Yaprak sararmalarına dair sorunlar, sebepler, çözümler

Yapraklar niçin sararır? Beklenmedik zamanlarda görülen yaprak bozulmaları neden olur ve nasıl önüne geçeriz? Sararan yaprak tekrar yeşil sağlıklı hale dönebilir mi? Her şeyin cevabını elimden geldiğince bu sayfada anlatmaya çalıştım. Konu hem içmekan süs bitkileri için hem her türlü dışmekan bitkileri için geçerlidir.

Bitkilerde yaprak sararmaları her zaman problem değildir. Topraktaki sorunlar, hastalıklar ve parazitlerin zararları gibi problemlerin ise sebebini bulmak gayet zor iştir. Mesela topraktaki sorunu tespit etmek çok zor. Element eksikliği mi var? Hangi element eksik? İlk akla gelen kloroz yani demir eksikliğidir. Oysa sebebin başka bir elementin eksikliği ya da bambaşka bir şey olması ihtimali genellikle daha yüksektir. Köklere dadanan parazitler de benzer sorunlara yol açabiliyor. Kısaca, bir promlem var ise o zaman problemin kaynağının ne olduğunu kesin olarak tespit etmek gerekir.

Yaprak sararmalarında iklim, çevre ve koku faktörü

Yaprak sararmalarına karşı tedbirler, tedavilerBazı bitkiler sonbaharda yapraklarını döker. Tam tropikal olmayan iklim kuşağına ait bitkilerin çoğunluğu bu özelliktedir. Önce yapraklarda sararma, kızarma gibi renk değişikliği olur. Bunu problem sanan insanlar çok. Onun için burada özellikle en başta belirttim. Bitkinizdeki bir değişimin problem olup olmadığını endişeyle araştırmadan önce bitkinizin özelliklerini ve yaşam döngüsünü öğrenmelisiniz.

Çevre ve koku faktörüne gelirsek: Bitkisel çürüntüler, çöpler, taze hayvan gübreleri çevreye etilen gazı salar. Bu gazı algılayan bitkilerden bazıları kendi yaşam döngüsünde değişiklik yapacak şekilde etkilenirler. Genelde “ilerde hava şartları elverişsiz olacak” endişesine kapılmış gibi ya yapraklardaki birikimlerini geri çekip depolayarak uyku sürecine girerler (dolayısıyla yapraklar sararıp dökülür) ya da alelacele çiçek açmaya girişirler (yani adeta “ilerde hava şartları beni öldürebilir, o halde bir an önce çiçek açıp tohum vermeliyim” diye düşünüyorlar). Bu haller subtropikal kökenli süs bitkilerinde ve tropikal dağ / sis ormanı kökenli süs bitkileri türlerinde (bazılarında) sık görülür. Benjaminde yaprak dökümü, guzmanyada çiçek açmaya girişim gibi.

Gündüz süresi de tropikal olmayan bitkileri ve subtropikal bitkileri etkiliyor. Sonbahardan itibaren gündüz süresinin iyice düştüğünü farkedince ona göre tedbirlere girişirler. Gece / gündüz sürelerine bu gruptan bitkiler çok hassastır. Öyle ki, yaz ortasında perdeleri erkenden açmaya üşenirseniz ve perdeler de ışığı hiç geçirmiyorsa bazı ev bitkileri kış dinlenmesine girerler yani gelişim tamamıyla durur ve bir kısım yapraklar sararıp düşer. Kalanchoe gibi bazıları da tam tersine kış geliyor sanarak gelişimini hızlandırıp bol bol tomurcuk vermeye girişir.

Hava akımlarından yoksunluk ve yer yadırgaması

Özellikle salon-ofis bitkilerinin büyük bir problemidir. Mesela şeflera, benjamin ve kroton hava akımlarına fazlasıyla muhtaçtırlar. Hava akımlarından yoksun kaldıklarında yapraklarını hem sarartarak hem yeşil halde dökerler. Devetabanı ve paşa kılıcı bu gibi durumlarda daha dayanıklıdır. Uyumludur diyemeyiz. Sadece daha dayanıklılardır hemen sağlıkları bozulmaz.

Bitkilerin nefes almasına hava hareketleri yardımcı olur. Onlar bizim gibi akciğerleri devamlı çalıştıran kaslara sinirlere sahip değil. Hava akımlarının eksikliği yüzünden fotosentez yapamaz hale gelir ve dinlenmeye çekilirler. Bu hal uzun sürerse ölüm sürecine girerler. Salonlarda, ofislerde hava akımlarının yetersizliği yüzünden dinlenmeye giren orkidelerde yapraklarda bir bozulma olmaz. Ama uzun süre şartlarda değişiklik olmazsa ölüm sürecine girerler ve o zaman yapraklar bozulur kurumaya başlarlar.

Yer yadırgamasına gelince, iki tip sebep ve zarar söz konusu: Biri çok havadar bir yerden havasız ortama “ani” geçiş ile bitkinin geçirdiği şok yaprakların sararıp dökülmelerine neden olur. En çok benjaminde görülür. Diğeri ısı farkıdır. Devamlı sıcak hava akımlarının hüküm sürdüğü bir seradan çıkıp gayet havasız bir mekana gelen antoryum bitkisinde yer yadırgaması şoku köklerde olur. Toprağın nemini sürekli emen ve toprağın içine devamlı sıcak hava nüfuz ettiren hava hareketleri aniden kesilince, antoryumun kökleri havasız, çok ıslak ve serin toprakta ölümcül şok geçirir. Bu şok kökleri en hassas yerlerinden başlayarak çürütürken yapraklar kendi kendilerine yırtılırlar. Bazen yapraklarda yırtılma yerine sararmalar ve kararmalar olur. Bazen hepsi birlikte gerçekleşir.

Bitkinin savunma mekanizması kendi yapraklarını sarartır, döker

Hemen her bitkide olan bir şeydir ama pek fark edilmez. Çünkü bu durumda bitki pek az yapraklarını, hatta bazen bir veya iki yaprağını hedef seçer. Amaç bünyeye geçmiş olan zararlı maddelerden kurtulmaktır. Bitki bünyesindeki zararlı maddeleri hedef seçtiği bir veya birkaç yaprakta biriktirir. Birikim belirli bir artış gösterdiğinde o yaprakta sararma, bozulma başlar. Sonra da bitki o yaprağını terk eder yani ilişiği keserek düşürür. Bazen bir dal hedef seçilir ve o dal ve yapraklarda zararlı maddeler yeterince arttığında bitki o dal ile ilişiğini keser. Sonuçta dal yapraklarıyla beraber kurur.

Işık yetersizliği

Yapraklar süs için değildir. Her bir yaprak bir kimya laboratuvarı gibi çalışır. Bir şeyler üretir. Bunun için oluşturulmuştur. Siz eğer bitkiyi fotosentez yapamayacağı kadar ışıktan ve esintiden mahrum ederseniz bitki o yapraklara gerek duymaz. Mevsim şartlarının bozulduğunu düşünür. Bir süre dinlenmeye çekilir ve yaprakları terk eder. Hatta tüm yaşam fonksiyonlarından vazgeçip çürüyebilir de.

Fakir veya yanlış toprak ve kireçli su

Bitklerinizi iyice dinlenmiş, tortusundan arınmış su ile sulamalısınız. Direkt musluk suyu ile sulamaya uzun süre devam ederseniz bazı türlerin (örneğin açelya) yapraklarının sararmasına sebep olabilir. Suyun ve toprağın pH derecesi kireçlilik / yüksek alkalinlilik sebebiyle yüksek olunca (pH 7,5 ve yukarısı) bu sebeple bazı bitki türleri topraktan demir alamaz (ve kloroz problemi denen yaprak sararması olur) -toprak demirce zengin olsa bile. Yapraklar sararır. Toprağa demir takviyesi her zaman işe yaramaz. Alkalin seviyesi yükselmiş toprağa bol bol bitkisel çürüntüler veya bol bol leonardit karıştırdıktan sonra demir takviyesi yapmalısınız.

Yaprak sararmasının sebebi toprak ise, illa demir eksiktir diye bir kanıya varmak çok yanlıştır. Hem öyle olsa bile, toprağın kimyasal dengesi ne yönde bozulmuşsa, demir takviyesi daha da kötüleştirebilir. Kökleri büsbütün zehirleyip bitkileri öldürebilir. Zaten sadece demir değil magnezyum eksikliği de yaprak sararmalarına sebep oluyor. Toprağınızı analiz ettirmelisiniz ve ne yapmanız gerektiğini öğrenmelisiniz. Ya da en temiz yolu, demiri magnezyumu filan boş verin, toprağı belleyip çapalayarak bol bol bitkisel çürüntüler, leonardit ve yanmış koyun veya keçi gübresi karıştırın. Bu şekilde toprak güzelce yeniden düzenlendikten sonra saçı kıbrıs gibi maddelerle demir takviyesi yapabilirsiniz. Tabii gerekli ise.

Yaprakların ömrünü tamamlaması

Bazı bitkilerde yaprak ömrü birkaç ay veya en fazla bir yıldır. Bazılarında birkaç yıldır. İçmekan süs bitkilerinden paşakılıcı, mum çiçeği, kauçuk, devetabanı, antoryum bitkilerinin yaprakları birkaç yıl dayanır. Ömrü tamamlanan yapraklar sararır düşer. Bitkilerinizi tanıyın boş yere panik yapmayın. Orkidelerden bizde en yaygın olarak satılanı Phalaenopsis, yeni bir yaprak çıkarınca en eski yaprak bozulmaya başlar. Bu da onun doğasıdır.

Sulama suyundaki sorunlar

Sulama suyunuz eğer ağır metal iyonlarına ve fazlasıyla kirece sahipse toprağın tüm dengeleri birkaç ay içinde alt üst olur ve düzeltilmesi de imkansız gibi zorlaşır. Yapraklardaki sararma nedenlerinden biridir. Suyun sorunlu olduğu yerlerde tarlalar, seralar ve büyük bahçeler için mutlaka su arıtma cihazı kullanılmalıdır. Salon süs bitkileri için ve küçük bahçeler için basit çözümler yeterlidir. Mesela suyu ihtiyacınıza göre varil, bidon, kova gibi kaplarda dinlendirip tortusunun dibe çökmesini sağlayabilir, üst kısım suyu bitkilerinizi sulamada kullanabilirsiniz.

Hava cereyanı

Bunu iç mekan hava cerayanı ve dış mekan hava akım yolları diye ikiye ayıralım. Zarar verici etkiye sahip olduklarında zarar yaprakların zarar görmesi şeklinde olur yani normal yaprak sararmaları gibi değildir. Aslında içmekan hava cereyanı genelde bitkilere zarar değil fayda verir. Zarar verici olması şartları şöyle: Şiddetli sıcak havada çok hassas yapılı olan bitkilerin çok sıcak hava cereyanına maruz kalmaları yaprakları çok kötü etkiler. Yapraklarda hızlı sıvı kaybı ve hızlıca kurumalar baş gösterir. Bu kurumalar hassas yaprakların kenarlarında ve uçlarında yoğundur. 7C derece ve daha aşağısı soğuk ve çok kuvvetli hava cerayanı hassas yaprakları dondurucu soğuk kadar etkileyebilir. Özellikle dua çiçeği ve barış çiçeği gibi türlerde dikkatli olunmalıdır.

Dış mekan hava akım yollarına gelince: Küçük bir tarlada bile bir yandaki bitkiler diğer yandaki bitkilere göre daha az veya daha çok zarar görebilir. iki komşu bahçe aynı cephelerden rüzgar alsalar bile birinde bitkiler kötü etkilenirken diğerindekiler etkilenmez. Çünkü çok soğuk ya da çok sıcak güçlü hava akımları her noktada aynı şiddette akmaz. Ne zaman nasıl bir yol izleyeceği belli olmaz. Bundan dolayı özellikle kış aylarında dondan koruma tedbirlerinde önceki yılın veya önceki ayın dondurucu soğuklarını örnek almayın ve “şu kısım soğuktan etkilenmiyor orada tedbir gerekmez” diye düşünmeyin.

Hastalıklar ve parazitler

Parazit, mantar vesaire sebeplerden yapraklarda bozulmalar ve sararmalar olabiliyor. Basit sararmalar gibi değil.. nokta nokta, dalga dalga izler şeklinde renk değişiklikleri, yer yer yıpranmışlıklar, kararmalar, kazınmış gibi incelmeler, yapış yapış olmalar, un dökülmüş gibi veya paslanmış gibi görünümler.. Bunların detayları çok. Kısaca derim ki yaprak sararmalarına karşı iyi gözlemci olun ve neyin ne olduğunu yani sararma mı, bozulma mı, hastalık mı, kemirilme mi.. doğru tespit etmeye çalışın. Çünkü doğru tedbirler almak için doğru tespitlerde bulunmak şart. Bitki biti varsa onunla mücadele edersiniz. Mantar hastalığı varsa en öncelikli olarak niçin olduğunu tespit etmelisiniz. Bu önemli. Mantar hastalıklarında faktör nedir? Bitkinin yerinin şartları mı uygun değil yoksa esas sebep bitkinin bağışıklık sisteminin zayıflaması mı? Ya da sizin bir hatanız mı? Neyin ne olduğundan emin olursanız mücadelenizi de ona göre kesin doğru yöntemlerle yapabilirsiniz.

Sararan yapraklar kesilmeli mi? Neler yapılmalı?

Çoğu kişi en küçük bir sararma belirtisinde yaprağı aceleyle kesip atar. Sözde sararma diğer yapraklara geçebilirmiş. Bu çok yanlış bir hareket. Sadece hastalık varsa yaprak kesilmeli. Sararma veya bozulma hastalıktan değilse bırakın yaprak kendiliğinden düşsün. O süre içinde, bitki o yaprakta biriktirdiği çok değerli besinleri geri çekiyordur. Ya da yukardaki bilgilerde anlattığım gibi, topraktan aldığı zehirleri o yaprakta biriktiriyordur. Siz eğer kesip atarsanız bitkiye zarar vermiş olursunuz. Ancak yeterince kötüleşince kesebilirsiniz.

Bazı durumlarda sararan yapraklar kesilebilir.

Eğer yapraklar en eskilerden başlayarak sararıyorsa. Bu durumda, eğer sağlıklı yapraklar çoksa sararanları kesmekte bir sakınca yok. Eğer sağlıklı yapraklar az ise sararan yaprakların biraz daha bozulmalarını beklemek iyi olur. Yoksa bitki kısa sürede güçten düşer. Yeni çıkan yapraklar hem gereğinden küçük hem dayanıksız olur.

Bulaşıcı yaprak sararması var mıdır?

Olabilir. Örneğin Benjamin. Ani bir değişimle karşılaşırsa yaprakları sararmaya, dökülmeye başlar (sonbahar sonuna doğru kısmi yaprak dökmesi zaten doğasında var). O esnada çevreye etilen gazı salmaktadır. O gaz aracılığıyla diğer bitkilere şu sinyali gönderiyor: “siz de yapraklarınızdaki enerjiyi geri çekin. Faaliyetlere ara verip dinlenmeye başlayalım. Önümüzde kara günler var!” Yaprakları sararmaya başlayan benjaminin dinlenmeye çekilme çağrısına aynı odadaki bazı bitkiler kulak verir ve gerekeni yapar. Ama her bitki değil. Hatta etilen gazı yoğun olursa bazı bitkiler çiçek açmaya yeltenir (en çok eşmeya, efe püskülü ve guzmanya vb. Bromelyadlar etilenden çiçek açmaya karar verme yönünde etkilenir). Bir bitkinin yaprak sarartması başka bir bitkinin çiçek açmasını sağlayabiliyor. Bir de etilen etkisi barış çiçeğine doping etkisi yapar. En eski yapraklarındaki birikimleri hızla geri çekerek yepyeni ve daha büyük yapraklar üretmeye girişir (en eski yapraklar sırayla sararır bozulur). Sonuçta kış aylarında barış çiçeği kısa sürede inanılmaz derecede serpilir, güzelleşir. Etilenden hiç etkilenmeyen veya iyi yönde etkilenen diğer bitkiler kala, onbir ay çiçeği, çuha çiçeği, siklamen gibi serin/soğuk dönemlerde daha aktif olan bitkilerdir. Bunlar doğada toprak zemin sararıp dökülen yapraklarla kaplandığı sonbahardan itibaren gayet canlı yemyeşil yapraklarıyla dikkat çekerler. Onlar en canlı günlerini geçirirken çevreleri çürümekte olan dökülmüş yapraklarla kaplıdır.

Yaprak dökme zamanında sulamayı azaltmak lazımdır.

Mevsimsel bir gereklilik ile yaprak sararması, yaprak dökülmeleri olunca sulamayı bir süre azaltmalısınız. Çünkü hem yapraklar azaldığı için terleme – su kaybı eskisi gibi olmuyor hem bitki dinlenmeye geçiyor pek su kullanmaya ihtiyaç duymuyor.

Bütün bunlar her bitki için aynı şekilde geçerli değildir.

Yetiştirdiğiniz süs bitkilerinizi iyi tanıyın. Kimileri yazın gelmesiyle birlikte bozulur. Lale, sümbül bunlardan. Niçin ölüyor diye düşünmeyin. Ölmüyor, dinlenmeye çekiliyorlar. Sonbaharda havaların soğumasıyla birlikte yavaş yavaş canlanırlar.

Her bitkinin ihtiyacı başka başka.. İhtiyaçlar güneşin mevsimlere göre eğim derecesi, ısı, havadarlık, hava nemi, yağış mevsimleri gibi etkenlerle ya ortaya çıkıyor ya sona eriyor. Her bir bitki türünden aynı şeyi beklememelisiniz. Hangi bitkiyi yetiştirmek istiyorsanız, başlamadan önce hakkında çok iyi bilgi edinin.

Sararmaları durdurma, sararan yaprakları iyileştirme

Yukarda sararmaları durdurmaya yönelik birçok bilgi sıralandı. Bir iki şey daha söylemek gerekirse: Salon-ofis bitkilerinin yapraklarını tozlardan sık sık temizlemelisiniz. Temizlik yapmanız parazitlerin barınmalarını da zorlaştırır. Sonra yerlerinin mutlaka çok havadar olması gerekiyor ki bu olmazsa olmaz bir gereekliliktir. Hangi türleri yetiştiriyorsanız ona göre bakım bilgilerini, besleme bilgilerini ve ihtiyacı olan güneş, esinti vs şartlarını en iyi şekilde öğrenmeli ve gerekenleri eksiksiz yerine getirmelisiniz. Evinizin, ofisinizin şartları hangi bitkiye uygun değilse o bitkiden vazgeçmekten başka çareniz olmadığını da kabul etmelisiniz.

Sararan yapraklar tekrar eski yeşil ve sağlıklı halini alabilir mi?

Genelde çok zor ve hatta birçok türde imkansızdır. Hele bir de sararma veya bozukluk bir hayli ilerlemişse mümkün değildir. Ama nadiren, bazı bitkilerde mümkün (buna en ilginç örnek mum çiçeğidir). Genelde, sararma eğer yeni başlamışsa birçok türde iyileştirme sağlanabilir. Gerçi kolay iş değil. Gerekenleri yapmak her zaman her şarttra işe yaramayabiliyor.

Tedavi için neler yapılabilir?

İlk adım: Sararan yaprakları tedaviye başlamadan önce ilkin yapraklar çok iyi bir şekilde temizlenmeli. Temizlik üzerilerine su sıkılarak da yapılabilir. Veya banyoda duş altında yıkayarak… Yıkadıktan sonra silkmeli ve üzerindeki damlaların çoğunu gidermelisiniz.

İkinci adım: Toprakta element eksikliği veya başka türlü sorunlar varsa giderilmiş olmalı. Toprakta hiçbir sorun olmayabilir de. O zaman 3. adımdan devam edin.

Üçüncü adım: Yapraklardan besleme yapacaksınız. Bunun için özel imal edilmiş sıvı bitki besinleri (püskürtme başlıklı pet şişelerde) satılır. Bunun yerine genel amaçlı bitki besinlerini kullanabilirsiniz. Solucan gübresi şerbeti de kullanabilirsiniz.

Yapraktan beslemenin vakti, saati önemlidir

Çünkü her bitkinin stomalarının açık olması her an mümkün değildir. Mümkün olmayan zamanlarda yapraktan beslemek hiçbir şekilde işe yaramaz.

Bitkiler fotosentez yapma özellikleri açısından gündüz oksijen salanlar ve gece oksijen salanlar olarak ikiye ayrılır.

1- Gündüz oksijen salanlar çoğunluk bitki türleridir. Bunları yapraktan beslenmenin zamanı, gündüz çok erken saatlerde, ama güneşin biraz yükselip ışığın tam olarak etkin olduğu zamandır. Böylece bitkilerin stomaları açılmış olur ve bitkiler üzerine fısfıslanan sıvı besini içeri çekerler, kullanırlar.

2- Gece oksijen salan bitkiler orkideler ve kaktüslerdir. Ayrıca paşa kılıcı gibi succulent özellikli bitkilerin pekçoğu da bu özelliktedir. Gündüz boyunca stomalar sıkıca kapalıdır. Gece karanlık saatlerde hem karanlığı hem havanın serinlemesini hissettiklerinde stomalarını açarlar. İşte bu anı bekleyeceksiniz ve fazla gecikmeden besinli suyu fısfıslayacaksınız. Gece yarısında bile eğer hava çok sıcak ise stomaları açılmayabilir. Öyle günlerde önce serin su ile iyice serinletin ki stomaları açılsın. Sonra kurulayıp ya da silkeleyip sıvı besini üzerine fısfıslayın. Yalnız, stomaların açılması için ortamın hep karanlık olması gerekiyor. Buna da dikkat edin. Gece saatlerinde ışıklı odada tutulan bitkilerin stomalarının açılmaları mümkün olamayabilir.

Yapraktan besleme tedavisini iki günde bir tekrarlayarak 10 gün kadar devam ettirin. Eğer işe yararsa bir hafta geçince etkisi yavaş yavaş görülür. Her sıvı besin püskürttükten ortalama 1 saat sonra yaprakları ıslak bezle silerek ya da güzelce yıkayarak temizlemelisiniz. Bu şart değil ama iyi olur. Sadece sırf yapraktan besleme amaçlı özel sıvı bitki besini kullanıyorsanız bu temizliği yapmayın. Diğer besinleri veya gübre şerbeti kullanıyorsanız temizliği yapmanızı tavsiye ederim.

Yapraktan beslemeyi tedavi amaçla yapmaktan başka, hiçbir sorun yoksa bile haftada bir veya iki defa her zaman yapmanız bitkilerinizin sağlığına sağlık katacaktır.


Kategori: Parazitler-Hastalıklar Tarih: 16 Ekim 2011

Etiketler:

'Yaprak sararmalarına dair sorunlar, sebepler, çözümler' hakkında sorular, açıklamalar

  1. Filiz - Aydın dedi ki:

    Elinize, emeğinize sağlık… Öylesine anlaşılır, keyifli, öğretici yazılar hazırlıyorsunuz ki, hayran olmamak elde değil. En çok da birçok yazınızda ve her fırsatta ısrarla kimyasal tarım ilaçlarından uzak durmamızı söylemenize ve bunun yerine son derece basit, masrafsız önerilerilerinize hayran oluyorum:) Üstelik benim bu konuda kötü bir deneyimim de var. 2 yıl önce sattığı ilacı kendisi de tanımayan bir zıraat müh yüzünden hastanelik olmuştum. Bir hata yüzünden bir insanı mesleki olarak yargılayıp karar vermek doğru değil ama çektiğim sıkıntıyı da ben biliyorum.
    Çiçeklerim ve ben böyle bir site hazırladığınız için size tekrar teşekkür ediyoruz:)
    Son olarak, süs bitkileri yetiştiriciliği diye bir site var. Orada sizin yazılarınızı kullanıyorlar ve kaynak belirtilmiyor. umarım haberiniz vardır. üzücü. Saygılarımla. İyi çalışmalar.
    ***
    ***
    Düşüncelerinizi bildirdiğiniz için çok teşekkür ederim. Böyle yorumlar bana moral veriyor. Benim yazılarım büyük çoğunlukla hobi sahibi çiçekseverler içindir. Ben de hobi olarak evde hem salonda hem balkonda çiçek yetiştiriyorum. Yazılarımı da elbette severek yazıyorum. Her yazım kendi esirimdir. Benim sitemde bu yüzden fazla içerik yok.
    Kimyasalları kullanmayı çok nadiren tavsiye ederim. Ben tamamen karşı olsam da, ticari amaçla çalışanlar çoluk çocuğunun rızkı riske girmesin diye kullanabiliyor, zaten istesek bile engelleyemeyiz. bari hobi olarak bahçecilikle çiçek yetiştirmeyle uğraşanlar kimyasalları kullanmasın. Ben şimdiye kadar hiçbir kimyasal böcek ilacı kullanmadım.
    Ziraatçı deneyiminiz çok ilginç ama hiç şaşırmadım. Bizim ziraatçılarımızın çoğunda ruh yok sevgi yok. Bilgileri de çok kıt. Görecek gözleri de yok. Onlarınki sadece para kazanmak için bir meslek. Br manav için sattığı elmalar soğanlar ne kadar manevi değer taşıyorsa, ziraatçılarımız için de bitkiler o kadar değer taşır. Bizim gibi değildirler. Çoğunun evinde bir saksı sardunya bile yoktur zaten.

    Hırsızlara gelince: Yazılarımı çalan çok kişi var. Sadece benden değil her yerden çalıyorlar. Dikkat ederseniz, süs bitkileriyle ilgi sitelerin çoğunda içerik çok zengindir. Benim sitemin içeriği onlarınkinin yanında devede kulak gibi. Çünkü onlar her yerden çalıyor. Ahlak yok, haysiyet yok. Hırs ile nerede ne görseler alıp sitelerine koyuyorlar. Bahsettiğiniz “süs bitkileri yetiştiriciliği” sitesini bilmiyorum. Google’a yazdım arattım, ilk sayfada çıkmadı. Benim sitemden iki üç link çıktı. :) diğer sayfalara bakmadım. Demek ki Google benim sitem gibi yüzde yüz özgün ve az içerikli sitelere daha önem veriyor. Hırsızlara hakkımı helal etmiyorum. Benim yazılarımı izinsiz alıp kaynak da göstermeden kendi sitelerine mal edenler, o yazılarım üzerinden ne kazanıyorlarsa inşallah hayrını göremeyecekler. Kazandıkları kazaya belaya gider. Bugün birkaç kuruş mu kazandı, bugün mesela onun değerinde bir ampul bozulur yenisini almak zorunda kalır. Musluk bozulur ona para gider. Hasta olur ilaç alır. Sokakta yürürken parasını kaybeder. Aldığı yiyecek bozuk çıkar yiyemez. Elektronik eşyaları bozulur beklenmedik masraflara girer. Kısaca haram hiç kimseye kâr sağlamaz bilakis zarar verir. Hırsızlarda ya akıl yok ya iman yok.

  2. Ercan - Bursa dedi ki:

    Benim kraton çiçegim var yaprakları kırısıklastı kuruyor 3-5 yapragı kaldı. Ben bu bitkimi bir türlü iyleştiremiyorum. Ne yapmalıyım vitamin veriyorum oda sıcaklıgı 15 dereceden yukarıda ama genede düzeltemedim bilgi verirseniz sevinirim.
    ***
    Besin vere vere sanıyorum zehirlemişsiniz. O bitki yılın bu zamanında yapraklarının yarısını dökebiliyor normaldir. Siz dinlendirmek yeine besin veriyorsunuz ölümcül bir hata yapıyorsunuz. Yapraklar dökülmeden buruşukluk filan olmuşsa bitki ölmüş demektir. Çiçekçiler iki kuruş fazla kazanmak için insanlara besin verin diye ısrar ederler. Vermeyin. Yazın gelişme döneminde besin verilir o da ya bir defa ya iki defa. Paraya tapan çiçekçilerin oyununa gelmişsiniz siz de.

  3. Sema Ercan, İstanbul dedi ki:

    Bahçedeki zakkumların bir iki tanesinde yaprak sararması oluştu. Sebebi ne olabilir?
    ***
    Yaprakları dikkatle inceleyin parazitler var mı… Ayrıca, kışın yaprağını dökmeyen birçok türler bu zamanlarda taze yaprakları gelişince eski yapraklarını dökerler bu onların doğasının gereğidir.

  4. Zeynep, Kocaeli dedi ki:

    Difenbahya çiçeğim sararmaya başladı. köküne baktım acaba çürüdümü diye kök sağlam. ne yapmam lazım?
    ***
    Sık sık esinti, sabah veya akşam güneşi ve ayda bir defa bitki besini.. bu üç şeyi sağlarsanız mükemmel bir gelişim gösterir.

  5. Ayşe Çetin dedi ki:

    benim … var. odada tutuyorum. düzenli suluyorum. sıvı bitki besini de verdım soldu. çok üzgünüm. ne yapayım da kurtarayım?
    ***
    sıcak ve havasız odalarda bozulurlar. Bekleyin ilkbaharda pencereleri bol bol açarsanız düzelir. ana kökgövde sağlıklı kalabilirse tabi.

  6. Mehmet Çiçek dedi ki:

    Benim şefleramın yapraklarında toz bulutu şeklinde tozlanma var. Sararmalar oluyor, yapraklarını döküyor. Ne yapmalıyım?
    ***
    Şeflera ev ortamlarını sevmeyen bir bitki. Yerini sevmesi çok zor. en iyi açık havada sağlıklı oluyor. En sık açtığınız pencerenin tam yanına koyun pencereyi elinizden geldiğince açık bırakın. Ya da ilkbaharda dışarı balkona koyun. Balkon yoksa mecburen açık pencere yanında tutacaksınız.

  7. Yasemin, Gaziantep dedi ki:

    Guzmanya çiçegimi arabada bırakmıştım. Pembe kısımlar sarı olmuş. Rengi tekrar düzelir mi? Ne yapmalıyım?
    ***
    Bilmiyorum, pek sanmıyorum. Geceleri açık pencere yanında tutun, üstüne su fısfıslayın. Geceleri hem serin esinti he su fısfıslama sayesinde düzelirse düzelir. Başka çare yok.

  8. Ahmet K. -Balıkesir dedi ki:

    Begonvil evin duvrını tamamen kapatmış durumda. tamamen güneş görüyor. Ama birden bütün çiçekleri sarardı. Bunun bilemediğimiz sebepleri neler olabilir?
    ***
    Anlaşılan hepsi aynı zamanda çiçeklenmiş. Normal karşılayacaksınız. Eğer farklı zamanlarda çiçeklenselerdi hepsi birden bozulmazdı. Ayrıca belki hiç sulamamışsanız fazlaca susuz bıraktıysanız bunun da etkisi olmuş olabilir.

  9. Serap D. -Bodrum dedi ki:

    Bahçemdeki mimoza ağacının yapraklarında sararma başladı. Ne yapmam gerekir?
    ***
    Şiddetli yaz sıcaklarından olabilir. Normal karşılamalısınız. Sebep bu değil diyorsanız toprağın aşırı alkalinleşmesi yüzündendir. Demirli özel gübre ya da ambalajında “rhododendron ve açelyalar için” diye yazan taneli gübreden vermelisiniz.
    Ayrıca bakınız: http://azbitki.com/mimoza-agaci

  10. Mine, Ankara dedi ki:

    Yeşil büyük yapraklı salon bitkilerim sağlıklı görünüyor ancak yaprak uçları kahverengileşip kuruyor. sebebini çözemedim. nasıl davranmalıyım?
    ***
    Fazla eskimiş yapraklarda normaldir. Güneş görmemek ve havasızlık esintisizlik sonucu olabilir. Bunlara dikkat edin. Ayrıca ayda bir defa bitki besini verin.

  11. Selda, Ankara dedi ki:

    Kaç çiekçiye gittiysem söylediğiniz besinleri bulamadım. En son nilfia isimli npk 10-2-6 aldım. Kullanmamı önerir misiniz?
    ***
    Sanki biraz kof gelişim göstertecek gibi. Bu ayarda besin ancak zaten köf gelişim göstermesi istenen bitkilerde iyidir. Örneğin dev filkulağı için ideal. Ama difenbahya için, kışın ve ilkbaharda havasız esintisiz olan evlerde kök ve gövde çürümesine yol açma riski yüksek. Yani şimdi vermeye başlarsanız çok gösterişli ama kof bir gelişim olur. Önümüzdeki kış ya da sonraki yılın ilkbaharında çürümeler olabilir. Eğer toprak 1/4 oranında ponza taşı ile karıştırılmış ise pek risk yok diyebilirim.

  12. Savaş, İstanbul dedi ki:

    Geçen sene tohumdan yetişip kışın yapraklarını döken Melisalar (Cestrum nocturnum) yeni yaprak çıkarmaya başladı. Bugün yeni çıkan yaprak uçlarında hafif sararmalar gördüm. Geçen ay P ve K oranı yüksek osmocote gübre koymuştum. Esintili bir yerde duruyor. Bu durumda sararma endişe edilecek bir şey midir?
    ***
    Yanlış yapmışsınız. Körpe, küçük bitkilere bahar başında suni gübre vermek ağır gelir. Bekleyeceksiniz yeni yapraklar iyice gelişsin o zaman hafif dozajda vereceksiniz. Toprağı çabuk kuruyorsa ve o şimdiye kadar bol bol sulamışsanız suni gübrenin zararlılığı kalmamıştır. Değise bence söküp temiz bir toprağa dikseniz iyi olacak. Ayrıca fidelere, körpe fidanlara suni gbre vermeyin ya da ev bitkileri için olan sıvı besinden, genel kullanım amaçlı olanından verin. Bir şey daha yazayım: Baharda hızlı gelişim göstermesi gereken bitkilere azot oranı yüksek gübre bir defa verilmeli. Şekergübresi bile verilebilir. Ama bahar başında bir defa. Daha sonra, en az bir ay kadar süre geçince diğer gübrelerle devam edilebilir.

  13. İsimsiz dedi ki:

    Şefleramın yapraklarında siyah küçük lekeler var. Neden olabilir? Bir de tam yaprak çıkan yerinde kararma ve sirelenme var.
    ***
    Lekelerin mahiyetini bilmeden görmeden bir fikir yürütemiyorum. Yeni gelişim yerlerinde kararma, sirelenme bitki bitlerinden olabileceği gibi köklerinin toprakta zarara uğrayıp hiç kalsiyum alamamasından da kaynaklanabilir. Kesin bir şey diyemiyorum.

  14. Sema, Konya dedi ki:

    Kraton çiçeğim yaklaşık 2 yıllık. Alt yapraklarında eğilmeler oluyor. Aşağı doğru kıvrılıyor. Üst yaprakları yeşil ve yukarı doğru. Ne yapmalıyım eğilmeyi önlemek için?
    ***
    Gayet normal bir şey. Benim krotonun yeni yaprakları da yukarı yönelik. Zamanla eğilirler.

  15. Nazmi K. -Kayseri dedi ki:

    Beşparmak salon çiçeğimin yaprakları çatlıyor. Çatlamasını nasıl önlerim?
    ***
    Özel yeni model seralarda üretilenler seradan çıkınca böyle acayip yer yadırgaması yaşıyorlar. Üstten, kenarlardan biraz toprak boşaltın. Kökler hava alsın. Güneşli ve havadar pencere önünde tutun.

  16. Hüseyin A. -Kayseri dedi ki:

    Bahçemdeki asmamım yaprakları sararıyor ve her geçen gün artıyor. Nasıl bir tedavi uygulamalıyım?
    ***
    Önce sebebini bulmanız lazım. Hiç sulamıyorsanız ve bağcıların toprak yükseltme metodunu da uygulamamışsanız şimdi yaprakların sararması gayet normal. Veya toprağı çok kötüdür. Veya yapraklarda mantar hastalıklarından bir hastalık vardır. Önce problemin sebebini öğrenip sonra çaresini araştırmalısınız.

  17. Özlem, Denizli dedi ki:

    Benim de ağaç begonyam var yaprakları ucundan kurumaya başladı. Ne Önerirsiniz?
    ***
    Şimdi sizin oralarda yılın en sıcak ve en kuru günleri yaşanırken bu hal gayet normal. Problemden sayılmaz. Eylülde tekrar canlanmaya başlar. Kışa kadar sağlıklı yeni yapraklarla donanır.

  18. Yeşim, Siirt dedi ki:

    Aldığım begonyalarım tomurcuklanıp açmadan çiçeklerini kurutuyor. Lütfen yardımcı olun ne yapmalıyım?
    ***
    Evinizin şartlarının pek uygun olmadığı anlaşılıyor. Yapılacak bir şey yok. Begonyalar sıcak ve havasız ev ortamlarını sevmez. Problem sadece çiçekleriyle sınırlı ise şanslısınız.

  19. metin tuncer dedi ki:

    … …
    ***
    Çok güçlü aydınlık ve hava akımlarının da olduğu bir pencere yanına koyun. Orada sağlıklı gelişir. Zaten öyle bir yerde bulunuyorsa o zaman toprağını değiştirmek zorundasınız.


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.
Lütfen yazı dili kurallarına saygılı olalım.


(Yazamıyorsanız Mozilladan deği Google Chrome ile giriş yapın.)