Yaprak sararma sorunları, sebepler, çözümler

Bitkilerde yaprak sararma her zaman problem değildir. Topraktaki sorunlar, hastalıklar ve parazitlerin zararları gibi problemlerin ise sebebini bulmak gayet zor iştir. Mesela topraktaki sorunu tespit etmek çok zor. Element eksikliği mi var? Hangi element eksik? İlk akla gelen kloroz yani demir eksikliğidir. Oysa sebebin başka bir elementin eksikliğine ya da bambaşka bir şeye bağlı olma sebepleri genellikle daha yaygındır.

Köklere dadanan parazitler de benzer sorunlara yol açar. Kısaca, bir promlem var ise o zaman problemin kaynağının ne olduğunu kesin olarak tespit etmek gerekir.

Yaprak sararma ile ilgili iklim, çevre ve koku faktörü

Bazı bitkiler sonbaharda yapraklarını döker. Tam tropikal olmayan iklim kuşağına ait bitkilerin çoğunluğu bu özelliktedir. Önce yapraklarda sararma, kızarma gibi renk değişikliği olur. Bunu problem sanan insanlar çok. Onun için burada özellikle en başta belirttim. Bitkinizdeki bir değişimin problem olup olmadığını endişeyle araştırmadan önce bitkinizin özelliklerini ve yaşam döngüsünü öğrenmelisiniz.

Çevre ve koku faktörü.. Bitkisel çürüntüler, çöpler, taze hayvan gübreleri çevreye etilen gazı salar. Bu gazı algılayan bitkilerden bazıları kendi yaşam döngüsünde değişiklik yapacak şekilde etkilenirler. Genelde “ileride hava şartları elverişsiz olacak” endişesine kapılmış gibi ya yapraklardaki birikimlerini geri çekip depolayarak uyku sürecine girerler. Dolayısıyla yapraklar sararıp dökülür. Ya da alelacele çiçek açmaya girişirler. Yani adeta “ileride hava şartları beni öldürecek, o halde bir an önce çiçek açıp tohum vermeliyim” diye düşünüyorlar. Bu haller subtropikal kökenli süs bitkilerinde ve tropikal dağ / sis ormanı kökenli süs bitkileri türlerinde (bazılarında) sık görülür. Benjaminde yaprak dökümü, guzmanyada çiçek açmaya girişim gibi.

Gündüz süresi.. Tropikal olmayan bitkileri ve subtropikal bitkileri etkiler. Sonbahardan itibaren gündüz süresinin iyice düştüğünü farkedince ona göre tedbirlere girişirler. Gece / gündüz sürelerine bu gruptan bitkiler çok hassastır. Öyle ki, yaz ortasında perdeleri erkenden açmaya üşenirseniz ve perdeler de ışığı hiç geçirmiyorsa bazı ev bitkileri kış dinlenmesine girerler. Yani gelişim tamamıyla durur ve bir kısım yapraklar sararıp düşer. Kalanchoe gibi bazıları da tam tersine kış geliyor sanarak gelişimini hızlandırıp bol bol tomurcuk vermeye girişir.

Hava akımlarından yoksunluk ve yer yadırgaması

Özellikle salon-ofis bitkilerinin en ciddi problemidir. Mesela şeflera, benjamin ve kroton hava akımlarına fazlasıyla muhtaçtırlar. Hava akımlarından yoksun kaldıklarında yapraklarını hem sarartarak hem yeşil halde dökerler. Devetabanı ve paşa kılıcı bu gibi durumlarda daha dayanıklıdır. Uyumludur diyemeyiz. Sadece daha dayanıklılardır yani hemen sağlıkları bozulmaz.

Bitkilerin nefes almasına hava hareketleri yardımcı olur. Onlar bizim gibi akciğerleri devamlı çalıştıran kaslara sinirlere sahip değil. Hava akımlarının eksikliği yüzünden fotosentez yapamaz hale gelir ve dinlenmeye çekilirler. Bu hal uzun sürerse ölüm sürecine girerler. Salonlarda, ofislerde hava akımlarının yetersizliği yüzünden dinlenmeye giren orkidelerde yapraklarda bir bozulma olmaz. Ama uzun süre şartlarda değişiklik olmazsa ölüm sürecine girerler ve o zaman yapraklar bozulur, kurumaya başlarlar.

Yer yadırgaması.. İki tip sebep ve zarar söz konusu: Biri çok havadar bir yerden havasız ortama “ani” geçiş ile bitkinin geçirdiği şok yaprakların sararıp dökülmelerine neden olur. En çok benjaminde olur. Diğeri ısı farkıdır. Devamlı sıcak hava akımlarının hüküm sürdüğü bir seradan çıkıp gayet havasız bir mekana gelen antoryum bitkisinde yer yadırgaması şoku köklerde olur. Toprağın nemini sürekli emen ve toprağın içine devamlı sıcak hava nüfuz ettiren hava hareketleri aniden kesilince, antoryumun kökleri havasız, çok ıslak ve serin toprakta ölümcül şok geçirir. Bu şok kökleri en hassas yerlerinden başlayarak çürütürken yapraklar kendi kendilerine yırtılırlar. Bazen yapraklarda yırtılma yerine sararmalar ve kararmalar olur. Bazen hepsi birlikte gerçekleşir.

Bitkinin savunma mekanizması kendi yapraklarını sarartır, döker

Hemen her bitkide olan bir şeydir ama pek fark etmeyiz. Çünkü bu durumda bitki pek az yapraklarını, hatta bazen bir veya iki yaprağını hedef seçer. Amaç bünyeye geçmiş olan zararlı maddelerden kurtulmaktır. Bitki bünyesindeki zararlı maddeleri hedef seçtiği bir veya birkaç yaprakta biriktirir. Birikim belirli bir artış gösterdiğinde o yaprakta sararma, bozulma başlar. Sonra da bitki o yaprağını terk eder yani döker. Bazen bir dal hedef seçer ve o dal ve yapraklarda zararlı maddeler yeterince arttığında bitki o dal ile ilişiğini keser. Sonuçta dal yapraklarıyla beraber kurur.

Işık yetersizliği

Yapraklar süs için değildir. Her bir yaprak bir kimya laboratuvarı gibi çalışır. Besin ve enerji üretir. Var olma amacı budur. Siz eğer bitkiyi fotosentez yapamayacağı kadar ışıktan ve esintiden mahrum ederseniz bitki o yapraklara gerek duymaz. Mevsim şartlarının bozulduğunu düşünür. Bir süre dinlenmeye çekilir ve yaprakları terk eder. Hatta tüm yaşam fonksiyonlarından vazgeçip ölme ihtimali de var.

KLOROZ, Fakir veya yanlış toprak ve kireçli su

Bitkilerinizi iyice dinlenmiş, tortusundan arınmış su ile sulamalısınız. Direkt musluk suyu ile sulamaya uzun süre devam ederseniz bazı türlerin (örneğin açelya) yapraklarının sararmasına sebep olur. Suyun ve toprağın pH derecesi kireçlilik / yüksek alkalinlilik sebebiyle yüksek olunca (pH 7,5 ve yukarısı) bu sebeple bazı bitki türleri topraktan demir alamaz. Sonuçta kloroz problemi denen yaprak sararması olur. Toprak demirce zengin olsa bile oluyor. Yapraklar sararır. Toprağa demir takviyesi her zaman işe yaramaz.

Yaprak sararmasının sebebi toprak ise, illa demir eksiktir diye bir kanıya varmak çok yanlıştır. Hem öyle olsa bile, toprağın kimyasal dengesi ne yönde bozulmuşsa, demir takviyesi daha da kötü sonuç verir. Kökleri büsbütün zehirleyip bitkileri öldürür. Zaten sadece demir değil magnezyum eksikliği de yaprak sararmalarına sebep oluyor. Toprağınızı analiz ettirmelisiniz ve ne yapmanız gerektiğini öğrenmelisiniz. Ya da en temiz yolu, demiri magnezyumu filan boş verin, toprağı belleyip çapalayarak bol bol bitkisel çürüntüler, leonardit ve biraz da yanmış koyun veya keçi gübresi karıştırın.

Yaprakların ömrünü tamamlaması

Bazı bitkilerde yaprak ömrü birkaç ay veya en fazla bir yıldır. Bazılarında birkaç yıldır. İçmekan süs bitkilerinden paşakılıcı, mum çiçeği, kauçuk, devetabanı, antoryum bitkilerinin yaprakları birkaç yıl dayanır. Ömrü son bulan yapraklar sararır ve düşer. Bitkilerinizi tanıyın. Boş yere panik yapmayın. Orkidelerden bizde en yaygın olarak satılanı Phalaenopsis, yeni bir yaprak çıkarınca en eski yaprak sararmaya başlar. Bu da onun doğasıdır.

Sulama suyundaki sorunlar

Sulama suyunuz eğer ağır metal iyonlarına ve fazlasıyla kirece sahipse toprağın tüm dengeleri birkaç ay içinde alt üst olur. Yaprak sararma nedenlerinden biridir. Suyun sorunlu olduğu yerlerde tarlalar, seralar ve büyük bahçeler için mutlaka su arıtma cihazı gerekir. Salon süs bitkileri için ve küçük bahçeler için basit çözümler yeterlidir. Mesela suyu ihtiyacınıza göre varil, bidon, kova gibi kaplarda dinlendirip tortusunun dibe çökmesini sağlayın. Sonra üst kısım suyu bitkilerinizi sulamada kullanın.

Hava cereyanı

Bunu iç mekan hava cerayanı ve dış mekan hava akım yolları diye ikiye ayıralım. Zarar verici etkiye sahip olduklarında zarar yaprakların zarar görmesi şeklinde olur. Yani normal yaprak sararmaları gibi değildir. Aslında içmekan hava cereyanı genelde bitkilere zarar değil fayda verir. Fakat şiddetli sıcak havada çok hassas yapılı olan bitkilerin çok sıcak hava cereyanına maruz kalmaları yaprakları çok kötü etkiler. Yapraklarda hızlı sıvı kaybı ve hızlıca kurumalar baş gösterir. Bu kurumalar hassas yaprakların kenarlarında ve uçlarında yoğundur. 7C derece ve daha aşağısı soğuk ve çok kuvvetli hava cerayanı hassas yaprakları dondurucu soğuk kadar etkiler. Özellikle dua çiçeği ve barış çiçeği gibi türlerde dikkatli olun.

Dış mekan hava akım yollarına gelince: Küçük bir tarlada bile bir yandaki bitkiler diğer yandaki bitkilere göre daha az veya daha çok zarar görür. iki komşu bahçe aynı cephelerden rüzgar alsalar bile birinde bitkiler kötü etkilenirken diğerindekiler pek etkilenmez. Çünkü çok soğuk ya da çok sıcak güçlü hava akımları her noktada aynı şiddette akmaz. Ne zaman nasıl bir yol izleyeceği belli olmaz. Bundan dolayı özellikle kış aylarında dondan koruma tedbirlerinde önceki yılın veya önceki ayın dondurucu soğuklarını örnek almayın ve “şu kısım soğuktan etkilenmiyor orada tedbir gerekmez” diye düşünmeyin.

Hastalıklar ve parazitler

Parazit, mantar vesaire sebeplerden ötürü de yapraklarda bozulmalar ve sararmalar olur. Basit sararmalar gibi değil.. nokta nokta, dalga dalga izler şeklinde renk değişiklikleri, yer yer yıpranmışlıklar, kararmalar, kazınmış gibi incelmeler, yapış yapış olmalar, un dökülmüş gibi veya paslı gibi görünümler.. Çünkü bitki bitlerinin tahribatını mutlaka mantar hastalıkları takip eder.

Toprak parazitlerinden ⇒ nematot maalesef en kötü zararı verir. Bundan ektilenen bitkinin köklerinin tedavisi çok çok zor. Hatta mümkün değil demek daha doğru olur. Bitki bahçede dikili ise.. En çok domateslerde, bir metreyi geçince tüm yapraklarda kurumalarla etkisi görülür. Az nematotla az zararda ise çiçeklerin meyveye dönüşümünde meyvenin küçük kuru nohut kadar kalıp gelişime devam edememesi veye gereğinin yarısı kadar gelişme gibi. Mücadele için bahçenin toprağıyla iki yıl uğraşmak gerekir. Saksıdaki süs bitkilerinde ise bitkinin yenisini dallarından ya da tohumundan temiz toprakta yenisini üretmelisiniz. Mum çiçeği ve gardenya bu parazite son derece savunmasızdır. Gelişim çok az, yavaş ve zayıf olup  gardenyada yeni yapraklar sanki demir eksikliği varmış gibi sarı olur.

Bunların detayları çok. Kısaca derim ki yaprak sararmalarına karşı iyi gözlemci olun ve neyin ne olduğunu yani sararma mı, bozulma mı, hastalık mı, kemirilme mi.. problem dış etkilerle mi yoksa toprakta köklerde mi oluyor doğru tespit etmeye çalışın. Çünkü doğru tedbirler almak için doğru tespitler şart. Bitki biti varsa onunla mücadele edersiniz. Mantar hastalığı varsa en öncelikli olarak niçin olduğunu tespit etmelisiniz. Bu önemli. Mantar hastalıklarında faktör nedir? Bitkinin yerinin şartları mı uygun değil yoksa esas sebep bitkinin bağışıklık sisteminin zayıflaması mı? Ya da sizin bir hatanız mı? Yoksa problem köklerde mi? Neyin ne olduğundan emin olursanız mücadelenizi de ona göre kesin doğru yöntemlerle yaparsınız.

Sararan yaprakları keselim mi?

Çoğu kişi en küçük bir sararma belirtisinde yaprağı aceleyle kesip atar. Bu çok yanlış bir hareket. Sadece yayılıcı, bulaşıcı bir hastalık varsa yaprağı kesin. Sararma veya bozulma hastalıktan değilse bırakın yaprak kendiliğinden düşsün. O süre içinde, bitki o yaprakta biriktirdiği çok değerli besinleri geri çekiyordur. Ya da topraktan aldığı zehirleri o yaprakta biriktiriyordur. Siz eğer kesip atarsanız bitkiye zarar vermiş olursunuz. Ancak yeterince kötüleşince kesmenizde bir sakınca yok.

Bulaşıcı yaprak sararması var mıdır?

Olabilir. Örneğin Benjamin. Ani bir değişimle karşılaşırsa yaprakları sararmaya, dökülmeye başlar. Gerçi sonbahar sonuna doğru yoğun yaprak dökmesi zaten doğasında var. O esnada çevreye etilen gazı salmaktadır. O gaz aracılığıyla diğer bitkilere şu sinyali gönderiyor: “siz de yapraklarınızdaki enerjiyi geri çekin. Faaliyetlere ara verip dinlenmeye başlayalım. Önümüzde kara günler var!” Yaprakları sararmaya başlayan benjaminin dinlenmeye çekilme çağrısına aynı odadaki bazı bitkiler kulak verir ve gerekeni yapar. Ama her bitki değil.

Etilen gazı yoğun olursa bazı bitkiler yaprak sarartmaz, çiçek açmaya yeltenir. En çok eşmeya, efe püskülü ve guzmanya vb. Bromelyadlar. Bir bitkinin yaprak sarartması başka bir bitkinin çiçek açmasını sağlayabiliyor. Bir de etilen etkisi barış çiçeğine doping etkisi yapar. En eski yapraklarındaki birikimleri hızla geri çekerek yepyeni ve daha büyük yapraklar üretmeye girişir. Ve en eski yapraklar sırayla sararır. Sonuçta kış aylarında barış çiçeği kısa sürede inanılmaz derecede serpilir, güzelleşir. Etilenden hiç etkilenmeyen veya iyi yönde etkilenen diğer bitkiler kala, onbir ay çiçeği, çuha çiçeği, siklamen gibi serin/soğuk dönemlerde daha aktif olan bitkilerdir. Bunlar doğada toprak zemin sararıp dökülen yapraklarla kaplı sonbahardan itibaren gayet canlı yemyeşil yapraklarıyla dikkat çekerler. Onlar en canlı günlerini geçirirken çevreleri çürümekte olan dökülmüş yapraklarla kaplıdır.

Yaprak dökme zamanında sulamayı azaltmak lazımdır.

Mevsimsel bir gereklilik ile yaprak sararması, yaprak dökülmeleri olunca sulama sıklığını bir süre azaltmalısınız. Çünkü hem yapraklar azaldığı için terleme – su kaybı eskisi gibi olmuyor hem bitki dinlenmeye geçiyor. Yani bu dönemde bitki pek su kullanmaya ihtiyaç duymuyor.

Bütün bunlar her bitki için aynı şekilde geçerli değildir.

Yetiştirdiğiniz süs bitkilerinizi iyi tanıyın. Kimileri yazın gelmesiyle birlikte bozulur. Lale, sümbül bunlardan. Niçin ölüyor diye düşünmeyin. Ölmüyor, dinlenmeye geçiyorlar. Sonbaharda havaların soğumasıyla birlikte yavaş yavaş canlanırlar.

Her bitkinin ihtiyacı başka başka.. İhtiyaçlar güneşin mevsimlere göre eğim derecesi, ısı, havadarlık, hava nemi, yağış mevsimleri gibi etkenlerle ya ortaya çıkıyor ya sona eriyor. Her bir bitki türünden aynı şeyi beklememelisiniz. Hangi bitkiyi yetiştirmek istiyorsanız, başlamadan önce hakkında çok iyi bilgi edinin.

Sararmaları durdurma, sararan yaprakları iyileştirme

Yukarıda sararmaları durdurmaya yönelik birçok bilgi sıraladım. Salon-ofis bitkilerinin yapraklarını tozlardan sık sık temizleyin. Temizlik yapmanız parazitlerin barınmalarını da zorlaştırır. Sonra yerlerinin mutlaka çok havadar olması gerekiyor ki bu olmazsa olmaz bir gerekliliktir. Hangi türleri yetiştiriyorsanız ona göre bakım bilgilerini, besleme bilgilerini ve ihtiyacı olan güneş, esinti vs şartlarını en iyi şekilde öğrenmeli ve gerekenleri eksiksiz yerine getirmelisiniz. Evinizin, ofisinizin şartları hangi bitkiye uygun değilse o bitkiden vazgeçmekten başka çareniz olmadığını da kabul edin.

Sararan yapraklar tekrar eski yeşil ve sağlıklı halini alır mı?

Genelde çok zor ve hatta birçok türde imkansızdır. Hele bir de sararma veya bozukluk bir hayli ilerlemişse mümkün değildir. Ama nadiren, bazı bitkilerde mümkün. Buna en ilginç örnek mum çiçeğidir. Genelde, sararma eğer yeni başlamışsa birçok türde iyileşme sağlanabilir. Gerçi kolay iş değil. Gerekenleri yapmak her zaman her şartta işe yaramaz.

Tedavi için neler gerekir?

İlk adım: Sararan yaprakları tedaviye başlamadan önce ilkin yaprakları çok iyi bir şekilde temizleyin. Islak bezle silin. Veya duş ile yıkadıktan sonra bez ile silin.

İkinci adım: Toprakta element eksikliği veya başka türlü sorunlar varsa giderin. Toprakta hiçbir sorun olmayabilir de. O zaman 3. adımdan devam edin.

Üçüncü adım: Yapraklardan besleme yapacaksınız. Bunun için özel imal edilmiş sıvı bitki besinleri (püskürtme başlıklı pet şişelerde) satarlar.

Yapraktan beslemenin vakti, saati önemlidir

Çünkü her bitkinin stomalarının açık olması her an mümkün değildir. Mümkün olmayan zamanlarda yapraktan beslemek hiçbir şekilde işe yaramaz.

Bitkiler fotosentez yapma özellikleri açısından gündüz oksijen salanlar ve gece oksijen salanlar olarak iki tiptir.

1- Gündüz oksijen salanlar çoğunluk bitki türleridir. Bunları yapraktan beslenmenin zamanı, gündüz çok erken saatlerde, ama güneşin biraz yükselip ışığın tam olarak etkin olduğu zamanın henüz başlama aşamasıdır. Böylece bitkiler üzerine fısfıslanan sıvı besini içeri çekerler, kullanırlar.

2- Gece oksijen salan bitkiler orkideler, bromelyadlar, kaktüsler ve sukulentlerdir. Gündüz boyunca stomalar sıkıca kapalıdır. Gece karanlık saatlerde hem karanlığı hem havanın serinlemesini hissettiklerinde stomalarını açarlar. İşte bu anı bekleyeceksiniz ve fazla gecikmeden besinli suyu fısfıslayacaksınız. Fakat gece yarısında bile eğer hava çok sıcak ise stomaları açılmaz. Öyle günlerde önce serin su ile iyice serinletin ki stomaları açılsın. Sonra kurulayıp ya da silkeleyip sıvı besini üzerine fısfıslayın. Yalnız, stomaların açılması için ortamın hep karanlık olması gerekiyor. Buna da dikkat edin.

Yapraktan besleme tedavisini iki günde bir tekrarlayarak 10 gün kadar devam edin. Eğer işe yararsa bir hafta geçince etkisi yavaş yavaş belli olur.

Yapraktan beslemeyi tedavi amaçla yapmaktan başka, hiçbir sorun yoksa bile haftada bir veya iki defa her zaman yapmanız bitkilerinizin sağlığına sağlık katacaktır.

Yazar: Erdal Yüksel

Kategori: Parazitler-Hastalıklar

Etiketler:

'Yaprak sararma sorunları, sebepler, çözümler' hakkında sorular, açıklamalar

  1. İsimsiz dedi ki:

    Bitkilerimin bazisinin sadece genç yapraklari bildigimiz bembeyaz renkte çıkıyor. Demir eksikliginin tipik damarli görünümü yok. tamamen bembeyaz yaprak. sarı bile değil. sadece bir tane orta yaşlı yapraginin sadece kenarı sanki çizgi çekilip boyanmış gibi yemyeşil ama kendisi bembeyaz. bir sürü yazı okudum sorunu bulayim diye hasta oldum nerdeyse ama yok bulamadım. belki bir fikir verebilirsiniz diye düşündüm. hiç bir element eksikligine benzetemedim. sadece ortak nokta var hepsi aşırı sıcak ortamda oldu. fakat kesinlikle solma değil. bitki capcanlı gibi sadece renk sorunu var.
    ***
    Galiba saksılarda yetiştirdiğiniz bitkilerinizden bahsediyorsunuz. Özellikle sardunyalarda sık görülen bir problem. Sebep hem kendisinin hem toprağının (dolayısıyla köklerinin) yaz sıcaklarından fazlaca etkilenmesi. Bir de hazır poşet toprakta olunca sorun kaçınılmaz. Sebep toprağın kimyasal dengesinin aşırı ısı yüzünden geçici olarak değişiklik göstermesi. Hem pH hem EC dereceleri etkileniyor. Bu da köklerin topraktan bazı elementleri alamamasına neden oluyor. Geçen yıl etkilenen sardunyam bu yıl daha az güneşli bir yerde ve saksısı ısınmıyor. Bu yıl yemyeşil. Ayrıca size tavsiyem bahçe-balkon saksılarınızda gerçek doğal toprak (yani arazi toprağı) kullanmanız. Buna biraz dişli kum, biraz da torf denen hazır poşet toprak karıştırın. Bu karışımda toprak hava sıcaklığından ve güneşin ısıtmasından daha az etkilenir -sonuçta kökler daha serinde kalmış olur. Saksı kalın çömlek saksı olursa daha iyi. Veya plastik saksılarınızı alüminyum folyo ile kaplayın. Güneş ışınlarını yansıtarak toprağın fazlaca ısınmasına engel olur. Bunların dışında, güneşi filtreleyici sera tüllerinden kullanabilirsiniz.

  2. Hasan, Çerkezköy dedi ki:

    İyi günler Ben Bahçemde Domates Biber Patlıcan karpuz kavun vesaire sebzeler yetiştiriyorum genel olarak hepsinde de yaprak sararması ve bitkilerde zayıflama mevcut domateslerin yaprakları çok aşırı derecede kuruyor sebzelerimi korumak için ne yapmalıyım?
    ***
    Hepsinde aynı problem varsa o halde sebep kullandığınız gübreden kaynaklanıyor. Aklınızda bulunsun: Toprağı ya sonbaharda gübreleyin ya da eğer fide dikerken gübreleyecekseniz kökler gübre ile ya da gübreli toprakla temas etmeyecek şekilde fideleri dikmelisiniz. Mesela çukur açarsınız, dibe gübre koyar, üzerini dört beş parmak yüksekliğinde toprakla örter ve onun üzerine fideyi oturtup kökleri yine gübresiz toprakla örtersiniz. Fideler geliştikçe kökler aşağıya gübreye ulaşacak ve zarar görmeden beslenecektir. Bir başka yol fideleri diktikten sonra 15cm gibi uzağını çapalayıp gübre katarsınız.

  3. Sibel, İstanbul dedi ki:

    Yakın bir zaman önce çok sağlıklı ve güzel bir arizona servisi aldım. Boyu iki metreden fazla. Bu güzel ağaç, şu an için bahçede, çok büyük bir saksı(60 litrelik) içinde duruyor. Saksıda duran gemlik zeytini, limoni servi, fıstık çamı gibi başka ağaçlarım da var, zamanı gelince başka bir yere dikilecekler. Ancak arizona servimin alt dallarındaki bazı yaprak ve kısımlarında sararma var. Ağacın genel görünümü sağlıklı, yalnız o sararmış kısımlar beni endişelendirdi. Toprağını takır takır denecek ölçüde kuru ve susuz gördüğüm için, henüz fidan olmasını da göz önüne alırsak sık arayla(saymadım, ama on beş gün aralıktan az olabilir) su verdiğim için olabilir mi? Bahçede çok kedi var, toprağa çiş yapmışlarsa bu ağacı kurutacak kadar etkiler mi? Şu bilgiyi de vereyim, bildiğimiz yeşil tellerle saksının etrafını kedi girmemesi için çevreledim,ancak servinin altı dallarını sıkıp engelleyeceği için teli çok yüksek kullanamadım. Bunun dışında ev güney cephe. Tam güneş alıyor. Serviye, önündeki büyük defne ağacı nedeniyle, önce alacalı güneş geliyor, saat öğleden sonra 14:00 gibi de tam olarak güneş aldığını söyleyebilirim. Bu bilgilere dayanarak sararma sorunu neden olabilir ve ciddi bir sorun mudur? Buna göre önlem almak isterim.
    ***
    Anlaşılan öldürecek kadar fazla susuz bırakıyorsunuz. Hele şu zamanlarda toprak üst yüzeyi kurur kurumaz sulamalısınız. Zira saksıdaki bitkiler toprak zemine dikili bitkiler kadar susuzluğa dayanamazlar. Kedi veya herhangi başka hayvan katı ve sıvı dışkıları toprakta tuzlaşmayı hızla artırarak bitkilerin ölmelerine yol açabilir. Bütün bunlardan başka, en eski en alt dalların tamamıyla kuruması ve bir-iki yıllık eski yaprakların kuruyup dökülmesi normaldir, problem değildir.

  4. Bedri Ö. -Elazığ dedi ki:

    Salatalık bitkisinin yaprakları sararıyor. Sebepleri nelerdir?
    ***
    Bunlarda yaz sıcakları başlayınca bitlenmeler yoğun olur. İlaçlama yapılmazsa yapraklar sararır ve kurur. Ayrıca sıcak günlerde her gün gibi sık sık sulama isterler.

  5. Aslı D. -Düzce dedi ki:

    Merhaba iyi günler. Ofiste baktigimiz bitkilerde (benjamin, areka, kauçuk ve massengena) özellikle massengena ve kauçuk da yapraklarında sararma ve yapraklarda zayıflık söz konusu. areka bitkisinde de yapraklarının uçlarında kahverengilik ve kuruluk mevcut. Sebebi nedir? bir de benjamin bitkisinin yapraklarını asırı dökmesi normal bir durum mu?
    ***
    Aslı Hanım farklı bitkilerde ortak sorunlar varsa bundan iki sonuç çıkar: Ya bu bitkilerin bakımını yapmıyorsunuz ya da ofisinizin ortamı bitkiler için hiç iyi değil. Tüm bitkiler ciddi anlamda havadar ortama ve güneş ışınlarına yakın güçlü ışığa ihtiyaç duyar.

  6. Figen Ö. -Balıkesir dedi ki:

    Bahçedeki asmamda iki gün önce başlayan gözle görülür bir yaprak büzüşmesi başladı. Bugün bunun yayıldığını ve yaprakların sararmaya başladığını ve hatta bir kısmının da tamamen sarardığını görüyorum. Üzerinde çok miktarda üzüm var ve çok sağlıklı idi. böcek vs görünmüyor yapraklarda. Suyumuz çok kireçli ve bir de 1 hafta önce solucan gübresi vermiştim. 20 gün önce de az miktarda solucan gübresi vermiştim.
    ***
    Türkiye’de üretilen solucan gübreleri hiç de ABD’de ve Avrupa’da övüldüğü gibi güvenli değildir. Hatta tam tersine dünyanın en güvensiz, en dengesiz, en kötü gübresidir. Güya o kadar güvenliymiş ki hiç topraksız sırf bu gübrede bile bitki yetişirmiş. Bırakın öyle yapmayı, toprağa zerre miktar katılsa bitkileri zehirliyor. Birçok kişi bana yazarak uğradıkları zararları dile getirdi. Kısaca, eğer büzüşme dediğiniz şey pörsüme ve cansızlaşma ise sebep bu. Kökler yanmış. Yapılacak bir şey yok. Belki dalların büyük kısmı kururken köklerde yenilenmeler başlayabilir. Belli olmaz. Bir daha gübre verirseniz güvenilir yerlerden koyun veya sığır gübresi alın ve asmanın tam dibine değil, bir metre kadar uzağından çevresini çapalayarak o mesafeden çepeçevre gübreyi toprağa karıştırın.

  7. Fatih, İstanbul dedi ki:

    Tohumdan ekip büyüttüğüm kestane ağacım üç yaşında ve 60-70cm uzunluğunda. İş yerimde terasta saksı içinde bol güneş gören yerde. İki haftalığına izine ayrıldım ve geldiğimde bütün yaprakları ya kurumuş ya da sararmıştı. Gözüm gibi baktığım ağacım eriyip gitmişti. Sizce iki haftada bu kadar hızlı sararma neden olmuştur? Ağacım ölme ihtimali var mıdır?
    ***
    Yaz sıcaklarında toprak kupkuru olursa iki haftaya gerek yok iki günde bile o hale gelmesi gayet normaldir. Zaten saksıda yetiştirilecek bir bitki değil. Serin toprak ister, depderin toprak ister. Amacınız bonsai değilse onu saksıda terasta tutmamalısınız. Bonsai yapacaksanız o zaman onun uzmanlarına danışın. Benim alanım değil. Bana sorarsanız saksıda olmaz derim. Zaten üç yaşında en az 2m boya gelmesi lazımdı.

  8. Musa, Adana dedi ki:

    Yer fıstığı yetiştiriciliği yapıyorum. Bu işte ilk senem ve tarlamdaki yer fıstığı yaprakları 50-60 gününden sonra sararmaya başladı ve rengi dönmüyor. Yaprak gübresi defalarca kullandım. Sılam ile beraber nitrat verdim. Evvelinde üre verdim. En son iki sefer şeker verdim ama dönmedi. Ne yapmalıyım?
    ***
    Hiç gerekmeyen gübrelerden verip hatta toprağın kimyasal dengesini bozmuş bile olabilirsiniz. Toprak tohum ekiminden bir ay önce yanmış sığır gübresi ile gübrelenmeli idi. Daha önce hiç yer fıstığı yetiştirilmemiş bir arazide yer fıstıklarına azot bakterisi kültürü verilir. Sanıyorum bu iş için geç kaldınız. Ama şu anda toprakta yer fıstığına yararlı olan azot bakterileri kendiliğinden çoğalmaktadır. Gelecek yıl aynı yere tekrar ekim yaptığınızda bu konuda sorun çıkmayacak. Sadece toprağı sonbaharda ve kış sonunda iyi işleyin ve tohum ekiminden bir ay önce sığır gübresi ile gübreleyin. Bu konuda her türlü ayrıntılı zengin bilgiler şu sayfada: https://arastirma.tarimorman.gov.tr/batem/Belgeler/Kutuphane/Teknik%20Bilgiler/yerfistigi%20yetistiriciligi.pdf

  9. Erkan Ö. -Antalya dedi ki:

    Merhaba salon bitkilerinde solgunluk oluşuyor. Sulama vaktinde yapıyorum. Ne gibi vitaminler vermem gerekir?
    ***
    Solgunluk demekle pörsüme ve cansızlaşma gibi şeyleri kastettiyseniz vitaminler bitki besinleri bitkilerinizi sadece büsbütün öldürecektir. Şu iki sayfayı okuyun:
    1- Toprağın kökleri zehirlemesi, yakması
    2- Yaygın ve öldürücü sulama hatası

  10. Melih T. -Düzce dedi ki:

    Merhaba fındık yapraklarında yeni gelişiminde bili sararma ve yanık gelişimi büyümüyor dökülüyor. Ne yapmalıyım?
    ***
    Fındıklarda hep tarım kireci kullanıyorlar. Siz de kullandıysanız anlaşılan kireç çok fazla kaçmış. Bildiğim bu kadar. Kireç kullanmadıysanız bölgenizin ziraat ofisine danışın. Çünkü hangi bölgede ne gibi sorunlar oluyorsa çözümlerini en iyi o bölgelerin ziraat ofislerinden öğrenebilirsiniz.

  11. Ş, Erzurum dedi ki:

    .. toprak değişiminden sonra yapraklarının bir kısmı sararmaya başladı. Bunu nasıl engellerim?
    ***
    Bilmiyorum. Zamana bırakın en iyisi. Çünkü o türde toprak değişimi, budama her şey ağustostan ağustosa yapılmalı. Hata etmişsiniz.

  12. Mehmet, Burhaniye dedi ki:

    Balkonumda saksı içinde pepino bitkisi diktim. Yaprakları sararmaya başladı. Toprak olarak saksılara torf kullandım. Balkonum güneş alan bir yer. Sararmayı önlemek için ne yapmalıyım? Kaç günde bir ne kadar su vermeliyim?
    ***
    İki sebep var. Hangisi sizin bitkinize zarar vermiştir bilemem. Biri, bitki sıcak seraya alışıktır. Aniden geceleri çok fazla serin olan bir yere gelince çok kötü şoka uğrar. Kökler çürümeye başlar. İkincisi, saksıya dikerken köklerini eski topğrağından arındırmışsanız bu hiç yapılmaması gereken bir şeydir. Kökler yeni toprağa tutunamaz ve daha da kötüsü, yanıp çürümeye başlar. Sebep hangisi olursa olsun her iki durumda da problem büyük. Toprak kupkuru oolmadıkça sulamayın. 6 hafta böyle devam edin. Sadece toprak adamakıllı kupkuru oldukça sulayın. Bu sayede çürümenin durma ihtimali var. Eğer kök çürümesi ilerlemezse bitki yeni kökler geliştirip yeniden yapraklanabilir.


Sorunuzu / Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.

Lütfen sorunuzu konu ile ilgili sayfaya yazmaya gayret edin.

Sorunuzu/Yorumunuzu yazın:

Sorunuz cevabımla birlikte 1 veya birkaç saat içinde burada görünür olacaktır. Lütfen ara sıra kontrol edin.