı yeri vardır. Oradan itibaren üst kısmı büyük bir ihtimalle tamamen ölmüştür. Dip kısmı ise kumkuat değil. Zaten tamamıyla ölmüştür diye düşünüyorum. Yine de isterseniz kontrol edin. Canlı ise hemen toprağını değiştirin. Ama bilin ki dipten çıkacak olan filizler başka bir narenciyedir. Kumkuat değil.

  11. Ramazan, Antalya dedi ki:

    Geçen sene kamkat fidanı almıştım ama her yeri yapışkan bal gibi oldu ve kurudu. Bu sene tekrar kamkat aldım. Yine aynı hastalığa yakalanır diye korkuyorum. Ne yapmam lazım? Balkonda bol güneş alıyor. Bina etrafında bahçe var onlardan mı geliyor acaba?
    ***
    Hastalık değil. Yaprak bitleri yüzünden öyle olur. Bahçedeki bitkilerden yaprak bitleri her zaman gelecektir. Bir ziraat malzemeleri dükkanına gidin. Hem iyi bir fısfıs aleti hem de her türlü yaprak bitlerine etkili bir ilaç alın. Bit görmeseniz bile ortalama 15 günde bir bitkilerinizi ciddiyetle ilaçlayın. Mayıs ortasından eylül sonuna kadar kesin şart. Ayrıca Antalya sıcağında saksı narenciyeleri saatlerce direkt güneş ışığında iyi gelişim gösteremez. Saksıda çok hassas oluyorlar. Balkonunuza güneşi filtrelemek için sera tülü germelisiniz.

  12. Eda, Sakarya dedi ki:

    Yaklaşık 4 yıllık bitki dış mekanda büyük saksıda duruyor. Seradan almıştım. Aşılama yapılarak elde edilmiş olduğu söylendi. Üzeri meyveli idi. Yeri bol rüzgarlı, gün ışığı alan ama doğrudan güneş almayan kuzey yönüne bakan bir yerde. Yukarı doğru devamlı dikensi formda büyüdü. Ancak hiç meyve vermedi. Boyu 2 metreyi geçti. Sonra devamlı yaprakları kıvrılmaya başladı ve sarardı. Geçen sene neredeyse yarı boya kadar dış budama yapıldı. Toprağı bol sulandı. Birkaç hafta önce ana gövdeden taze yaprak vermeye başladı. Bitki üzerinde herhangi başka bir yaprak yok. Bitki kurtuluyor olabilir mi ve bu yapraklar kumkuat mıdır yoksa ana gövdeye ait yapraklar mıdır? Güneşi nasıl sever?
    ***
    Dikenli büyüyorsa anlaşılan aşılı yerin daha aşağısından çıkan filizleri yok etmemişsiniz. Onlar büyümüş. İlk aldığınızda meyveli olan dallar henüz canlı ise onun dışındaki diğerlerinin hepsini yok etmeniz lazım. Ama o dalları kuruyup gitmişse bitkiniz artık kumkuat değildir. Gördüğüm ve kendim yetiştirdiğim tüm kumkuatlar tamamıyla dikensiz.

  13. Merve, Bursa dedi ki:

    Daha önce hediye gelen ve tamamen kuruyan kumkatım sizin önderliğinizde tekrar yeşermişti. Fakat geçen sene taşınmam ve hava değişikliğinden dolayı çiçek açmamıştı. Bu sene son 15 gündür çiçek açmaya başladı. Önceki sorularıma bakarak ne zaman içeri almam gerek onu aradım ama eski yorumları göremedim maalesef. Hediye eden arkadaşımız çiçekçi ve bana kumkatın akşam güneşinden ziyade sabah güneşi alması gerektiğini söyledi. Fakat benim sabah güneşi alan tarafta balkonum kapalı. Ağustosun yarısından sonra sabah güneşi alan kapalı balkonumda bakmaya başlasam kumkat için sorun olur mu acaba? O balkonda çamaşır kurutuyorum genelde. Bunun bitkilere bir zararı var mıdır?
    ***
    Arkadaşınız yanılıyor. Ben birkaç yıl üst üste saksıda kumkuatımı batı cephe, öğleden sonra tam direkt güneş alan balkonumda gayet güzel yetiştirmiştim. Burada yazın sıcaklık genelde 35C derece civarlarında, bazen 40C derece olur. Sadece şiddetli sıcakta saksının ısınması gelişimi biraz yavaşlatmıştı. Ama her yıl bolca meyve vermişti. Sonra bahçeye diktim. Kökler serin toprakta olunca dalları güzelce serpildi. Sabah güneşi veya öğleden sonrası güneşi pek fark etmez. Esasen tam öğle saatlerinin tepe güneşinden yaz boyunca kesinlikle korumak gerekir (mesela saksıda yetiştirilen bitkiler, hatta kaktüsler dahi yaz boyunca saat 11:30 ile 15:00 arası güneşin direkt gelmesinden korunmalıdırlar ki gelişimleri aksamasın, güzellikleri azalmasın). Bursa’da dondurucu kış soğuklarından fena zarar görür. İçeri almak için havaların soğumasını beklemeyin. Yoksa fena şok etkisi olur. Yaz sıcakları dinerken o sırada içeri almanız lazım. İçeride tam pencere kenarında tutun. Pencereyi elinizden geldiğince sık sık açık tutun ki bol bol hava alsın. Balkona çamaşır asmanızın bitkilere zararı olmaz.

  14. Nilgül, Amasya dedi ki:

    3 yaş kumkuatımın bazı yaprak uçlarında sararma var. Bazı yapraklarda beyaz lekeler var. Kimisi nokta gibi kimisi şekilsiz. Ev içinde cam kenarında güneş ve esinti alıyor. Yaz kış cam açık. Yalnız toprak sorunlu. Arazi ve kırmızı toprak karışımı. Üzerinde birkaç çiçek var. Bu sene geç çiçek verdi. Kompoze deniz yosunlu gübre veriyorum. Bu mevsimde toprağını değiştirsem olur mu?
    ***
    Anlattıklarınıza göre ciddi bir problem yok. Toprak değiştirmeyi sadece mart ayında yapın.

  15. Ayşe, Tokat dedi ki:

    2 yaşındaki kumkuatimi Nisan ayında aldım. Bazı yapraklarının uçlarında sararma vardı. Halen de var. Bu bir hastalığı gösterir mi? Yapraklarına ve gövdelerine çok sayıda pul böceği olduğunu düşündüğüm böcek yapışmıştı. Toprağının üzerini kapatarak Arap sabunu, sirke ve su karışımını püskürtup tek tek böcekleri temizledim sonrasında içme suyu ile yıkadım. Şu an balkonda duruyor. Çam ve kayısı ağacı dalları 1-2 metre uzaklıkta onlardan gelebilir mi? Ben şu aşamada böcek ilaci kullanmalı mıyım? Üzerinde çok sayıda henüz yeşil meyvesi var. Ne yapmamı önerirsiniz?
    ***
    Galiba koşnillerden bahsediyorsunuz. Evet dışarıdaki ağaçlardan gelmişlerdir. Tek bitkide olunca ilaçlamaya, sabunlamaya hiç gerek yok. Sirkeli pamuk ile koşnilleri tek tek kazıyıp yok edin. Ayrıca arap sabunu bitkilere daima zarar verir. Madem dışarıda tutuyorsunuz o halde zirai mücadele ilaçlarından kullanın. En kesin çare bu. Ama dediğim gibi parazitleri tek tek temizleseniz daha iyi. Her gördüğünüzde acilen, derhal yok edin. Yarın ilaçlarım öbür gün sabunlarım diye düşünürseniz o parazitler hızla çoğalır ve sonra başa çıkamazsınız.
    Yapraklardaki hafif sararmalar toprağın özelliği ile ilgili. Hastalık değil.

  16. Özge, Ankara dedi ki:

    Kumkuatımı iki senedir sonbaharda içeri alıyorum. Kış boyunca hem yaprak sağlığı bozuluyor hem de koşnil oluyor. Bu sene bahçede kuytu bir yere alıp büyük bir poşetle sarsam kişi atlatabilir mi?
    ***
    Koşnillerin sebebi evde tutmanız değil. İlaçlama yapmanız lazım. İlaçlı bez ile dallarını bastırarak silin. Dışarıda kışı düşündüğünüz şekilde atlatması mümkün değil. En iyisi sürekli dışarıda tutun. Isı sıfırın altına düştüğü günlerde sadece o günler için geçici olarak kapalı ve serin bir yere alırsınız. Kapalı bir yerde, direkt rüzgar olmazsa -5C dereceye kadar soğuktan zarar görmez.


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.

Lütfen sorunuzu konu ile ilgili sayfaya yazmaya gayret edin.

Sorunuzu/Yorumunuzu yazın:

Sorunuz cevabımla birlikte 1 veya birkaç saat içinde burada görünür olacaktır. Lütfen ara sıra kontrol edin.